Bu sefer sınır vote 20 yorumda 15 ^^ Ayrıca yapılan yorumlar ve beğeniler içinçok teşekkür ederim bu bölümde bal tadında geçer umarım ^^
Multie var :)
15. Bölüm
Yere serilmiş bedeni görüyorum . Gözlerim kapanmak üzereyken kanlı yüzüne bakıyorum . Acıyla inliyor küçük bedeni acıyla haykırıyor minik bedenim . Gözlerim süzülen acıyla karışmış yaşlar ile bilincim bedenimi terk ediyor . Sesler kesilmiyor kafamın içinde acı çığlık ve feryatlar kopuyor . Ambulans sesi duyuluyor ve ardından vücudum yer ile olan bağlantısını kesip yatak gibi bir şeye yatırılıyor . Gözlerime nüfuz eden ışıkla irkiliyorum . Kalbim korkuyla küt küt atıyor bedenim sızlıyor . Bir anda nefes alamıyorum .Aldığım nefes az geliyor boğazımda acı tat kendini belli ederken bir şey takılıyor kafama ve nefes alışverişim düzene giriyor . Uzun olarak nitelendireceğim yolculuktan sonra beni sedye ile indiriyorlar ve hızla bir odaya götürüyorlar gözlerim yarı açık geçtiğimiz yerlerdeki parlayan lambaları görüyorum . Sağ yanımda elimi tutan annemi görüyorum ağlıyor , gözlerinden ardı arkasını kesmeyen göz yaşları dökülüyor . Onu hiç böyle görmemiştim gözlerinden korku , acı , endişe okunuyor . Sıcak eli , elimi sıkıyor bende ona tepki vermek istiyorum ama bedenim sızlıyor zorla elini sıkıyorum . O anda gözlerinden süzülen ışığı o mutluluğu görebiliyorum . Sonra koluma iğnelerle serum dedikleri şeyi takıyorlar biraz canım yansa da anneme bakan gözlerim bunu belli etmiyor . Bana bakışları o kadar yoğun ki . Gözlerinde ki gerçek sevgiyi görüyorum . Kimsenin bakamayacağı gibi bakıyor bana sonra bedenime değen soğuk ellerle titriyorum . Alnıma bir şey değdiriyor ve orası yanmaya başlıyor arından beyaz bir bezi alıp oraya koyuyor ve bantlıyor . Annem yaş gözlerle hemşirelerle konuşuyor . Kazayı ufak yarayla ve sıyrılmayla atlattığımı söylüyorlar . Annem umut ve mutlulukla bakıyor . Hemşirelere teşekkür edip baş ucuma tekrar oturuyor ve gözlerimden öpüyor beni .
‘Seni seviyorum kızım . Benim küçük kızım . Benim Nina’m . ‘ diyor ve şefkatle öpüyor tekrar . Gözlerim dengesini kaybediyor ve yavaşça kapanıyor . Geri açtığımdaysa yanı başımda uyuyan güzel annemi görüyorum . Gözlerimi , bakışlarımı , saçlarımı ondan aldığım güzel annemi görüyorum . Sonra babamı arıyorum . Beni bir odaya getirmişler ve baş ucumda buhar makinesi var . Odada sadece annem ve ben varız babam yok… Babamı istiyorum ben huzursuzca yatakta doğruluyorum . Annem sandalye de oturmuş ve başı benim yatağımda olarak uyuyor . Ona üzüntüyle bakıyorum böyle uyumamalıydı . Yataktan doğrulup kalkıyorum kolumda yara bandı var . Serum denilen şey çıkarılmış . Andrew , Andrew’i görmeliyim . Nerde olduğuna nasıl olduğuna bakmalıyım . Orda öylece yatan bedeni gözümün önüne geldikçe gözlerim doluyor . Ağlıyorum hastanede dolanırken bir hemşire beni tutuyor . ‘Tatlım , nereye gidiyorsun ?’ diyor . Ağlayarak ona bakıyorum . ‘Andrew … Andrew ona gitmeliyim o .. o iyi mi ?’ diyorum ağlayarak . Hemşire beni dikkatle kucağına alıyor ve göz yaşlarımı siliyor . ‘şşş , böyle ağlamamalısın . Çevredeki hastalar rahatsız olurlar . Birazdan Andrew’in odasını öğrenip seni ona götürürüm’ diyor . Bir yere geliyoruz ve oradaki dosyaya bakıyor . ‘Soy adınız ne tatlım ‘ diyor Soyadımızı iç çekerek diyorum ve oradan bir numaraya bakıp beni bir yere getiriyor . Kapının önünde büyük annemi , büyük babamı ve babamı görüyorum . Babamı . Benim yanımda olmayan babamı . Tekrar gözlerim doluyor ve hıçkırarak hemşirenin kucağından inip babama koşuyorum küçük bacaklarımla . Babam beni görünce eğiliyor ve sarılıyor . Beni saçlarımdan öpüyor . Gözlerinde ki hüzün okunur durumda . Büyük annem hıçkırarak ağlıyor . Herkesin baktığı o yere bakıyorum orda bir sürü cihaza bağlanmış Andrew’i görüyorum . Benim Andrew’im orada yatıyor . Ona bakınca boğazımdan büyük bir hıçkırık kopuyor . Kalbimde o küçük kalbimde binlerce duygu geçiyor . O .. O ölecek mi ? Bedenim titriyor tam da o anda boğazımı delen hıçkırıklarım dolduruyor tüm koridoru bağırarak ağlıyorum . ‘O ölemez o ölmeyecek değil mi baba!’ diyorum babama dönerken . Babam beni göğsüne yaslıyor . Hala temizlenmemiş kanlı bedenim babamın üstünü kirletiyor ve ağlamamı durduramıyorum . Hıçkırıklarımı boğazımı deliyor . Bedenim daha sık titremeye başlıyor . Babam korkuyla yardım çağırıyor . Küçük bedenim sızlıyor ağrıyor kalbim ise en büyük acıyı çekiyor . O ölemez ! O ölmeyecek sonra biranda bir acı hissediyorum kolumda . Dönüp bakıyorum . Biraz önceki hemşire iğne yapıyor koluma . Beni bırakması için kolumu savuruyorum bedenim hissizleşmeye başlıyor ve babamın kolları arasında uyuya kalıyorum .
YOU ARE READING
Günah
ChickLitAşk,tutku,arzu,şehvet,acı,gizem hepsini bulunduran bir aşk düşünün.Yalanlar ile gerçeklik birbirini kovalarken bir bebek doğdu kirlenmiş dünyada.Büyük sırlarla kaplı yaşamında intikam ateşini tattı daha kozasından çıkamadan.Kanadı kırık bir kelebek...
