1.BÖLÜM

14 4 1
                                        

Evet, 17 yaşındayım ve çocuk doktorluğu okumayı düşünüyorum. Cünkü daha yks öğrencisiyim. Ve bu gün lise dört'de ilk günüm olacak.

"Nisan, hadi kızııım. Geç kalacaksın."

"Tamaaammmm"

dedim bıkkın çıkan sesimle. Çünkü çok fazla uykum vardı ve ben uyumak istiyordum. Yataktan doğrulup sırtımı yatağın başlık kısmına yasladım ve düşünmeye başladım. Ne düşünüyorsun? Diye sormayın çünkü bu zamanlarda suyun neden 100 santigrat derecede kaynadığını sorguladığım bile oluyor. Evet,bu kadar saçmalama yeter. Kalkıp banyoya doğru ilerledim. Sıcak bir duşun ardından çıkıp gardırobumdan siyah dar paça bir kot alıp giyindim. Üstünede beyaz bir tişort geçirip saçımı salık bir topuz yaptım. Makyaj olarakda sade bir rimel sürdüm. Dünden hazırladığım çantamı alıp odadan çıktım.
Annem, Babam ve Abim kahvaltı yapıyordu. Evet, yanlış okumadınız. Benim malak bir abim var. Tabii bu aramızda kalsın çünkü ona malak dediğimi duyarsa beni öldürme ihtimali %1500. Neyse yine fazla konuştum.

"Günaydın." Deyip masaya oturdum.

"Günaydın prensesim"

babamın cevabına karşılık tatlı bir gülüş yolladım.
Annemde cevap olarak yüzüne sıcacık bir gülümseme yerleştirmişti.
Tabiki abim cevap olarak kafama hafif bir şekilde vurdu . OoDdUuNn.

"Yaaa, salakmısın sen bee!"

Diye çemkirdim emre'nin yüzüne evet bu salak abimin ismi emre.

"Ne bağırıyorsun,lan?"

"Hiiçç, her sabah rutin olarak yaptığım gibi bağırıyorum. Gerizekalı"

deyip gözlerimi devirdim.
Emre tam ağzını açıp cevap vereceği sırada annem araya girdi;

"Aaa, yeter. İkinizde susup kahvaltınızdan tat almaya bakın. Yoksa birazdan terliğimin tadına bakacaksınız"

dedi yapay bir sinirle. Gözlerimi devirip konuşmaya başladım;

"Sanki tadına hiç bakmadık gibi konuşuyorsun anne. Resmen her gün bir porsiyon terlik yiyoruz"

dedim bıkkınlıkla. Bunu üzerine emre ve babam gülmeye başladı. Annemde zaten çatık olan kaşlarını biraz daha çatıp boğazını temizledi uyarıcı bir tonda. Bunun üzerine emre ve babam aynı anda gülmeyi kesip hiç bir şey olmamış gibi yemeklerini yemeye başladıklarında kahkaha atmaya başladım. Bunu üzerinede annem,babam ve abimin bana çatmış kaşlarla baktıklarınını görünce en şirin gülümsememi yüzüme yerleştirip ayağı kalktım.

"Iıı.. şeyy.. ben artık gideyim. Geç kalıyorum. Hem şimdi aslı beni bekliyordur."

Deyip ayakabılarımı giymeye gittim. Ayakabıları giyip çantamı aldım. Ve aslıya mesaj attım;

Gönderilen: Kuzu

Kanka ben çıktım. Durağa doğru yürüyorum. Sen nerdesin?.

Evet, Aslı benim kankam,kardeşim,sırdaşım,herşeyimm...
Bu kadar sevgi gösterisi yeterli.
Aslı benim çocukluk arkadaşım. Yani bi nevi kardeşim. Bu yüzden onunla bağlarımızı hiç koparmadık.
Neyse. Tabii bu arada aslı mesaj atmıştı;

Gönderen: Kuzu
Duraktayım kanka.

Otobüs durağına vardığımda aslı telefonuyla uğraşıyordu. Beni görüne gülümsedi tabii bende ona gülümsedim.

"Günaydın." Dedim.

"Sanadaa" dedi enerjik bir sesle.

"Kızım sen de benim gibi sabah 7.00'de uyanıyorsun. Benim gibi kahvaltı yapıyorsun. Hatta ve hatta benim gibi bir abiyle uğraşıyorsun. Ama nasıl böyle enerjik olabiliyorsun anlamıyorum."

Tabii ben nefes almadan konuşmaya devam ederdimde işte otobüs geldi.

Otobüsten inip okula doğru yürümeye başldık.

"Nisaann,"

"Hı?"

"Okul çok iyi değilmi, sencede?"

"Katılıyorum, kanka."

Deyip okul kapısından içeri girdik.
Okulun bahçesi çok kalabalık olmasada kalabalıktı.
Binanın kapısına gelene kadar hiç konuşmadık.

"Aslı ?"

"Efendim."

"Müdürün odası ne tarafta?"

"Merdivenlerin başı."

Arkamızdan gelen cevapla hemen arkama döndüm. Tabii dönünce yakışıklı biriyle karşılaşmayı beklemiyordum.

"Siz yeni öğrenciler olmalısınız?"

"Evet, ayrıca yol tarifi için teşekürler."

Dedim ve aslının koluna girip müdürün odasına doğru yol aldık.
Müdürün kapısını çalıp beklemeye başladık.

"Girin."

"Günaydın müdür bey biz yeni öğrencileriz ben nisan ve arkadaşım aslı. Sınıflarımızı öğrenmek için buradayız.Bize yardımcı olursanız seviniriz."

Dedim ve duraksadım. Çünkü bi hayli nefes harcamıştım ve susamıştım.

"İlk olarak sizede günaydın.
Sizin yeni öğrenci olduğunuzu biliyorum kızlar.
İkincisi ve sonuncusuda;
Nisan senin sınıfın;A2.
Aslı seninde A3.
Şimdi sınıflarınıza geçebilirsiniz."

Deyip gülümsedi. Samırım şu an kibar bir şekilde kovuluyorduk.

"Peki. İyi günler."

Aslı ile sınıflarımız yan yanaydı.

Sınıfa girdim ve boş bir sıra bulup oturdum. Çünkü sınıf bi hayli doluydu.
Önümde bir kız ve bir erkek oturuyordu.
Bir dakika, Bir dakika Sınıfın hepsi kız erkek oturuyor. Ve benim yanım boş. Acaba yanımda kim oturuyor???
Dayanamayıp önümdekilere sormaya karar verdim;

"Bişey sorabilirmiyim acaba?"

"Tabiki. Ne merak ediyorsan sorabilirsin."

Dedi önümdeki kız.

"Sınıf neden kız-erkek oturuyor?"

Diye sordum.

"Bu okulun kuralıdır yani okulda bulunan bütün sınıflar kız-erkek oturur."

"Çok saçma. Her neyse,bi soru daha?"

"Peki."

"Benim yanımda kim oturuyor?"

Deyip sustum. Çünkü bunun cevabını çok merak ediyorum.

YORUM VE VOLTE'LERİNİZİ BEKLİYORUM😍😘😙

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Mar 15, 2019 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

TATLI BELAStories to obsess over. Discover now