Merhaba değerli okurlarım!
Konsey'in geçmişe dönük bu serisine hoş geldiniz! Nice olaylar yaşandı Konsey'de, nice karakterler geldi geçti, nicesi öldü nicesi türedi. Ama kurgu bitmedi, bitmek bilmedi. Her bölüm, kurgunun daha da genişlemesine neden oldu. Biter mi bitmez mi belli değil ama şöyle bir geçmişe dönmekte fayda var. Şimdi ilk parta başlayalım. Multideki 90'ların gözde şarkısına kulak kabartarak...
🌎🌎🌎
Şubat 1999...
Kenya...
Gökyüzünde savrulan helikopterin pervaneleri, rüzgârla baş etmek için oldukça çaba sarf ederken sabahın erken saatlerinde hava, tozlu bir atmosfer içerisindeydi; sığ ağaçların, kapalı alanların kuşattığı her yer, iklim kurallarına uyum arz etmiş bir şekildeydi. Helikopterin gövde kısmındaki minik ışık huzmesi, duyulan cafcaflı sesle arada bir parlıyor, sönüyor ve tekrar parlıyordu.
Nihayet açık bir alan bulan koca gövdeli metal demir yığını, pervanesi fokurdayarak yavaşça yere doğru süzülürken çevrenin ıssız olması, adeta gözlere mil çekiyor gibiydi. Ayakları yere bastı, gök ile bağını kopardı helikopter ve git gide yavaşladı, yavaşladı ve durdu. Dursa da pervaneleri dönüyor ve sakin bir şekilde kendi eksenini takip ediyordu. Kapının açılmasıyla askeri üniformalı iki kişi, hızla kendilerini yere atarak etrafı gözle taradılar. İkisi aynı boyda, aynı üniformalıydı ve ikisinin de kafasında kar maskesi vardı. Şekli şimali belli değildi ikisinin de ve sadece boyları göze çarpıyordu. Ellerindeki uzun namlulu ağır silahlarıyla göz dolduran ve kollarındaki Türk bayrağı amblemiyle nazarları okşayan bu iki kişi, hızla arka taraftaki sığ ağaçlara doğru koşarken helikopterin pilotu, tekrar kapıyı kapatarak helikopterin dibine çömelerek kendini korumaya aldı.
Hızla ilerliyorlardı, her adımda arkalarını kontrol ediyor, her adımda tuzaklara dikkat ediyor ve her adımda daha da hızlanıyorlardı. Epey bir koştular, yürüdüler ve ilerlediler. Bir noktada durduklarında sağda olanı, hızla çökerek diğerine de işaret verdi. Diğeri de çökünce sağda olanı, yakasında asılı olan dürbünü gözlerine dayadı, ileriye baktı ve izledi. Dürbünü arkadaşına uzatarak etrafına bakındı. Arkadaşı da ileriye bakarak derin bir iç çekti.
Bir ağacın tepesinde oturmuş olan, üzerine yemyeşil bir libas çekip ortamın rengine bürünmüş olan ve kendini kamufle ederek silahının dürbünüyle etrafına bakınmakta olan biri, hedef ararken hedef seçildiğinden baya habersiz bir şekilde yerinden ayrılmıyordu. Suratına çektiği siyah çizikler, gözlerinin altında faça gibi dururken adam, birden alttan boğazına saplanan parlak bir bıçakla gık gibi sesler çıkararak gözleri açık bir şekilde yerine yığılıp kalırken Türk bayraklı amblemleriyle dikkat çeken iki arkadaş, ağacın dibinde yan yana gelerek etrafı gözledi. Görünürde kimse yok gibiydi. Sağda olanı, birden diz çökerek ağacın dibine eğildi. Diğeri, dikkatli bir şekilde temkini elden bırakmıyor, parmağı tetikte ve gözleri av arayışında beklerken arkadaşı, ağacın dibini eşelemekle uğraşıyordu. Bulduğu çengeli sımsıkı kavrayan yerdeki adam, başını kaldırıp arkadaşına baktı. Arkadaşı başını sallarken yerdeki, hızla çengeli tutarak ayağa kalktı. Zor bela kaldırdığı çengel, ağacın dibinden sola doğru boydan boya kaplayan gizli bir kapıyı meydana sermişti. Aniden mevzi almak zorunda kaldılar. Açılan kapının dibinde beklemekte olan eli silahlı biri, kapının açılmasıyla hızla ateşe geçmişti. Duyulan silah sesleri, koca ormanın ta ortasına dek yayılırken Türk amblemli adamlardan biri, hızla yerinden çıkıp silahıyla ateşe geçti ve aşağıdan ateş etmekte olan adamı göğsünden vurmayı başardı. O düşerken iki Türk amblemli arkadaş, hızla kapının altındaki demir merdivenden aşağı inmeye başladı. Onlar yere inerken tünel gibi uzun ve ince bir koridorun sonundan ateş açıldı. Kolon şeklinde, tüneli ayakta tutan duvarları kendilerine mevzi edinen Türk amblemli iki arkadaş, arada bir çıkıp ateş ederek karşılık veriyor, tekrar yerlerine siniyor ve yine çıkıp ateş ediyordu. Sağda olan Türk amblemli adam, cebinden çıkardığı sis bombasını, arkadaşına bakarak çıkarırken arkadaşı, derin bir nefes alarak hücum ateşi açtı. Diğeri, hızla sis bombasını atarak duvara yaslandı. Koyu beyaz bir dumanın etrafı sarmasıyla ikisi, hızla yerlerinden çıkarak koşarcasına ilerledi, ilerlerken de ateş ediyor ve durmak bilmiyordu. Karşı adamın vurulduğunu bildiren inleme sesiyle ikisi, hızla dumandan sıyrılarak bir köşede durdu. Adamı vurmuşlardı. Ağır yaralanan adam, acılar içerisinde inleyip biraz uzağına düşmüş olan silahına uzanırken Türk amblemli adamlar, onun tepesinde durdu. Sağda olanı silaha tekme geçirip uzağa atarken diğeri, eğilip yaralı adamın yakasını sımsıkı kavrayıp:
YOU ARE READING
Konsey ~Germence Operasyonu~ TAMAMLANDI
AdventureYıl 1999... Amerika'dan Almanya'ya, oradan da Kuzey Irak'a uzanan kirli bir plân... Kalem Amos Brown'un elinde, kâğıdı tutan Niçirvan... Örgüt lideri Alanuç, Kenya'da ele geçirilir. Mit elemanları Bozkurt Âlâ ve Zafer Cingöz, şahsı Türkiye'ye teslim...
