Bölüm 1

811 31 17
                                        

Canım okurlarım ikinci bir hikaye ile aranızdayım :) Bu hikayemde de bana destek olup yanımda olacağınızdan eminim :) instagram da "aysemmgulumm" kullanıcı adı ile beni bulabilir takip edebilirsiniz hepinize çok TEŞEKKÜR EDERİM :)

*_*

Eylül Çınar

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.

Eylül Çınar

Çalan alarm ile güne başlamaktan nefret etsem de ödevi tamamlamak için gece geç uyuduk haliyle sabah uyanamama ihtimaline karşı alarm kurdum yoksa bir dönem boyunca verdiğimiz emek boşa gider ki bunu da ne kızlar ne de ben isteriz. Komodinin üzerindeki telefonuma uzanıp alarmı kapattım ve bildirimlere kısa bir göz attım ders gruplarından gelen birkaç mesaj dışında bir şey yoktu, telefonu yeniden komodinin üzerine bırakıp yataktan çıktım. İlk işim bestenin odasına gidip kapısını çalmak oldu

"beste kalk hadi"

"kalktım ben eylül hazırlanıyorum" ah canım arkadaşım, sorumluluklarını çok iyi bilir ve planlı bir şekilde her şeyi vaktinden önce halleder bu özelliği gerçekten takdire şayan. Biz bunu ona da söylediğimizde lise sonda üniversite sınavına hazırlanırken kazandığı bir alışkanlık olduğunu ve hayatında yer ettiğini söylüyor nedense o hazırlık zamanında ben böyle alışkınlıklar edinemedim.

"kuzu merte söyle de gelirken ekmek alsın" mert kim diyecek olursanız bestenin daha doğrusu beste mertin en büyük şansı diyebilirim. Üniversitenin ikinci yılın bahar döneminde tanışmışlardı gerçi o zaman beste merte gıcık olmuştu, ah ah nereden nereye işte...

"uyandırmak için aradığımda söyledim ama evden çıkınca mert arar nasıl olsa o zaman tekrar hatırlatırım"

"tamam" evet şimdi uyanma sırası salonumuzda uyuyan deli mi zır deli arkadaşımız melteme geldi, yanına gidip hafifçe koluna dokundum

"meltem uyan hadi" meltem örtüyü kafasına kadar çekip öbür tarafına döndü, örtüyü başından çekip omzuna yeniden dokundum

"meltem kalk hadi kahvaltı yapıp çıkmamız lazım proje teslimine geç kalmayalım"

"anne beş dakika daha" meltem örtüyü yeniden başına çekerken bu sefer örtüyü tamamen üzerinden çektim

"meltem saat 12 olmuş uyuyakalmışız proje teslimine geç kaldık" meltem bir anda kanepede doğrulup hemen ayağa kalktı

"kızım nasıl uyanmazsınız şimdi boku yedik!! nazım hocaya ne kadar yalvarsak da projeyi kabul etmez, valla bak babam beni bu sefer eve almaz sokakta kaldım aghhh!!" meltem telaşla bir oraya bir buraya gidip gelirken ben onun bu haline gülmemek için kendimi zor tutuyorum, meltemin sesini duyup yanımıza gelen bestenin dedikleriyle kahkahamı daha fazla tutamadım

"ne oldu buna deli dana gibi dönüp duruyor" ben kahkahalarla gülerken beste anlamaz bakışlarla bana ve melteme bakıyordu, meltem ise yeni aklına gelen fikirle telefonuna baktı ekrandaki saati görmesiyle bana kızgınlıkla bakmaya başladı

EYLÜL GECESiStories to obsess over. Discover now