Doğduğumuzda bu güne türlü türlü zorluklar ile cebelleşir dururuz. Her zaman kendi dertlerimizin daha büyük olduğunu sanarız oysa daha büyük ne dertler vardır ? Hayatın maratonlaşan düzeninden bir süre kopmak üzere , kaçacak yer ararken seni burda buldum. Senin de kaldıramadığın sana büyük gelen sorunların var dimi ?Herkesin olduğu gibi , hepimizin olduğu gibi..... şuan ekrana bakıp gülümsemen bile yetti.
9 yaşındaydım... bazı şeyleri daha hayatta tek derdim dışarıda biraz daha fazla kalıp arkadaşlarımla top oynamaktı Bana bu derdi neden yüklediniz? Bana bu zulmü neden yaptınız ? Hayallerim hayatım birden 1 gün içinde değişti. Değdimi peki ? Değmedi...
Çocukken bize herşey güzel masum ve bir o kadar hoş gelir. Şu an nefretle baktığımız bu dünyaya küçükken hayallerle umutlarla bakardık. Her zaman büyüyünce ailemden hiç ayrılmayacağım. Dünyada ki en güzel en masum aile bende sanardım kendimi o kadar mutlu hissederdim ki tek üzüldüğüm şey annemin bana kızıp dışarı çıkma yasağı vermesiydi. Keşke şuan ki sorunumda bu olsa bu kadar basit olsa kaldırabilirdim belki de...
9 yaşındaydım... ne kadar ufak o yaşta ki çocuk bunları nasıl kaldırırdı? Bana hep şakalar yapardı yani ben şaka zannederdim. Seni leylekler getirdi derlerdi annem bana öyle dediğinde bile ona parlar hayır ben senin çoçuğunum derdim. Peki ya Sahiden ben kimin çocuğuyum? O gün aliş ve ayşe ile oynuyordum. Ben tek çocuğum o yüzden evde tek başıma kendi kendime oyunlar kurar oynardım. O günde çamaşır sepetinden araba minderden at çamaşır askısından da ev yapmıştım. Çocukluğuma dair hatırladığım en derin gün ve harfi harfine hatırladığım tek gün. Sanki hissetmiştim alişi ve Ayşe'yi annesi babası ölmüş yetim ve öksüz gibi gösterip oyunu öyle oynamıştım. O sırada bir ses yükseldi. Annem bağırdı;
*Zehraaaaa!
*Efendim anne
*Gel birşey söyleyeceğim
*Tamam anne geliyorum.
Odaya çekti ... yatak odasına kucağına aldı. Anlamıştım o an birşeylerin ters gittiğini.
Anne: sana birşey söyleyeceğim ama üzülmeyeceksin tamam mı ?
Zehra: Tamam söyle anne üzülmeyeceğim ( güldü , gülüşü belki de son kez bu kadar gerçekti )
Anne: sen bizim çocuğumuz değilsin.
Ve o sırada Zehra annesinin lafını keserek;
* evet biliyorum beni leylekler getirdi anne yapma şu şakayı ben senin çocuğunum..
Anne : evet benim çocuğumsun ama seni ben doğurmadım.
Zehra: nasıl yani ?
Anne : biz seni babanla bebekken aldık. Senin annen evet benim ama seni ben doğurmadım yani biz seni sokaktan aldık.
Zehra: ımmm (inanmak istemiyordum inanamazdım bu da şaka olmalıydı )
Anne: babana söyleme olur mu çok üzülür sen de üzülmedin dimi bak hiçbirşey değişmeyecek ben hala annen oda baban kalacak.
Zehra: yok üzülmedim. ( 9 yaşındaydım ve ilk defa o gün kendi hislerimi içime gömerek başkaların hislerini önemsedim sırf annem babam üzülmesin diye içime döktüm gözyaşlarımı belki bu kadar da derinden bilmiyordum hiçbirşeyi ben üveyliği bile güzel sanıyorsun böyle bir yetenek gibi. Annemin kucağından inip odama gidiyordum annem seslendi:
Anne: kimseye söyleme seni dışlarlar Zehra.
İç sesim : neden dışlasınlar ki bu çok mu kötü birşey ? Ağlamak istiyordum ama sırası değildi gözyaşlarım ilk kez içime aktı ve ne kadar acı olduğunu tarif bile edemiyorum. Hayatım bunca yıl yalanmıydı? Ben Zehra değilmiydim? Ben kimdim kim ? Nasıl atlatacağım beni kim doğurdu bilecek miyim ? Nerelisin dediklerinde ne diyeceğim bu acı geçecek mi hiçbirşey olmamış gibi yapabilecek miyim ? İçimden onca şey geçti ki hiçbirinin cevabını alamadım hep soru işareti olarak kaldı.
YOU ARE READING
Gerçek bir Hayat hikayesi
ChickLitHerkesin gizli tuttuğu bir sırrı vardır. Daha fazla taşımak istemediğim en acı sırrım sizlerle
