Rüzgar akıl almaz bir uğultuyla hafif aralıklı cama çarparak tok bir gürültüyü boş dairenin içinde yankılattı. Sonbaharın yalın havası genç adamın kara saçlarını etrafa dağıtıyor, boş dairenin içindeki tek kişilik sandalyeyi öne arkaya sarsıyordu. Tıpkı zihninin içindeki sesler gibi bazen çok boş, bazen de sinsi bir yalan gibi dolanıyordu etrafta.
Genç adam içindeki dürtü ile başını biraz yana eğmiş, dikkatini önündeki fotoğrafa vererek çarpık bir gülüşü sakallı yüzüne yerleştirmişti. Birini çok istiyordu, içindeki bütün engellere rağmen birini deli gibi istiyordu. Hoş, zaten deliydi ya.
Ayağa kalkarak duvara yaklaştı, yıllar önce denk geldiği bir kadını fotoğraflamıştı bütün duvara. İçindeki fırtınaları dindiren narin sesi kulaklarına ilişiği an, bütün benliğiyle, karakterleriyle vurulmuştu adam. Kurşun tam göğsüne, onun kirpiklerinden kopup gelerek isabet etmişti. Teni onun ateşiyle renklenmişti.
İstiyordu adam, kaderin kopmuş sayfalarına inat istiyordu kadını.
'Ah sevgilim, bekle beni. Geliyorum...'
Ve şeytanın silahı patladı gökyüzüne doğru.
Vakit gelmişti, zaman takvimin yapraklarından koparak ateş çukuruna düşmüş,bütün günahlar kefaretiyle beraber açmıştı cehennemin kapılarını.
Dik durun, bugünden sonra şeytanlar etrafta kol gezecek.
YOU ARE READING
BENİM ADIM SEKİZ +18
Science FictionSiz hiç bir katille aynı odada kaldınız mı, ben kaldım. Ruhum tir tir titrerken, dik durmaya çalışan bedenime inat kan kokan bir adamla aynı odada kaldım! Çünkü çaresizliğimin bedeli göğsüme mühürlenmişti. Çünkü aşkım göğsümü kilitlemişti. Ve bir ç...
