Genç kız şirin ve minik olan kafede her zaman oturduğu tek kişilik masaya doğru ilerledi. O çok sevdiği minik dilimli limonlu keklerden sipariş verdi ve laptopunu açıp yeni kitabıyla ilgili araştırma yapmaya başladı. Gözleri Zeus' u arıyordu. Zeus 27yaşlarında karizmatik bir adamdı. Valeria ilk gördüğü anda etkilenmişti Zeus'un adeta şimşekler atan bakışlarından. Kalabalık caddede keşfedercesine yürürken o kafede oturan karizmatik adamı gördü genç kız ve adeta zaman dururcasına uzun uzun onu izledi genç adamsa kaçamak bir bakış atıp elindeki kahveyi bırakıp gazetesini okumaya devam etmişti hatta genç Valeria'yı bakacak kadar farketmemişti bile. O günden beri Valeria genç adamın ilgisini çekmek için her gün aynı saatlerde bu kafeye geliyor genç adamı uzun uzuna izleme fırsatını buluyordu. Fakat Zeus hala onu farkedemeyecek kadar meşguldü. Genç kız kapıdan giren Zeus'u gördü. Genç adam her zamanki gibi çok sevdiği espressosunu sipariş verdi,ve gazetesine gömüldü. Zeus'un masasında olan bir başka şeyde Valeria'nında çok sevdiği bir kitap olan Aşk Ve Gururdu. Genç kızda en az hoşlandığı adam kadar kitap kurduydu. Valeria neredeyse 2günde bir kitap bitirir ve ikinci el bir kitapevinden yeni kitaplar karşılığında okuduğu kitapları geri verirdi. Böylece en az parayla çokça kitap okumuş oluyordu. Hem Valeria koleksiyonlar tutmayı da sevmezdi. Onun için odasında bir kitaplığa bile yer yoktu. Onun için önemli olan öğrenebildiği kadar çok şey öğrenmekti kitaplardan. Çünkü o tedibirli bir kadındı. En az yarayla atlatmak isterdi zorluklarını ve çoğu zamanda darbe bile almadan atlatırdı. Genç kadın çabuk öğrenen bir öğrenciydi ve her şeyden kendine bir ders her yanlıştanda tecrübe çıkarmayı çocuk yaşlarda öğrenmişti. Çok güçlüydü fakat bir zayıf noktasıda aşktı. Aşık olmaya aşıktı o ve sevgilisi uğruna her şeyini feda edebilirdi zavallı Valeria. Onun tecrübe edipte ders çıkaramadığı istisnasıda aşktı. Ne kadar acı çekerse çeksin asla akıllanmıyor hep tekrardan aşkı arıyordu. Bu güçlü kadın bazen kendiyle çelişiyor Zeus ile neden bu kadar çok tanışmak istediğine anlam veremiyor o muhteşem egosuna yenik düşüyordu. Ayrıca çokta aptal oluyordu bazen egosu yüzünden. Genç adamı her gün rahatsız edici bir şekilde süzüyordu. Fakat genç adam onu farkedip yanına gelse bile o her zaman zoru oynardı. Hatta red bile edebilirdi genç adamı. Belkide amacına ulaştığı için hevesini alır hiç tanışmak istemezdi. Yinede kendine her gün yenik düşüp kendini burada buluyordu. Genç kadın Zeus'a baktığında bugün daha bir keyifsiz olduğunu düşündü. Normalde gazeteyi bitirene kadar okurdu genç adam fakat bugün sadece ilk sayfaya göz atıp kapatmıştı. Elinede kitabını almıyor,aksine telaşlı bir şekilde sürekli telefonunu kontrol ediyordu. Gözleri yorgun ve kızarık tavırları ise acelesi var gibiydi. Valeria ise yine egosuna yenik düşerek genç adamın onun gibi güzel bir kadını nasıl hala farkedemediğine kendi kendine sinirleniyordu. Bazen kafasının içinde Zeus'la tanışmak için türlü şeyler uyduruyor hatta elinden gelse yanlışlıkla üstüne düşmüş gibi yapıp eski aşk filmleri sahnelerini canlandırmak istiyordu. Sonra bu fikirler ona çok sahte ve çocuksa geliyor hemen aklından kovuverip Zeus'u ve o kapkara gözlerini incelemeye koyuluyordu. Çokta yakışıklı değildi Zeus ama fazlasıyla karizmatik ve çekiciydi. Simsiyah gözleri vardı ve uzun kıvırcık sarı saçları. Uzun boyluydu delikanlı ve kısa kollu beyaz gömleğinden neredeyse gömleğin kumaşını patlatacak kadar belirgin kol kasları ben fitim diye bağıran bir fiziği vardı. Herhalde tanrı Valeria'ya hadi hayalindeki adamı yarat deseydi şüphesiz Valeria tanrıya Zeus'u tarif ederdi. Valeria bazen tanrının Zeus'u yaratırken heykeltıraş gibi hataları düzelterek ilerlediğini düşünüyordu. Çünkü Zeus ona göre fazlasıyla kusursuzdu. Bazen kalkarken onun masasının yanından geçip o muhteşem unutamadığı erkeksi parfüm kokusuyla adeta büyüleniyordu. Zeus'un bu telaşlı ruh hali Valeria'yı etkilemiş ve endişelendirmişti. Genç kadın kendisine itiraf edemese bile resmen tanımadığı bir adam için endişeleniyordu. Tam o sırada Zeus'un telefonu çaldı genç adam masaya kahvesinin bedelinin iki katı bir para bırakıp, apar topar kafeden hızlı adımlarla ilerledi ve bir süre sonra kalabalık caddede gözden kayboldu. Valeria ne olup bittiğini anlayamamıştı bile. Hatta işe geç kaldığını bile farkedememişti. Aklında ise Zeus'un neden bu kadar endişeli olduğu, kimin aradığı,başında bir bela olup olmadığı yada en kötüsü onun bir kız arkadaşı olma ihtimali dolanıyordu. Apar topar masadan kalktı ve hesabı ödemek için kasaya doğru ilerlerken Zeus'un masada unuttuğu Aşk Ve Gurur kitabını farketti. Genç adam o kadar telaşlı çıkmıştı ki kitabını burada unutmuştu. Bu Valeria'nın Zeus ile tanışabilmesi için çok büyük bir fırsattı. Eğer bunu kasaya teslim ederse ve masada unutulduğunu söylerse elindeki en büyük fırsat gitmiş olacaktı. Yanlıştı biliyordu fakat kitabı yanına alarak iş yerine doğru ilerledi. Genç kadın bir derginin editörlüğünü yapıyordu aynı zamanda da yeni bir kitap yazmaya hazırlanıyordu. Masasına ilerledi ve dergiyle ilgili işlerini bitirdikten sonra tekrar laptopunu açıp kitap hakkında araştırma yapmaya devam etti ama ne var ki masaya bıraktığı aşk ve gurur kitabı sürekli gözünü alıyordu. Nasıl kitap aracılığıyla onunla tanışabileceğini düşünüyor aklında uzunca seneryolar üretip arada kitabı açıp açıp sayfaları geziniyordu. Genç adam 379.sayfanın en üstünden bir kıvrık atmış kaldığı yeri işaretlemişti. Aniden Valeria'nın aklına bir fikir geldi. Masasındaki minik not kağıtlarından birini aldı ve ne yazabileceğini düşündü. Uzun bir süre doğru kelimeleri süzgeçten geçirdi ve siyah bir dolma kalemle minik kağıda "Bizi asıl aldatan şey kendi gururumuzdur çoğu zaman." - V
Yazdı. Bu kitapta Valeria'yı en çok tanımlayan replikti. Zeus'u her gün uzaktan uzağa izlemesinin sebebiydi gururu. Hatta ondan ne kadar hoşlandığını , onu ne kadar tanımak istediğini, onun için kendinden tavizler vererek iş saatlerini bile ona göre ayarladığını söyleseydi herhalde tanımadığı bir adam için bunu yaptığı için deli olduğu düşünülürdü. Ama gururu bir çok şey gibi Zeus'u ne kadar çok istesede hala tanışamamasının sebebiydi. Minik not kağıdının kenarlarını kıvırdı ve Zeus'un kaldığı sayfaya koyup geri kapattı. Hatta eski mektup aşıkları gibi not kağıdına parfüm sıkmayı bile düşünmüştü fakat bu saçma fikir onu gülümsetecek kadar komikti. Herhalde bunu arkadaşlarına anlatsaydı, arkadaşları onun aptal olduğunu neden Zeus'un instagramını almadığını ve dmden yürümediğini söyleyerek ona gülerlerdi. Ama Valeria bu tarz şeylerden hatta dijital ortamı böyle amaçlarla kullanmaktan hiç hoşlanmıyordu. Bir sosyal medya hesabı ve bolca takipçisi vardı ama nadiren fotoğraflar atardı ve komik postlara bakmak için kullanırdı. Merakından Zeus'un ne kadar sosyal medya hesabını arasa bile bulamamıştı. Zaten bulsaydı da asla arkadaşları gibi sosyal medya tanışmaları ona samimi gelmiyordu. Peki notu koymuştu kitabın arasına fakat eğer gidip verirse utancından yerin dibine girer hatta gurunu çiğnediği için kendisiyle küserdi. Bir yolunu bulup gizlice kitabı vermesi gerekirdi fakat nasıl yapması gerektiğini henüz oda bilmiyordu.
