''Kısacası Millie haftaya ödevini istiyorum.'' Sert bir şekilde beni uyaran Bayan Summer'ı başımla onayladım.
''Emin olun Bayan Summer getireceğim.'' Diyerek ne zaman tuttuğumu bilmediğim nefesimi bıraktım.
Bayan Summer kırmızı çerçeveli gözlüğünün üzerinden bakarak
''Pekala'' Deyip topukların üzerinde dönüp koridorda ilerlemeye başladı. İçime rahat bi nefes çekip mavi dolabıma sırtımı dayadım.Bayan Summer en sert öğretmenlerimizden biriydi. Geçen hafta bize doğa ile ilgili bi proje ödevi vermişti fakat ödevin bugün teslim edileceği dün akşam aklıma gelmişti. Hatta benim aklıma getiren kişi ise Justin'di beni arayıp ödevi söylemeseydi kesinlikle haberim olmayacaktı.
Ne kadar da sorumlu bi öğrenciydim!
Ders zilinin sesini duyunca yüzümü buruşturdum. Başım zaten ağrıyordu bunun üzerine şu zilin sesinin bu kadar fazla çıkması beynimi zonklatmaya yetti. Sırtımı dolaptan çekip arkamı döndüm. Dolabımın şifresini girmeye başladım:
0102
Ah yirmi üç Aralık Finn'in doğum günü.. Finn benim dostumdu hatta kardeşim ne bileyim.En azından o beni böyle görüyordu. En yakın arkadaşlarımdan biride Finn'di En yakın arkadaşınıza sırılsıklam aşık olmak emin olun hiç de güzel bişey değil. Size acı çektirmekten başka hiçbişey yapmıyor.
Şimdiki dersim Edebiyattı ve tanrıya şükür ki Noah ile aynı sınıftaydık. Onunla konuşmaya gerçekten ihtiyacım vardı. Dolabımın kapağını kapatıp bir iki öğrencinin bulunduğu koridorda yürümeye başladım. Merdivenlerden aşağı indiğim sırada okuldan içeri giren kıvırcık saçları görünce kalbim müthiş bir hızla çarpmaya başladı. içime Derin bi nefes çekip bana dönmesini bekledim.
Siyah skinny pantolonu ve kırmızı kareli gömleğiyle muhteşem gözüküyordu. Kafasındaki mavi bereyi saymıyorum bile..
Bana dönünce gamzelerini gösterecek biçimde sırıttı. Tanrım o.. Harikaydı. Gülünce kısılan gözleriyle, hafifçe yamulan ağızıyla, çukurumsu gamzeleriyle..O herşeyiyle mükemmeldi. Bende ona aynı şekilde karşılık verince merdivenlerden çıkıp yanıma geldi.
''Mills nasılsın prensesim.'' Boğuk ingiliz aksanı içimi titretmeye yetmişti. Bana sıkıca sarılınca bende ona aynı şekilde sarıldım. Sarıldığım anda burnuma gelen o muhteşem kokusuna karşılık gözlerimi kapatmamak için kendimi zor tuttum. Sarılmayı bitirip birbirimizden ayrıldığımızda konuştum
''İyiyim Finnie sen?'' Diye sordum. Gülümsemesi-gülümsemem- hala yerini koruyordu.
''İyi işte bi kaç ödev vardı. Dün akşam yapamadım ve aklıma sabah gelince apar topar onları yapmaya başladım. Bunun için biraz geç geldim.'' Dedi elindeki mavi dosyaları gösterek.
''Anladım.''Diye mırıldandım.
''Dersin ne?'' Diye sordu.
''Edebiyat. Seninki?''
''Geometri''Diyerek yüzünü buruşturdu. Buna karşılık kıkırdadım. Finn geometriden nefret ederdi.
''Herneyse geç kalıyoruz. Tenefüste görüşürüz.'' Diyip yanağıma yumuşacık bi öpücük kondurdu. Onun yakınlaşmaları kalbimin ritmini bozuyordu. Acaba üzerimdeki etkisinin farkında mıydı?
''Görüşürüz''Diyip gülümsedim. O merdivenlerden yukarı çıkarıken bende aşağı indim. Dersim koridorun sonundaki sınıftaydı. Tam sınıfa doğru koşarken bayan Summer sınıfa giriyordu. Onun önüne geçip ''özür dilerim'' diye mırıldandım. Bakışlarındaki sertliği görmeliydiniz. Bi an için beni parçalara ayıracak sandım. Zaten ödevimi getirmediğim için bana sinir olmuştu.
YOU ARE READING
Best 💋 Friend (FİLLİE)
FanfictionBirbirlerine aşık olmuş iki arkadaşın, ilişkileri ne kadar sağlam olabilir?"
