İMKANSIZ AŞK 2: KARANLIK
ARAF. 6 AY ÖNCE
GİRİŞ
Grek ve Guk sertçe beni yere bıraktılar. Ellerim arkamda bağlı olduğu için dizlerimin üzerine sertçe düşmek zorunda kaldım. Gözlerimi kapatacak bir şey yapmışlardı bu yüzden nerede olduğumu da göremiyordum. Bende burnumu kullanmaya karar verdim. Nerede olduğumu göremiyorsam en azından koklayarak bir fikir yürütme şansım olurdu. Sandığınızın aksine biz meleklerin görme ve tatma duyuları muhteşem şekilde çalışmıyordu. Tanrı, bu konularda bizi bir insandan farksız olarak yaratmıştı.
Tabi bu eksiklerin yanında muhteşem hissedebilme yeteneğim vardı neyse ki. Ama bunu Glossy de bildiği için çoktan bu duruma önlemini almıştı. Gözlerimi kapattığı şey her neyse bir şekilde hislerime de engel oluyordu. Bu yüzden başımı kaldırıp bulunduğum yeri anlama amacıyla koklamaya başladım. Ama burnuma hiçlik dışında hiçbir koku gelmiyordu.
Kanatlarımı da açamıyordum tabi ki. Ellerimi bağladıkları şey her neyse çözemiyor ve kanatlarımı açamıyordum. Glossy bir baş melek olmasına rağmen benim çok çok altımdı. Ama beni kısıtlamak için yaptıkları kesinlikle alt sınıf meleklerin bileceği şeyler değildi.
Ben dört büyük melekten biriydim. Beni engelleyecek ve zarar verecek şeyler elbette her kategoride meleğin bileceği şeyler değildi. Bu da akla diğer büyük meleklerden en az birisiyle iş birliği yapıldığı fikrini getiriyordu. Bunun delilik olduğunu düşünebilirsiniz. Sonuçta dört büyük melekler neden birbirlerine zarar vermek istesindi ki değil mi?
Ama elbette öyle değildi. Her ne kadar insani duygularımız olmasa da asırlardır insanlarla haşır neşir olduğumuz için onların birkaç zayıf ve ilkel dürtülerini kapmıştık ne yazık ki. Bunlardan en önemlisi nefret ve hırstı.
Üç büyük meleğin, benden üstün olmak için herhangi bir çabaya ihtiyaçları yoktu. Çünkü dördümüzde eşit derecede güçlere sahiptik. Beni yakalamak veya ortadan kaldırmak güç olarak onlara bir şey katmazdı. Bu yüzden hırs seçeneğini eliyordum.
Ama nefret için aynı şeyleri söyleyemezdim. Son asırlarda dünyaya olan ilgim artmış ve bu da beraberinde bir takıp sonuçları ortaya çıkarmıştı. Mesela yukarıda benim bu tutumumdan hiç hoşlanmayalar tünemiş, hatta ve hatta Tanrı ile konuşmaya çalışan aptal melekler dahi olmuştu. Elbette böyle bir şey mümkün değildi. Ama dedim ya insanlarla olan zayıf bağlarımız yüzünden onlardan birtakım özelliklerde almıştık. Aptallıkta onlardan biriydi.
'' evet Azrail, sanırım nasıl söylüyordu ölümlüler... yolun sonundasın ''
Glossy'nin sesini duyduğumda kafamda oluşturduğum ihtimalleri bir kenara bıraktım. Sanırım o bana gereken her şeyi zaten söyleyecekti.
'' sona nasıl baktığına bağlı Gos ''
'' sen ve kelimelerin. İnsanlara ne kadar benzediğini bir kez daha anlamış oldum '' dedi '' açın '' diye devam etti. Ve saniyesinde ellerim ve gözlerim serbestti. İlk gördüğüm şey hiçbir şeydi. Kelime oyunu yapmıyorum. Kesinlikle hiçbir şey yoktu. Buda bana Arafta olduğumu gösteriyordu.
İkinci gördüğüm şeyse etrafımı sarmış alevden parmaklıklardı.
'' nasıl? Yeni evini beğendin mi? '' dedi kibirli gülümsemesiyle.
Sanırım biraz ciddileşmenin vakti gelmişti. Dizlerimin üzerinden ayağa kalktım. Ve bana zafer kazanmış edasıyla bakan Glossy'e yaklatım. Elbette alevden parmaklıkların izin verdiği ölçüde.
'' Glossy, sanırım ne yaptığının farkında değilsin. Ama merak etme sana anlayacağın şekilde anlatacağım '' dedim ve sakinlikle devam ettim. '' Sen, Tanrının dört büyük meleğinden biri olan Azrail'i yani CAN almakla görevli bir meleği arafta alevden bir kafese kapattın. Farkındasın değil mi? '' dedim tane tane konuşarak.
'' Kesinlikle farkındayım. Ve bu yalnız başıma aldığım bir karar değildi ''
'' Elbette değildi. Senin gibi küçük, yetersiz bir meleğin beni buraya tek başına tıkması elbette senin tek başına alabileceğin bir kararın değildi. ''
Glossy alevden kafese bir adım yaklaştı.
'' biliyor musun Azrail, senin gibi kibirli ve kendini beğenmiş bir meleğin kıyamete orada kalması içimde tarifi imkansız bir şeyleri harekete geçiriyor. İyi şeyleri '' dedi ve uzaklaşmaya başladı. Guk ve Grek de peşinden gidiyordu.
'' bana bunu yapanı söyleyip yüzümdeki hayal kırıklığını görmeyecek misin?''
Aslında hayal kırıklığına falan uğrayacağım yoktu. Sadece onu anlatması için kışkırtmaya çalışıyordum. Sanırım işe yaradı. Çünkü Glossy durdu ve bana döndü.
'' Ah, sanırım haklısın. Yani yüzünde bir hayal kırıklığı göreceğimi bilsem elbette anlatırdım. '' tekrar sırtını dönüp yürümeye başladı. '' ama ben seni bilinmezliğin ve soruların ortasında bırakmayı tercih ediyorum '' diyerek son sözlerini söyledi. Yani son olmasını umduğum sözlerini.
'' bu arada Azrail, sakın kanatlarını kullanayım deme. Onların kül olmasını istemiyorsan tabi'' sonrada ortadan kayboldular. Ve beni hiçliğin ortasında, sonumu hazırlayanın kim olduğunu merak ederek bıraktılar.
MEDYA: GLOSSY
DÖNDÜK. YA DA DÖNDÜM. HERKESE MERHABALAR. YENİ KİTAPTAN BİR GİRİŞ. UFAK BİR GİRİŞ AMA İLK BÖLÜMÜ DE EN KISA SÜREDE TAMAMLAYIP YAYINLAYACAĞIM. UMARIM HALA BEKLEYEN BİRİLERİ VARDIR.
YOU ARE READING
İMKANSIZ AŞK 2: KARANLIK
FantasyMAYA, ATEŞ GİTTİĞİNDEN BERİ ESKİ NORMAL HAYATINA DÖNMÜŞTÜ. ASLINDA ESKİ HAYATINA DEMEK BİRAZ TUHAF GELİYORDU ÇÜNKÜ O ARTIK ESKİ MAYA DEĞİLDİ. BİR DAHA DA ASLA OLMAYACAKTI. HEM BUNUN FARKINDA OLUP HEM DE ATEŞ'İN YOKLUĞUYLA BAŞ ETMEYE ÇALIŞAN MAYA, OL...
