Medyada Bahar
Evde ki bağırışmalardan sıkılmış bir halde kulağını kapamış bir ileri bir geri gidip geliyordu odasında. Üvey annesi ve babası sürekli kavga eder ve Bahar da odasına çekilir seslerini duymamak için kulağını kapatırdı. Bu hep böyle olmuş artık Bahar bu olanlara daha fazla dayanamıyordu.
Gözlerinden düşen bir kaç damla önce yanağında bir süre beklemiş daha sonra dudaklarına doğru yol almıştı.
Bu gece yine sokakta dans edecek ve harçlığını çıkartacaktı.
Bu yaşına kadar kimseye muhtaç olmadan büyümüştü.
Fakir bir ailenin tek çocuğuydu.
Annesinin ölümünden sonra yalnızlığını kendinden on yaş küçük bir kadınla gidermek istedi babası ve bu acıya dayanamayan Bahar iyice içine kapanık oldu.
"Keşke." dedi kendi kendine.
"Keşke bu evden kurtulabilsem."
Pencerenin aniden açılmasıyla hafif bir çığlık attı. Perde rüzgardan havalanmış yaz mevsimi olmasına rağmen içerisi soğumuştu.
Dizlerinden destek alarak ayağa kalktı. Hâlâ uçuşan perdeyi çekti önce dışarıya baktı ve ardından hemen pencereyi kapattı.
Bütün gün bulaşık yıkadığı için elleri su toplamış melhem sürmesine rağmen acısı hâlâ hissediliyordu.
Bu gece her zamanki gibi gizlice evden kaçacak ve sokakta dans edecekti.
Hem az da olsa para kazanıyor hem de bir nebze ruhunu dinlendiriyordu.
Saat ondu ve evdekilerin uyumasına daha vardı.
Ay ışığını seyretmek için pencerenin yanına gitti.
"Bu gece ay neden bu kadar parlak? "
Ay gerçekten de o gece çok parlaktı.
Gülümseyerek tişörtünde sakladığı kolyeyi çıkardı.
Annesi ölmeden bir gün önce ona bu kolyeyi vermiş ve sıkı sıkı kaybetmemesi konusunda Bahar'ı tembihlemişti.
Kalp şeklinde eski olduğu her halinden belli olan kolyenin bir de anahtar izi vardı.
Annesi ona anahtar vermemişti.
Kolyeyi önce öptü daha sonra ay ışığına tuttu.
İçini görmek istiyordu ama ne yazıkki başarılı olamıyordu.
"Bahaaar !"
Babasının sesiyle önce irkildi ve korkarak kolyeyi tekrardan sakladı.
Aceleyle salona doğru koştu.
"Efendim baba?"
"Cafeden kazandığın parayı getir çabuk."
Yine kazandığı parayı istiyorlardı.
Bu hem zoruna gidiyor hem de babasının dayaklarından korktuğu için el mahkum okul çıkışı çalıştığı cafenin bütün parasını babasına veriyordu.
Odasına gidip sırt çantasından cüzdanını çıkarttı.
Kendine yirmi lira aldı ve geri kalan parayı babasına vermek için salona geri döndü.
"Bütün para bu mu? "
"Evet baba."
"Lan sen paraları nerelerde yiyorsun? "
Babasının attığı tokatla yere kapaklandı Bahar.
"Yapma ne olursun? Bütün param bu kadar."
Zar zor kurduğu her cümlenin ardından şiddetli bir öksürük nöbetine giriyordu.
Yerde öylece uzanan Bahar'a babası acımasızca bir tekme attı ve " Yürü git odana! Gözüm görmesin seni!!!" dedi.
Bahar zorda olsa ayağa kalktı.
Babasının dayaklarına alışmıştı ama artık genç kız olduğu için zoruna gitmiyor değildi.
Sendeleyerek odasına geldi ve eskimiş yatağına oturdu.
"Anne seni çok özledim. Beni duyuyorsan üzülme olur mu? Ben senin güçlü kızınım beni hiçbir şey yıldıramaz."
Saat tam gece on ikiyi vururken ev sessizliğe bürünmüştü.
Bahar kıyafetlerini çantasına koyduktan sonra ayakkabılarını eline aldı.
YOU ARE READING
Hayalet Sevgilim
FantasyAnnesinin ölümünden sonra hayatı değişen Bahar asla umudunu kaybetmez. O gece dilediği dilek onu farklı alemlere götürür. Hiçbir şeyden haberi olmayan ve tek derdi hayata tutunmak olan masum kız kendini sırların arasında bulur. O gece hayatını deği...
