Hayde vira demir bismillah.
Yazardan.
Genç kız gözlerine gelen ışık hüzmeleri ile gözlerini açtı. Yine bir sabah. Yine okul. Yine uykusuzluk...
Yataktan kalkıp tuvalete gitti ve elini yüzünü yıkadı. Evde kimse yoktu. Demek ki annesi ve babası erken çıkmıştı.
Annesi ve babası çalışıyordu genellikle evde olmazlardı ve kendisine zaman ayıramazlardı.
Yalnız olmanın verdiği rahatlık ile telefonundan müzik açtı ve okul için hazırlanmaya başladı.
Trabzon'da yaşıyorlardı. Sürmene'de. Karadenizli bir aileden geliyordu. Memleketine aşık bir kızdı.
Lise sona gidiyordu ve üzerinde sınav stresi vardı fakat ailesi bunu göremiyordu. Kuru sözler... Ben sana inanıyorum... sen yaparsın... çok kafaya takıyorsun... vs.
İnanmıyordu söyeldiklerine. Çünkü içten sözler değildi. Ama ne olursa olsun onları sevmekten de vazgeçemiyordu. İnsan ailesini neden sevmesin ki?
Kahvaltısınıda yaptıktan sonra anahtarını alıp evden çıktı. Yürümeye başladı. Yine ağaçların kokusu sarmıştı etrafı. Az ötede de Karadeniz'in kokusu.
Okul gözüktüğünde göz devirdi. Ne zaman bitecekti şu okul.
Başarılı bir öğrenci olmasına rağmen okulu, sınavları sevmiyordu. Her başarılı öğrenci okulu sevmek zorunda mı?
Okulun kapısından girince yine babaannesinin evinin yanında bulunan ahırı amımsattı gördükleri.
9'larla uğraşan son sınıflar. Mezuniyette ne giyeceğini konuşan cici kızlar. Erkeklerle takılan etrafa höt çeken kızlar. Efkar...
Nereye düştüm ben! Diye yakındı içinden genç kız. Çok haklısın tatlım.
Pazartesi olduğu için sınıflara çıkamıyorlardı. İstiklal Marşını okumadan.
Ve herkes sıralara toplandı. Müdür ve gerkesiz konuşmaları ve 12'lere yine bir sınav nutuğu.
İstiklal Marşı. Ve kapanış.
Sınıfına doğru ilerledi. Kendi sırasına oturdu. İkinci sırada oturuyordu.
Kendisi için nerede oturduğu önemli değildi.
Ve sonunda en yakın arkadaşı Nazar teşrif ettiler.
Ama Nazar'ın yüzünden bir parlama, heyecan, utangaçlık vardı.
Nazar"Nefes... neler oldu bir bilsen.
N"Ne oldu Nazar bilmiyorum.
Nazar"Kantinden su almak için gittiğimde Ali'de oradaydı.
Dedi çocuksu bir sevinçle
N"Eeee yani normal değil mi?
Nazar"O değil işte. Yanına çağırdı beni bende gittim. Dedi ki; Nazar okul çıkışı, okulun önünde ki kafeye gidelim mi? Dedi.
N"Sende tamam dedin.
Nazar"Dedim... Ama senin de benimle gelmen lazım.
N"Neden?
Nazar"Ya neden tek gideyim kızım o da arkadaşını getirecek.
N"Ha Ali camdan atlasa sende atlayacaksın!?
Nazar"Amma abarttın evim burada benim biri görürse ben bittim.
N"O zaman kantinde buluşsaydınız Nazar di mi?
Nazar"Haa evet olabilirdi de.. Neyse sende kafanı evden çıkartmıyorsun zaten sana da iyi gelir.
N"Tamam başımın belası, tamam.
Diyince boynuma atladı.
Nazar"Tatlı bela.
Biz gülerken hoca elinde denemelerle içeri girdi. Sevmiyorum şu denemeleri.
O zaman başlasın cehennem teaser.
..
Nefes'ten
Ve okul bitmişti. Şuan okulun karşısında ki kafeye gidiyorduk
Nazar terleyen ellerini sürekli eteğine siliyordu. Ben o kadar ruhsuzdum ki..
Şuan ders çalışıyor olmam lazımdı, neyse bu gece biraz geç yatarım.
Kafeye girdiğimizde Ali dikkatimizi çekmişti ve yanında ki sırık boylu oğlan.
Onlara doğru yürüdük ve selam verip karşılarına oturduk.
A"Hoşgeldiniz. Ne içersiniz?
İkimizde bir şey içmeyeceğimizi belirtip teşekkür ettik.
Nazar"Ali ne için çağırmıştın buraya?
A"Dur! Sizi arkadaşımla tanıştırmayı unuttum. Tahir. Kendisi benim lise başından beri arkadaşım... Konuşsana olum.
T"Ali'nin de dediği gibi adım Tahir. Tahir Kaleli. Ali'nin arkadaşıyım.
Ne kadar soğuk bir çocuk diye geçirdi içinden Nefes
Nazar"Bu da Nefes. Nefes'te benim en yakın arkadaşım.
N"Ben de Nefes Zorlu.
Tahir kız konuşurken gözlerinin içine baktı ve sahi yeşil gözleri ne kadarda güzeldi. Seside öyke kadife gibi.
Nazar"Herkes birbirini tanıdığına göre sadede gelelim mi Ali?
A"Doğru dedin. Iı şey...
Nazar"Ney? Ali sen ne söyleyeceğini biliyor musun?
A"Biliyorum da. Bunu burada söyleyebilir miyim onu bilmiyorum.
Jestlerini Tahire dönük yaparak.
İki kız kafasını Tahir'e çevirdiğinde oğlanın gülmemek için kendini zor tuttuğunu gördüler. Ve arada Ali'yi munzurca dürttüğünü..
Nazar biliyordu Ali utanıklı gelin olduğu için heyecanlanırdı ama bu kadar heyecanlanacak ne vardı onu bilmiyordu.
Zaten kendini fena halde kasmıştı heyecanım belli olmasın diye.
N"Ali heyecandan gideceksin öbür tarafa. İsterseniz biz çıkalım siz konuşun?
A"Yok. Biz çıksak olur mu? Açık hava iyi gelir?
Nazar"Olur. Yeter ki bir an önce söyle de...
İki heyecanli genç çıkarken Nefes ve Tahir yalnız kalmıştı.
Nefes telefonu ile ilgilenmeye çalışsada, karşısında ona bakmasa bile dikkatini çeken kehribarlar dikkatini dağıtıyor, hipnotize eder gibi içine çekiyordu.
Sessizliğin hüküm sürdüğü bir 10 dakika sonra yanlarına Nazar ve Ali geldi.
Nazar'ın mutluluğu ve heyecanı yüzünden okunuyordu. Bir şeyler düşünüyordu ama hâlâ çözememişti.
Aynı surat ifadeside Ali'nin yüzünde vardı.
Tahir arkadaşının ne diyeceğini biliyordu fakat alacağı tepkiden, yanıttan pek emin olmadığı için ve beklentilerinin olumsuzluğundan dolayı düşündüğü şeyler gün yüzüne çıkıyordu.
Anlamak zor değildi aslında.
Yüzlerinde highlighter gibi parlayan şeyin aşk olduğu apaçık belliydi.
Kimseden ses çıkmıyordu. Ama yeşil ve kehribar hem birbirinden kaçarken hem de bakmaya çalışıyorlardı birbirlerine.
Bu sessizlik ve kalp durduran bakışmalar devam edeceği anlaşılınca iki tarafta kalktı. Ve vedalaşarak kendi yönlerine gitmeye başladılar.
Ama orada iki çift kalp kalmıştı. Bu iki çift kalpten bir çifti beraberliğin verdiği sevinçle yanarken, diğer çift kalp belirsizlik ama içten içe bekleyiş ile bakıyordu birbirlerine.
Veee bölüm sonu.
Yeni kurgu ve yorumlarınızı bekliyorum.
