DURAK

6 2 0
                                        

Her zaman olduğu gibi sabah saat 08.00 de uyandım. Servisler çok pahalı olduğu için ailem benim için servis tutmadı çünkü kardeşlerim servisle gidiyordu ve 3 kişinin aynı anda servisle gitmesi büyük bir maddi sıkıntıya yol açardı. Bende otobüs ile giderdim. Sonbahar mevsiminde olduğumuzdan dolayı şırıl şırıl yağmur yağıyordu. Şemsiyemi aldım ve yola koyuldum. En sevdiğim ve en nefret ettiğim günlerdir, yağmurun yağdığı  günler. Havada ki yağmur kokusu yağmurun yağışı ve yere düşüşü, küçük su birikintileri ve o birikintilere her yağmur damlası yağdığında çıkan o ses yağmurlu günleri sevmem için mükkemmel bir sebepti. Ama aynı zamanda sokak hayvanlarının üşümesi yemek araması, evsiz insanların ıslanmamak için yer araması da böyle günlerden nefret etmem için büyük bir sebepti. Durakta otobüs beklerken yanımda yaşlı bir amca belirdi. Saçları ve sakalı birbirine karışmıştı, bakışları buruktu dokunsan hüngür hüngür ağlayacak gibiydi. Bakışları beni ona çekmişti resmen. Onun için bir şey yapmalıydım, yapmak zorundaydım gibi  hissediyordum. Sessizce yaklaştım. Uzaklara dalmıştı birden yaklaşınca irkildi. Yağmurun gürültüsü altında sordum;
+Merhaba amca.
(Cevap vermedi)
+Yağmur çok fazla şiddetlendi görünüşe göre şemsiyeniz de yok isterseniz benim şemsiyenin altına girebilirsiniz.
...

Belli bir süre bekledim fakat her hangi bir cevap yoktu. Tek çarem şemsiyeyi ona doğru tutmaktı, yaklaştım ve şemsiyeyi tuttum. Yüzüme baktı bir kaç saniye bakıştık sonra koşar adımlarla uzaklaştı
...

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Sep 24, 2018 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

ŞemsiyeWhere stories live. Discover now