O Ateşti
yakar,yıkardı
gözleri de ismi gibiydi
kor bir ateş
bakışları bonboştu tıpkı uçurum gibi
bakanı içine çekerdi
Onun şehri SEYARUS 'tu
Gökyüzünün üstünde kanlara bulanmıştı orası
Kan kokuyordu
Rutubet kokuyordu
Orası KARANLIKLAR ŞEHRİ 'ydi
Hayat onu bu hale getirmişti...
Hayatının en büyük darbesini güvendiklerinden almıştı...
kimseye güvenmezdi
güvendirtmezlerdi
Onun kocaman bir yüreği vardı...
Yıkmış,yakmışlardı
Geriye bir enkazdan bir şey kalmamıştı
Onun kocaman bir kalbi vardı...
Buz kesmişti
Saplanıyordu kalbine hançerler
Bekliyordu kalbi...
Buzdan kalbini ısıtıp ,sevecek birini
Bekliyordu kocaman kalbiyle
Kalbini sevip sarmalayacak
Hayata yeniden bağlayacak
Yaralarını şevkatle okşayacak kişiyi
Bekliyordu Şehrine ışık saçacak
kişiyi...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KARANLIKLAR ŞEHRİ: seyarus
AdventureKARANLIK üç kelime... sekiz harf... peki bu kadar basit miydi ? karanlık neydi ? karanlık benim için neydi ? ışığın yeniden doğduğu yerdi karanlık kendi benliğimi bulduğum acılarımı unuttuğum umut dolu olduğum gerçek dostlar kurduğum aşk...
