1.Bölüm

1.3K 50 1
                                        

Genç adam yatağında terler içinde sayıklarken annesi de her geceki gibi dua ediyordu oğluna. Hastalığı her geçen gün ilerliyordu. Ev sahipleri maddi olarak her desteği sağlasa da bu yeterli gelmiyordu. Yaşlı kadın oğlu için bütün kapıların kapandığını düşünmüştü. Ama düşünmek bile içini yakıyordu.

----------------------------------------------------------------
"Günaydın dedecim" dedi genç kadın dedesinin yanaklarından öperken.
"Günaydın güzel torunum. Erkencisin bugün yine" dedi alaycı alaycı.
"Muhittin Acar Yine formunda bakıyorum. Zaten bi uykum var onu da boğazıma diziyorsun dede."
"Mızmızlanma, hani iş arayacaktın sen ? "
"Arayacaktım da yok ki iş güç dede. Hem sen bu güzel torununa şirketinde bir iş versen mi ?"
"Tıp okulunu bitirmiş torunuma inşaat şirketinde iş mi vereyim?" dedi soru sorar gibi.
"Tamam da nerden bulayım ben pat diye işi. "
"İşin büyüğü, küçüğü olmaz. Bak bana. ben bu işlere sırtımda tuğla taşıyarak başladım.Sen de bir şekilde başlayacaksın. Hem ben bir gün göçüp gittiğimde de ..."
"Dede, deme öyle şeyler ne olur . Zaten bir sen kaldın.."
"Tamam,Tamam. Ben çok şey istemiyorum ki torunum. Bi yuva kur , düzenin olsun. Bu deden de seni gelinlikler içinde görebilsin değil mi ?"
"Gönlüme göre bir damat adayı çıktı da ben mi evlenmedim?" dedi genç kız kurulmuş olan kahvaltıdan bir iki lokma alırken "Çıktım ben "dedi ve çıktı evden. Dedesi haklıydı. bi yerden baslamak zorundaydı. iş ilanları sayfasında gördüğü bir ilana başvurmak istemiş fakat o ilan da çoktan kapılanlar arasında olduğu için eli boş dönmüştü. Eve geldiğinde Evin Çalışanı Sema Hanım'a seslendi. "Sema abla dedem nerde ? "
"Muhittin Bey çıktı Eylem kızım.Bir işi varmış öyle söylememi istedi."
"Tamam."

----------------------------------------------------------------

Kadın ıslattığı bezleri Genç adamın alnına koyuyor, sürekli ateşini düşürmeye çalışıyordu. bir yandan da söyleniyordu. "Ah benim kadersiz oğlum. Bu yaşında toprağa mı vereceğim ben seni ? " Her 5 dakikada bir ısınan bezleri değiştiriyordu. Tam yeni bezleri koyduğu sırada kapı çalmış ve kadın da kapıyı açmaya gitmişti.
"Muhittin Bey Hoş geldiniz."
"Hoşbulduk Zuhal. Nerde benim aslanım?"
"İçerde , ateşi düşmüyor bir türlü. "
"Nesi var bu çocuğun"
"Siz elinizden gelenin fazlasını yaptınız zaten , en iyi hastanelere götürdünüz , en iyi tedaviler en iyi en faydalı ilaçlar. Daha fazla zahmet vermeyeyim ben size."
"O nasıl laf öyle. Sen bana kızımdan yadigârsın Zuhal. Kızımın en yakın arkadaşı sırdaşıydın sen. "Kardeşim" derdi sana hep. Sen benim kızım , Fethi de Torunum. O kadar" dedi ve Fethi 'nin yattığı odaya girerken devam etti. "Ayrıca şu Bey'i de bi kaldıralım. Ne oldu "Amca" ya ?" dediğinde kadın gülümsedi. "Peki Muhittin Amca" dedi sevecen sevecen. Tekrar başındaki bezleri değiştirmişti Fethi'nin.
"Zor olmuyor mu böyle Zuhal?" dedi Muhittin Bey.
"Oğlum o benim"
"Onu mu diyorum kızım. Sen işe gidiyorsun bu cocuk evde perişan şu hale bak yanıyor çocuk."
"yapacak bir şeyim yok ki" dedi Zuhal çaresiz çaresiz.
"Diyorum sana , bir adam ayarlayalım, baksın Fethi'ye diye ama dinletemiyorum ki"
"Bunu kabul edemem ben"
"Senin için yapmıyorum zaten. Torunum için yapıyorum." deyip kestirip atmıştı Muhittin Bey.

Akşam saatlerinde dönmüştü eve . Güzeller güzeli torunu Eylem yine koca koca kitaplara gömülmüştü. "Yine bu yüksek lisans şeyi mi " dedi
"ta kendisi" dedi Eylem kitaplardan kafasını kaldırıp.
"Nerdeydin sen ?"
" Benim için çok önemli olan birinin yanında"

Eylem kitapların yanından kalkıp dedesinin yanına oturdu.
"Dede ben düşündüm de sen haklısın. Yani bir yerden başlamam gerek. Hem çalışırım Hem de yüksek lisans yaparım."
"Nerde çalışacakmışsın bakalım?"
"Onu bilmiyorum işte." dedi Eylem yüzünü asmıştı hemen. Dedesi de hemen "Buluruz, sıkma canını" deyip yatıştırmıştı torununu.
Eylem kitaplarını toplayıp odasına çıkmıştı. Çok fazla çalışması gerekiyordu.

Aşk, Evime Hoş Geldin {EyFet}Stories to obsess over. Discover now