BÖLÜM-1.

10 1 0
                                        

Temmuz ayının başlarıydı ve hava oldukça kavurucu sıcaklıktaydı. Rahatlamak amacıyla ayağımı masaya uzattım. Saçımı sıkı sıkı ev topuzu yapmama rağmen ensem pişmişti.
Annemle babam misafirlerimiz geleceği için markete gitmişlerdi.

Telefonumu çıkartıp anneme mesaj attım.
"Anne gelirken dondurma ve soğuk içecek falan alsana lütfen"
Anında yanıt geldi.
"Biz sana o kadar gel dedik gelseydin. Kendin alırdın"
Bu yaptığı oldu mu şimdi?!
"Ya anne lütfen al. Hem bende mutfağı salonu toplarım hadi bir tanem. Annelerin en güzeli "
"İyi tamam oldu şimdi. Bir saat  sonra çay suyu koy."
"İyi tamam anne. Al tamam mı unutma"
"Tamam dedim ya"
Telefonumu şarja takıp mutfağa yönelim. Bulaşık makinesine tabakları yerleştirdikten sonra salona geçtim. İlk koltuğu düzelttim. Masayı sildim. Televizyon'un tozunu aldım. Süpürdükten sonra iş bitti. Bu kadar iş yarım saatten fazla olmuştu. Mutfağa gidip çay suyu koydum. Aklıma tatlı yapmak geldi ve internette biraz baktıktan sonra çikolatalı kek yaptım. Sosunu da döktükten sonra beklemesi için tezgaha koydum. o sırada zil çaldı. Dondurmam geldi!
Kapıyı açıp babamı öptüm. Annem direkt mutfağa gidip "Kek mi yaptın yine?"
"Eveeet" dedim gülümseyerek.
Babam da 'aferin' bakışı atıyordu.
Aldıklarını annemle mutfakta yerleştirdik sonra da hazırlanmak için odama gittim. Üstüme bebek pembesi bir elbise giydim. Hafif rimel ve parlatıcıyla hazırdım. İşte bu kadar.
Aşağı indiğim de. Annem yine döktürmüştü. Sarmalar, kısırlar, patates salataları ve daha fazlası. Tatlı olarak da hazır künefe almışlar.
Annem üstüne çiçekli bir tişört ve pantolon giymişti. Yeşil gözleri ortaya çıkmıştı. Yerim ben seni sultan.
Kapı çalınca bütün gözler kapıya döndü. Annem ve babamın yaşlarımda iki karı koca, benim yaşlarımda bir erkek ve 5 yaşında küçük tatlı bir kız vardı. Annem gülümseyerek "Hoş geldiniz" dedi. Bende sırıtarak "merhaba hoş geldiniz" dedim.
Annemin yaşların da bir kadın bana baktı ve gülümsedi. Bende ona karşılık gülümsedim.
Kocası bana daha cana yakın geldi.
"Kızım sen ne kadar güzel olmuşsun en son seni küçükken gördüm"
Gülümsedim. Onlar içeri geçince küçük kıza "Merhaba, benim adım aslı senin adın ne?"
"Ben de Hira" dedi el sallayarak.
O da koşarak annesinin yanına geçti. Arkadan gelen benim yaşlarımda ki gence "merhaba" dedim el uzatarak. Beni kenara itip salona geçti.
İnsan bir merhaba der hayvan!
Hiç bozuntuya vermeden annemin yanına gidip oturdum.
Kadın bana bakıp "Ne güzel kızsın sen öyle" dedi. Gülümseyerek "O sizin güzelliğiniz'' hafif bir kahkaha atarak. "Ay Allah iyiliğini vermesin. Hatice kızını bana ver oğluma alayım" demesiyle hafif öksürmeye başladım. Sonra "şaka kız şaka sen kim benim oğlum kim" dedi. Bu kadının kafası baya güzel anlaşılan. Sadece gülümsedim.
Yemek yedikten sonra anneme yardım edip odama çıktım. Arkadaşım hazal'ı arayıp özlemimizi giderdik. Annemin sesiyle aşağı indim. Hazalla bir saattir telefonla konuşuyorduk. Hepsi oturmuş çay içip tatlı yiyorlardı. Bir gidemediler.
Annem bana bakıp "Egehan'ı buraları gezdirsene kızım"
Çocuğun adı demek ki Egehan. Güzel isim.
''Tamam anne"
Ayakkabımı giyip kapıda onu bekliyordum. Bir türlü gelemedi. Ceketini giyip,
Soğuk tavırlarla yanıma geldi ve "Nereye gidiyoruz ufaklık?"

"Cehenneme.."

"Ne anlamadım ne dedin sen?"

Annemin uyarısıyla, öksürerek
"Sana demedim ne diye üstüne alındın ki"

"Hadi nereye götüreceksen götür"

"Sanki sana çok meraklıyım da."

15 dakika yolun ardından sahile getirdim. Bankta otururken pamuk şekerci'yi gördüm. Çocukluğumdan beri vaz geçilmezim. Hemen koluna yapışıp "Yicek misin?"
Kafasını olumsuz anlamda sallayınca. Bekle beni pamuk şekerler.
Elbiseme aldırmadan koşarak iki tane pamuk şeker aldım. Ve gidip yanına oturdum. Tek kaşı kalkmış bana bakıyordu.
"Yemicem dedim niye bana aldın?"
"Sana aldım diyen kim. Kendime aldım. Sen kimsin de sana alıcam"
Cevap vermedi. Kapak oldu Zaa.
Adamı böyle g*t ederler.
İç sesimle tartışmayı bırakıp yine merhametimi ortaya koydum. Pamuk şekeri ona uzatıp "İstersen yiyebilirsin?"
"Senden isteyen oldu mu? İstesem gider alırım sana mı kaldım"
Lafı yiyince böyle oldu. Cevap vermedim. Boş birine laf anlatmak mallıktır bu bir. İkincisi ne desem bilemedim. Biz bu konuyu kapatalım en iyisi ya. Boşverin.

Has llegado al final de las partes publicadas.

⏰ Última actualización: Aug 09, 2019 ⏰

¡Añade esta historia a tu biblioteca para recibir notificaciones sobre nuevas partes!

ÇİKOLATA KİRAZIHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora