1. Bölüm 📖

9.1K 240 35
                                        

     Ünlü bir hastanede öğle molası terasta oturmuş kahvemi içerken aklıma çocukluğum geldi. Anneme verdiğim sözü tutmuş alanımda en iyi bir doktor olmuştum.

     Cebimdeki  hastane telefonu çalınca düşüncelerimden sıyrılarak acil kısmına indim.

      Acilden içeri girdiğimde bir sürü iri yarı takım elbiseli adamlarla karşılaştım. Bu durum garibime giderken hepsinin endişe ile baktığı yere döndüm. Hepsinden daha sert duran adam kolunda gelişi güzel sarılmış bir bez parçası ile gözlerini dikmiş bana bakıyordu.

      Doktor olmamın verdiği sorumluluk ile adamın koluna bakmak için ona yaklaştım. Koluna gelişi güzel sarılmış olan bez parçasını çıkararak yarısını kontrol ettim. Yarası fazla derin değildi. Büyük ihtimalle kurşun yarasıydı ve sıyırmıştı. Bu da adamın şanslı olduğunu gösteriyordu çünkü kurşun koluna tamamen saplansaydı sinirlerine zarar vererek kolunu kullanmasını engelleyebilirdi.

     Adamın yarasını kontrol ettikten sonra etrafını temizledim ve sardım yani pansuman yaptım. Adamla işim bitince arkamı döndüm ve asansöre doğru ilerledim.

      Odama gelince mesai saatim bittiği için hazırlanarak evime doğru yol almaya başladım.

      Eve gelince bugün olanları düşünmeye başladım. Adamın gözleri çok güzeldi gözlerine gökyüzünü sığdırmış gibi. Saçları ise kömür madenlerinden çıkmış gibi ve hafif dalgalı. Dalgalı saçlarını şekle sokamadığından veya sokmadığından serseri gibi görünüyordu. Daha fazla o adamı düşünmemek için hazırlanarak yatağa girdim ve uyumak için gözlerimi kapattım ama ne yazık ki sonuç yine o adamın görüntüsünün gözümün önüne gelmesi oldu.

      Sabah, akşam yatmadan önce kurduğum alarm ile uyandım. Ne ara uyumuştum ben? Anlaşılan o adam iyice aklımı almaya başladı ama daha bir kere gördüm acaba aşık olmuş olabilir miyim? Olmaz öyle şey. Herneyse daha girmem gereken önemli bir ameliyat var.

     Hastaneye gelince hazırlanmış beni bekleyen hastanın yanına giderek ona iyi olacağına dair kısa bir nutuk çektim. Her ne olursa olsun her ameliyetın bir riski vardır. Ben de iyi geçeceğine dair inandığım ameliyatlarda girmeden önce böyle bir uygulama yapmaya başladım. Bu konuşmayı yapmadığım ameliyatlarda herkes diken üstünde olurdu ben de dahil.

      Ameliyattan çıkınca başhekimin çağırması üzere onun odasına doğru yol aldım. Biraz geciktiğim için odaya kapıyı çalmadan daldım ama keşke dalmaz olsaydım içerisi dün gelen adamlarla doluydu ve birde ek olarak tüm gece aklımdan çıkmayan o adam vardı ve ben hala onun ismini bilmiyordum. Daha fazla kapıda kalmadan başhekimin masasının önündeki siyah deri koltuklardan bana kalana oturdum.

        Diğerine de o oturmuştu. Buraya neden çağrıldığımı bilmediğim için anlamaz bakışlar ile başhekime bakıyordum. En sonunda dayanamayarak " Neden çağırdınız?" diye sordum. Başhekim de daha fazla susmayarak olayı anlatmaya başladı " Bak Deniz bu " eliyle onu işaret ederek " Bora Bey benden senin onun özel hemşiresi olmanı istediğini söyledi.

      Ben sana sormadan cevap vermek istemedim" diyerek kararı bana bıraktı fakat bakışları kabul etmezsem başının belaya gireceğini açıklamak ister gibi çaresizce bakıyordu. Bu bakışları anladığımı fark edince için su serpilmiş gibi yüzüne renk geldi. Biz böyle bakışırken boğaz temizleme sesi ile eş zamanlı olarak "Ne baktın be evet de de gidelim şurdan " homurtusu kulağımıza ulaştı. Başka şansım olmadığı için " kabul ediyorum " dedim.
  
      Başhekim kararımı sesli olarak da duyunca daha da neşelenerek " Bora Bey, Deniz  en iyi doktorlarımdandır onu sizden geri alabiliceğim inşallah?" daha çok soru i sorar gidi kurduğu cümleye Bora Bey benim yanıma adımlarken "Benim kalbimin doktoru olsun bir sonra düşünürüz orayı " dedi.
     

Benim DoktorumWhere stories live. Discover now