Sokaklar Ve Sapıklar

12 2 4
                                        

"Güzelim gecenin bir yarısı burda ne yapıyorsun?"

Sahte kaygılarla dolu bu sorunun sahibine bakmayacaktım. Bu gereksiz ve kaşıntı dolu hareketi yapacak kadar aptal değildim

"Hey Luk! Bu tavşancık da kim?"

Lanet! Sayıları artıyordu. Gelen birkaç adım sesinden gelenlerin 3 kişi olduğunu anladım. Ben hızlı adımlarla yürürken onlar yavaş yürümesine rağmen aramızda pek bir mesafe yoktu.
Hatta isteseler bu mesafeyi kolayca kapatıp beni yakalayabilirlerdi ama bunu yapmadan adeta kedinin fareyle oynadığı gibi benimle oynuyorlardı.

"Bırakın peşimi sizi lanet pislik herifler"

"Aa güzelim ayıp ettin şimdi"dedi ilk konuşan adam. Diğer arkadaşları da ağızlarından iğrenç sesler çıkartıp beni süzüyorlardı. O sırada en başta konuşan adam

" Dağılıp kıstıralım sonra yeriz bu tavşancığı" dedi kısık sesle. Aptal adam duymayacağımı düşünmüştü sanırım. Ama yine de anlamamış gibi yapıp bir plan kurdum.

Seattle sokaklarında binaların arasında çok sık olmasa da Aralık sokaklar vardı.

Arkamdaki aptallar dağılıyordu. Ben de rolünü oynayıp

" Oh be sonunda gittiler" dedim yüksek sesle. Arkamdaki beyinsizler bizon yutmuş gergedan gibi sesler çıkartarak biz insanların 'gülmek' olarak tanımladığı şeyi yapmaya çalışıyorlardı.

Yoluma devam ettim. Sonunda ara sokağa girmiştim. Adamların sesleri de kesilmişti. Yürümeye devam ederken arkamı da kolluyordum ki birisine çarptım.
Yoğun erkek parfümü kokusundan sapıklar dan biri olduğunu anladım. Baştan aşağı titredim ve başımı kaldırmadan

"Ne olur peşimi bırak!" dedim ve tam kaçacaktım ki kolumdan tuttu. Birşey yapmasını bekliyordum sonuçta tuzağına düşmüştüm ve her ne kadar kadın - erkek eşitliğini savunsam da erkeklerin fiziki olarak kadınlardan daha güçlü oldukları bir gerçekti.

Adam hala kolumu tutuyor ama birşey yapmadan öylece duruyordu. Eğer çığlık atarsam olayın başka boyutlara taşınacağını bilmesem bunu hiç düşünmeden yapardım.

En sonunda bıkıp kafamı kaldırdım ve kolumu Tutan sapığa baktım. Gözlerimi onun gece gibi siyah gözlerine sabitlediğimde kendime durup sakinleşmem gerektiğini telkin ettim.

Ben bunamış abaza bir dayı beklerken karşımdaki bir gençti.

Bu çocuk...

Yani yakışıklıydı.

Kumral saçlara ve gece gibi siyah gözlere sahipti. Şaşırmamın asıl sebebi karşımdaki bir playboy'a benziyordu ve isterse birsürü kızı kolayca elde edebilirdi.

Suratına bakmaya devam ettim ve sordum "Ne yaptığını sanıyorsun sen gerizekalı eğer sapıksan yap yapacağını değilsen de bırak beni. Böyle birşey yapmadan kolumu tutup bana aval aval bakman gerçekten sinirlerimi bozuyor!"

O sırada aptal çocuk sırıtmaya başladı ve durdu. Bana biraz daha yaklaşıp

"Haklısın sonuçta erkeklerin de ihtiyaçları vardır değil mi?" diyip beni sürüklemeye başladı.

"Bırak beni seni lanet olası şerefsiz adam. Etraf fahişe kaynıyor neden birini zorla alıkoyuyorsun!" dedim hafifçe bağırarak.

"Bilmem böyle daha güzel oluyor!"

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Aug 06, 2019 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

BAY UKALA Where stories live. Discover now