Derya bir gün iş görüşmesine arabasıyla gider. Derya elinde dosyayla arabasından iner ve şirkete doğru yürürken elindeki dosyaya bakar ve o anda bir adam(Ömer) ile çarpışırlar. Dosyadaki kağıtlar yere düşer ve Derya da toplar.
- Önüne baksana. Der Ömer
- Özür dilerim. Der Derya
Ve sonra mülakatın olacağı yere gider. Ve mülakatı geçemez. Ve bunun için çok üzülür. Şirketten çıkar ve bir banka oturup ağlar. O sırada Ömer görür ve yanına gelir. ( Ömer de esmer uzun boylu hafif kirli sakallı ve yakışıklı biri).
- Ne oldu neden ağlıyorsunuz ? Der Ömer
- Mülakatı geçemedim o yüzden ağlıyorum. Der Derya
- Bu işe çok mu ihtiyacınız var? Der Ömer
- Yani. Evet. Der Derya
- Üzülmeyin bu kadar. Der Ömer ve Derya'nın yanından kalkıp gider. Derya da arabasına biner. O anda şirketten Derya'ya telefon gelir ve işe alındığını söylerler. Derya da sevinçle evine gider. Ama bilmiyordur Ömer'in şirketin CEO su olduğunu. Düşünüyor beni neden ilk işe almayıp şimdi aldılar diye. Bir yandan da yemek hazırlıyordur. Yemeğini yer ama yüzünde hep bir gülümseme vardır. Sonuç olarak bir şekilde işe alınmıştır. Sonra uyur. Ertesi gün şirkete gider ve işlerini yapmaya başlar. O işlerine konsantre olmuşken dışarıdan bağırış çağırış duyar. Bakar ki bir adam sevgilisiyle kavga eder. Derya da yanlarına gider.
- Ne oluyor burada. Der Derya
- Sana ne. Der adam
- Nasıl bana ne sen ne hakla burda elinde bıçakla birine bağırırsın? Der Derya
- Seni ilgilendirmez. Der adam
- Bırak o elindekini. Der Derya
Adam bırakmaz ve hatta sevgilisine doğrultur bıçağı. O sıra Ömer gelir oraya. Adamın dikkati dağılır ve Derya bir hareketle adamın elindeki bıçağı alıp arkadaşını kurtarır. Derya'nın hafifte olsa eli kesilir ve hemen o anda odasına gider. Ardından Ömer yanına gider.
- Nasılsınız? Buarada ben Ömer. Der
- Gördüğünüz gibi ama yaram derin değil. Der Derya
- Geçmiş olsun hastaneye gidip baktıralım. Der Ömer
- Gerek yok zaten pansuman yapıyorum ben. Der Derya
- O zaman size yardım edeyim. Der Ömer
- Olur. Der Derya
