ALINTI
"Aşk bir duygu olarak başlar ama devam etmek bir seçimdir. Ve kendimi her geçen gün seni daha çok seçerken buluyorum."
Gözlerim etrafta gezen çiftleri tararken derin bir nefes aldım. Uzun zamandır kendimi işlerden ayırmıyor düşünmemek için sürekli çalışıyordum. Yaklaşık 4 yıldır bu böyleydi. Ama bugün her zamanki günlerden farklı bir gündü.
Kendimi uzun zamandır insanlara kapatmıştım. Birçok tanıdıklarım, akrabalarım daha çok genç ve yakışıklı olduğumu, kendimi bu kadar sıkmamam gerektiğini, önüme daha birçok güzel kızlar çıkabileceğini zırvalayıp duruyorlardı. Ama anlamadıkları bir şey vardı. Kimseye anlatamadığım bir şey!
Bana ondan başka kim güzel gelirdi ki? Pekala, 4 yıldır onu göremiyor, dokunamıyor, hissedemiyor olabilirdim. Fakat bu kalbimin ritmini ilk değiştirenin o olduğunu değiştirmiyordu işte! İlk gülümsetenin, ilk heyecanlandıranın o olduğunu değiştirmiyordu.
Karşıda gördüğüm çiçekçiyle derin bir nefes aldım ve gülümseyerek o tarafa baktım. Gözlerimle sepetlerde karanfil aradım. Siyah olanlarından hani. Göremeyince yutkunarak yaklaştım. Sabahtan beri o çiçeği arıyordum ama gittiğim çiçekçilerde ya hiç bulunmuyordu yada çoktan birileri almış oluyordu. Her sevgililer günü gibi bugün de zor geçiyordu. Evet, bugün sevgililer günüydü. Meleğime kavuşma günü.
Bu sefer de çiçeği bulamazsam adama kafa göz girmeyi planlıyordum. Çünkü arabamı oldukça uzak bir yere park etmiş ve çarşıda o çiçeği bulmaya çıkmıştım.
Karşıdaki adam gülümseyerek "Buyurun ne istemiştiniz?" dediğinde şu kafa göz girme kısmını şimdilik es geçtim. Çünkü satıcı yaşlı ve ak saçlı biriydi. Yüzüne nur inmiş gibiydi. Düşüncelerle sertleşen yüzüm birden hal değiştirdi. Bugün meleğim için sert olmayacaktım. Tabii bu sadece bu güne özeldi.
"Siyah karanfil." dedim hızlanan nefesim eşliğinde. Gülümsedi ve arkadaki sepetlere bakınmaya başladı. Tedirgince etrafımı incelerken bir yandan da o çiçeğin burada olması için bildiğim bütün duaları okumaya başladım. Gerçekten çok yorulmuştum!
"Hah! burada." deyip önündeki sepete uzanan adama gülümseyerek baktım. Allah'ım! Sonunda bulabilmiştim onu.
Arka cebimden cüzdanımı çıkardım.
"Ne kadar?"
"50 tl versen yeter evladım." Cüzdandan çıkardığım 100 lirayı amcaya uzattım. "Gerisi kalsın." deyip hafifçe gülümsemeye çalıştım.
"Ama evlad..." Sözünü tamamlayamadan araya girdim.
"Lütfen bugün benim için özel. Kabul edin! Yada etmeyin siz bilirsiniz, hoşça kalın." diyerek bir şey söylemesine izin vermeden uzaklaştım oradan. Böylelikle istemese de kabul etmiş olurdu. Bugün dediğim gibi iyi günümdeydim.
Arabama yaklaştığımda uzaktan kapıları açtım ve derin bir nefes alarak sürücü koltuğuna yerleştim. Siyah karanfilleri yanımdaki koltuğa bırakarak motoru çalıştırdım. İçimde oluşan nedensiz heyecan direksiyonu daha sık kavramama sebep oldu.
Heyecanlıydım!
Yaklaşık 3 saatlik bir yolun ardından sonunda gelebilmiştim. Yorulmuştum biraz ama buna değerdi. Karanfiller bakış açıma girdiğinde yüzü geldi aklıma. Beyaz teni ve kumral saçları. Gözlerim yanmaya başlayınca olumsuz anlamda kafamı sallayarak çiçeklere yöneldim.
ESTÁS LEYENDO
SİYAH Karanfil #ValentineContest2019
Chick-Lit*SEVGİLİLER GÜNÜ YARIŞMASI İÇİN YAZILMIŞ VE TEK BÖLÜMLÜKTÜR* Karşımda beni merakla süzen gözleri dolmuş bir şekilde bakan bir çift gözü dikkatle izledim. Ne kadar da masum bakıyordu! Yavaşça dudaklarım kıvrıldı. Gülümsemeye başladım. Allahım! Uzun...
