Merhaba bir fanfiction yazmak istedim sadece vakit geçirmek için yazıyorum şimdiden beğenirseniz çok teşekkür ederim iyi okumalar.
Gözlerimi her ne kadar açmak istemesem bile açmak zorunda olduğum için ya da yanı başımda ki alarm bunu iyice beynime kazıdıkça kaçabileceğim bir yer yok desek daha doğru olur.
Yatakta doğruldum ve gece 3 de yattığım için kendime küfür ettim. Patiklerimi yerden alıp ayağıma geçirip doğruca tuvalete gittim yoksa altıma yapacaktım. Buradaki işimi halletikten sonra salona gittim Rose un hala uyuduğunu fark edince içten içe onu kıskandım ve ketıla su koydum.Kumandayı koltuğun üstünden alıp kendime bir müzik kanalı açtım.
"Günaydın kalkabilmişsin " dedi Rose. Arkam ona dönük olduğu için her ne kadar görmeyeceğini bilsem de göz devirip cevap verdim.
" Kovulmak için güzel bir gün değil. Yarın ayın 15 i kirayı yatırmamız gerek farkında mısın ? " diye hatırlattım ona. Biliyor olacak ki cevap vermeye bile tenezzül etmedi ve kanalı değiştirdi.
Rose ve ben aslında çok farklı insanlardık dışardan bakan bir insan rahatlıkla ikimizin net bir şekilde anlaşamacağını hemen anlayabilirdi ki gerçekten de öyle. Onun boyu benden bir kaç santim kısa ve benimkine oranla baya uzun saçları küçük bir burnu vardı. Benimse saçlarım omuzlarımın üzerinde çekik gözlerim var.
"Kendime tost yaptım ister misin " dedim televizyona dalmış olan rose 'a . O ise hipnoz olmuş gibi gözünü bir saniye bile televizyondan ayırmıyordu.
"Hayır ben dışarıda kahvaltı edicem. " dedi. Omuz silktim ve odama gittim üstüme siyah bir pantolon siyah düz bir üst ve pembe bir kürk giymeye karar verdim. Gözüme çok belirgin olmayan bir eyeliner rimel ve allık sürdükten sonra işim bitmişti.
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
"Ben çıkıyorum Rose! " diye seslensem de cevap gelmemişti ben de siyah botlarımı ayağıma geçirip evden çıktım.
Müzik açmak için telefonumu elime aldığımda bir mesaj geldiğini gördüm.
John: Sana bulabileceğim en harika işi buldum ne olur bu sefer de mahvetme ilk günün de iyi şanslar :)
Sövgü ve sevgi içerikli mesajına gülümseyerek metroya bindim. 20 dk sonra metrodan indim ve koca binanın önünde durdum.
O2 arena. Gerçekten nefes kesici duruyordu. Derin bir nefes alıp içeri girdim. Konserin başlamasına neredeyse 8 saat olmasına rağmen burası fazlasıyla kalabalıktı. Tabi ki daha hayranlar gelmemişti ama bu kadar fazla kişinin sahne arkasında çalıştığını hayal etmemiştim. Ben salak salak etrafıma bakınırken bir el omuzu dürttü.
"Hey selam seni yeni kız olmalısın ben Jessica memnun oldum " dedi tüm güler yüzlülüğüyle bense tebessüm edip " Aidan memnun oldum" dedim. Kız yürümeye başladığında onu takip ettim.
"Harry henüz gelmedi öğlen 1 gibi gelir diye düşünüyorum gelince sizi tanıştırırım. " dedi.
Kafamla onu onayladım. Acelesi yoktu ben kovulmayı başarmazsam günlerimiz beraber geçecek zaten diye geçirdim içimden.
" Neyle ilgileneceğini Jerry 'nin sana anlattığını farz ediyorum? " diye sordu. Kafamla onu onayladım. Jerry nerde eksik varsa oraya gitmemi söylemişti. Kısaca ayak işleri parası bu kadar güzel olmasaydı başka bir şeyle ilgilenirdim ama cazip geldi.
Biraz ayak altında dolanıp insanlarla tanışıp onlara yardım ettiğim zaman öğle yemeği vaktinin geldiğini söylediler ve uzun bir masaya oturduk. Tanrım burda kaç kişi çalışıyordu şuan burda en az 150 kişi yemek yiyorduk.
Yanıma pat diye biri oturdu. Her ne kadar bir fan sayılmasam da magazin sayfaları takip eden televizyon izleyen en önemlisi müzik dinleyen biri olarak tabi ki de onu tanıyordum ama gerçekten bu kadar nefes kesici olabileceğini düşünmemiştim. Yanıma oturup direk karşısındaki insana sırıtarak baktı.
" Hey Alex ! Bensiz o tavuğu yiyebileceğini mi sanıyorsun "dedi ve önündeki adamın tabağında ki tavuğu kapıp bir ısırık aldı.
O bunları yaparken gözlerimi bile kırpmadan onu izliyordum.
Karşındaki adam ona yalan öldürücü bakışlar atarken o keyifle elindeki tavuğu yiyordu.
"Selam harry gelmişsin ve yeni kızın yanına oturmuşsun sizi tanıştırayım bu aidan ve sende harry 'i tanıyor olmalısın " demesiyle harry kafasını bana çevirip eşsiz bir gülümseme bahşetti.
"Merhaba aiden bizimle çalıştığın için çok mutluyum aramıza hoşgeldin " dedi tanrım o nasıl bir gamze.
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
" Teşekkür ederim " diyebildim sessizce o ise yemeğini kaldığı yerden yemeye ve masadakilerle atışmaya devam etti. Ben de yemeğimi yemeye geri döndüm . Onu tanıyalı daha 10 dk bile olmamış olmasına rağmen ona baktığım zaman ünlü kibiri görmüyordum. Onu hiç tanımasam bu kadar insanın içinden sahneye kimin çıkıp şarkı söyliceğini tahmin edemezdim.
Sonunda herkes yemeğini bitirmiş ve işe konulmuştu. Konserin başlamasına 2 saate yakın kaldığın da Jessica Harry ' nin odasına gidip meyveleri ve suları kontrol etmemi istediğinde odaya girdim. Ama odada onun yatabileceği fikri hiç aklıma bile gelmemişti.
" Aman tanrım çok özür dilerim kapıyı çalmalıydım " dedim aceleyle.
Güldü ve sorun yok dedi yattığı yerden doğruldu. " Gerçekten bu kadar utanmış olamazsın kıpkırmızı oldun." dedi ve kıkırdadı.
Kızardığımı söylediğin de sanki daha fazla kızlarabilirmşim gibi yüzümü eğdim. Rahatsız olduğumu anlamış olmalı ki konuyu değiştirdi.
" Sen niye gelmiştin bu arada ? "
" Hmm Jessica meyveleri ve suları kontrol etmemi istedi " Sulara ve meyvelere göz attıktan sonra kapıya doğru adımladım ve " Bir sorun yok olursa da bana haber verirsin " dedim o da kafasıyla onayladı ve kapıyı arkamdan kapadım. Kesinlikle harika gözüküyor diye geçirdim içimden ve işime geri döndüm.
Yazım yanlışları varsa şimdiden özür dilerim umarım ilk bölümü beğenmişsinizdir. :)