We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.

Yeni Ev ve Taştan Bir Şömine

33 2 1
                                        

1800'lü yılların sonlarında güneşli bir pazar günüydü. Benim büyükannem olarak bildiğim 12 yaşına yeni basıcak  küçük bir kızın yüzündeki gülücüklerle açan yüzlerce çiçek arasında ,yeni taşındıkları evin bahçesinde koşuşturmasıyla başladı herşey...

    Uzun sarı saçları arasında parlayan güneş ve o kabarık yeşil elbisesiyle âdeta bir prenses gibiydi. Birden evden gelen bir sesle irkildi;

--Helda! Gelip kutuları açmama yardım etmelisin , yoksa akşam yemeğini yetiştiremeyeceğim!

--Tamam! Tamam geliyorum.

    Annesinin bu sözleri ardından meşale gibi parlayan gözlerinin ardındaki alevler söndü. Elden bir şey gelmez tabi, annesine yardım için usulca eve doğru yürüdü

    Açık kahve rengi cam çerçeveli geniş bir giriş kapısından içeri girdi , ferah ama pek ışık almayan içi, açılmamış kutularla dolu , kapının tam karşısında örümcek ağıyla kaplanmış taştan şöminesi olan geniş bir odaya girdi, duvarlar soluk gri tonlarında yer ise, eski ve bağzı yerleri çatlamış parkelerle kaplıydı.

    Annesiyle beraber şöminenin üzerindeki örümcek ağlarını temizlediler  önündeki bir kaç ,eski kitap ve süs eşyasıyla dolu kutuları açtılar . Annesi  şöminenin yanındaki rafın tozunu alarak kitapları rafa  yerleştiriyor helda ise, süs eşyalarını kutudan çıkarıp eski evlerinden getirdikleri siyah konsolun üzerine diziyor yada çekmecelerine yerleştiriyordu.

    Şöminenin sağ tarafından yukarıya doğru dönerek uzana ahşap işlemeli merdivenlerin ardından kalın ve biraz tok bir ses duyuldu;

--Helen bu kilitli odanın anahtarı nerede?

--Bilmiyorum canım buralarda hiç anahtar görmedim.

--Helda oradamı?

--Evet baba, buradayım.

--Sen mi aldın bu anahtarı!

--Hayır! Sabah nakliye kamyonlarıyla birlikte buraya geldiğimizden beri eve ilk kez girdim.

--Öyleyse, yukarı gelip anahtarı aramama yardım edermisin?

--Geliyorum.

    Bu garip konuşmanın ardından Helda işlemeli merdivenleri ikişer ikişer çıkarken aynı soluk renkli duvarlarda gözlerini gezdirdi. Merdivenlerin sonunda iki yana uzanan uzun bir koridor vardı. Koridorda ise 4 tane giriş kapısındaki işlemelere benzer şekili kapı vardı. Sağ taraftaki ilk kapı yarı açıktı yerdeki annesinin çeyizinden kalma banyo paspasının ucu görünüyordu büyük bir ihtimalle banyo orasıydı. Sağdaki ikinci kapının önünde bir çok kutu ve oyuncak vardı, oyuncak ayısını kutulardan birinin üzerinde görünce o odanın kendi odası olduğunu anladı. Sol taraftaki ilk kapının önünde babası diz çokmüş ve kapının altından bakmaya çalışıyordu, sanırım orası anahtarı kayıp olan odaydı. Babasını yerde görünce yüzünde kahkaha atmak isteyen bir ifade belirdi. Koridorun sonundaki oda da annesi ve babasınınki olmalı diye düşündü. Az sonra babasının garip bir ifadeyle kendisine doğru baktığını görünce , kafasını sağa sola sallayıp babasının yanına doğru koştu.


                                                                                          Devam edecek...      

KAYIP DÜNYAStories to obsess over. Discover now