Herkese merhaba.
En sevdiğim shipimin kitabını yazayım dedim. Ne kadar okunur bilemem. Ama görüyorum ki fazla Ongniel kitabı yok. Olanlar da 3-4 bölüm. Ben ne kadar devam ederim? Tartışılır. Ama yazmaya çalışacağım. Umarım beğenilir. Hakaretsiz eleştiriye her zaman açığım. Daha fazla boş yapmadan hikayeye geçelim.
İyi okumalar..
×××
Yağan yağmura aldırmadan yavaş adımlarla yürümeye başladım. Elimi kafamın üstüne siper ettim ve okula girdim. Koridordaki öğrencilerin gözü bana dönünce başımı yere eğdim ve merdivenleri tırmanmaya başladım. Koridorun sonundaki sınıfıma ilerledim.Sınıf her zamanki gibi gürültülüydü ve yine herkes kendi halindeydi. En arka sıradaki yerime geçtim.Kulaklıklarımı kulağıma yerleştirdim. Derin nefes alıp kafamı sıraya koydum ve gözlerimi kapattım.
Kolumun dürtülmesiyle başımı kaldırdım. KyungSoo bana bakıyordu. Yüzümü buruşturup gözlerimi ovdum.
"Ne oldu Soo?"
Yanıma oturup kolunu omzuma attı.
"Gecikmişsin?" İç çekip başımı masaya yasladım yeniden.
"Uyanamadım." Bana bakmadan konuştu.
"Neden? Gece gece ne yaptın Seong?" Arsızca güldü.Ensesine vurup göz devirdim.
"Felsefe çalıştım bebeğim." Gözlerini büyüttü.
"Oha...Ong Seongwoo ders çalışmış!" Sınıfa dönüp bağırdı.
"Millet! Seong woo ders çalışmış. İnanabiliyor musunuz?" Gülmeye başladı. Sınıftaki birkaç kişi gülüp önüne döndü. Başımı olumsuz anlamda salladim.
"Gitsene KyungSoo. Ben Jihoonla oturacağım." Bana kısa bir bakış attı.
"Öyle olsun." Sinirle ön sıraya geçti. Güldüm ve Jihoon'u yanıma çağırdım.
"Nabersin minik?" Kaşlarını çattı.
"Ağzına bir vururum görürsün miniği." Kahkaha attım.
"Tamam tamam sakin." Gülmemi zorlukla durdum. Bana baktı ve aklına bişey gelmişçesine gözlerini büyüttü heyecanla.
"Seongwoo! Okula yeni biri gelmiş sen gördün mü?" Hafızamı yokladıktan sonra yeni bir yüz görmediğimi farkettim.Başımı olumsuz anlamda salladım.
"Görmedim. Kim ki?" Gözlerini kocaman açtı. Bu hâline gülmeden edemedim.
"Çoookk yakışıklıııı..." Yeniden seslice güldüm.
"Jihoon.Sana göre herkes yakışıklı. Lisenin ilk yılları bana da yürüdün. Hatırlatırım.* Yüzünü buruşturdu.
"Yaptığım hatayı yüzüme vurmasana!" Ona bakıp dil çıkardım.
"Hah! Hataymış. Haspam." Bana bakmadan konuştu.
"Keşke aynı sınıfta olsak." Bakışlarımı yüzüne çevirdim.
"Kimle?"
"Yeni gelen çocukla." Göz devirdim.
"Çok salaksın. En fazla ne olabilir Tanrı aşkına?" Biri aniden masaya ellerini vurunca gelen öküze (!) Baktım.
"Yavaş olsana Jisung." Bana bakıp göz devirdi ve Soo ile Jihoon'a döndü.
"Iyyy neyi var yine bunun? Yüzü bir karış yere değiyor." Ona bakmadan konuştum.
YOU ARE READING
|ONGNİEL| Yasak Meyve.
Fanfiction"Kalabalığın açtığı yolda ilerleyen bedene diktim gözlerimi. Yavaşça yürüyüp alacaklarını aldı ve yine yürüdüğü yoldan geri dündü.Onu baştan aşağı süzdüm. İnce uzun bedenini çok güzel taşıyordu. Bacaklarını saran gri okul pantolonu ve ince bedenine...
