1.bölüm

25 1 1
                                        

Yine alarmın o nalet sesiyle uyandım. Bu ses beni deli ediyodu. O güzel sesiyle beni uyandırıcak bi annem bile yoktu. Okula geç kalmamak için hemen kalktım elimi yüzümü yıkadım ve giyinmek için odama gittim ve herzamanki gibi okul formamı giydim beyaz gömlek ve etek aslında ben pantolon giyiyordum. Çünkü o etek denen şeyden nefret ediyodum. Uzun kumral ve dalgalı saçlarımı yukardan sıkı bir at kuyruğu yaptım. Kahvaltı yapmak için aşağı indim. Yine babamın o suratsız yüzünü gazete okurken gördüm. Şaşırmışmıydım tabikide hayır alışmıştım artık. 'GÜNAYDIN' dedim sesli bir şekilde. Hiç yüzüme bakmadan 'GÜNAYDIN' dedi. Yine sabah sabah morelimi bozmak istemiyordum. Masaya oturdum ve kafamı hiç kaldırmadan kahvaltımı yaptım. Zaten ben kahvaltıya oturduğum zaman bu adam kalkıyodu. Neyse kahvaltımı yaptım ve kapıya yöneldim. Converslerimi ve siyah deri ceketimi giydim. Sonra çantamı hafize teyze getirdi. Hafize teyze bizim hizmetçimizdi. Çocuğu olmadığı için beni çocuğu yerine koyuyordu. Çantamı verdi ve dedi ' iyi dersler kendine dikkat et.' ben ise ' Görüşürü hafize teyze.' dedim ve hızlı bir şekilde okula gidiyodum. Aslında babam servisle gitmemi istiyodu ama o servisle gitmeyi sevmiyodum. Ben okula yürüyerek gitmeyi seviyodum. Zaten öylede gidiyodum. Önümde bizimkileri gördüm hızla yanlarına gittim ve dedim ' Günaydın' kerem hemen atladı ' günaydın melisacığım' gülümsedim. Burak dertli dertli dedi;
' ah melisa ah ne oldu biliyomusun?'
' ne oldu oğlum? Evdekileremi bişey oldu?' ali hemen atladı.
' bişey yok melisacığım her zamanki burak işte sevgilisi terketmiş.' Burak ' ah melisacığım ah tek sen anlarsın beni yine terk etti beni.' ' yine neden terk edildin?' dedim burak ise;
' beni dört numaralı ile yakaladı.' ' oha burak' dedim cihan hemen atladı ' hadi biraz daha hızlı olun yoksa geç kalıcaz.' adımlarımız hızlanırken ' keremmmm' dedim ' efendim melisacığım.' dedi ' ilk dersimiz ne biliyomusun. Sen bilmeden ben söyleyim edebiyat.' kerem ' gercektenmi? Abi ben geri donuyorum kadın bana taktı.' dedi tabi biz o anda okul kapısından girmiştik. Bu malar neden ayı oynuyomuş gibi bakıyo? Tabi bakarlar dört tane yakışıklıya bakmasınlarda ne yapsınlar?

Kerem,Burak,Ali ve cihan benim cocukluk arkadaşlarım
Kerem: çok cool bi çocuk. Sevdiği kız Gizemin pesinden ayrılmaz.
Burak: çok çapkın en az beş kızla sevgili.
Ali: çok şakaçı. Komik bi çocuk.
Cihan: içlerimde en olgunu.

Okul çıkışı bizim kafeye gittik. Ben tabi yine bir tabak mantıyı gömdü. Yine bana bakıyolardı.
' ne oldu oğlum nie bakıyonuz?' dedim ali ise
' bizi yeseydin.' dil çıkardım yine yemeye devam ettim. Burak;
' ben sıkıldım hadi bilardo oynayalım.' kerem ise; ' ooooo paşamız sıkılmış. Hadi oynayalım.' dedi. Tabi sonra yine aksilik çıktı alinin olduğu yerde hersey beklenir. Bu birinin oyununa dahil olmuş adam bunu uyarmiş buda gitmemiş tabi adam sinirlenip buna kafayı gömünce bizimkilerde dururmu hemen adama yüklenmişler. Neyse bunlar ayrılınca biz kafeden çıktık eve doğru yürümeye başladık ' abi sanane adamın oyunundan?'
Ali: ' adam sinirli çıktı ben bişey yapmadım ki?
Cihan: kesinlikle öyledir alinin hiç bir suçu yok.
Ben konuyu kapatmak için ' neyse burda yolumuz kesiliyo size iyi akşamlar.' dedim kerem ise; ' kızım olurmu öyle iş biz bırakırız seni.' ' tamam çok ısrar ettiniz öyle olsun.' dedim
Aslında kendim giderdim. Çünkü tekvandocuydum. Ama onlar yanımda oldukça kendimi huzurlu hisediyordum.

YALANStories to obsess over. Discover now