Her zamanki gibi işten yine geç çıkmıştım ve çok yorgundum. Bu saatte bizim o tarafa giden otobüs bulamayacağım için taksiyle gitmeye karar verdim. Taksi durağını aramak için telefonumu çıkardım tam numarayı tuşlayıp arayacaktım ki benim aptal ve bozuk telefonum yine kapandı ve ne zaman açılacağı belli değildi. Bu saate ne yapacağıma karar veremeyip bıkkınlıkla nefesimi dışarı verdim ve en iyi taksi durağına kadar gitmeyi seçtim çünkü bu saatte otobüsle gitmek taksiyle gitmekten daha tehlikeli geldi gözüme. Caddenin karşına geçip yürümeye başladım ve en az 15 dakika yürüdükten sonra yanıma Şahin markalı bi araba yaklaştı ve yolcu koltuğunun olduğu taraftaki kapı açılıp içinden 26-27 yaşlarında bi adam çıkıp yüzünde iğrenç bir sırıtışla
" Selam güzelim bu gece boş musun?" diye sordu.
Bi an dediğinin karşısında afallayıp "Anlamadım?" diye cevap verdim. Benim bu cevabım karşısında hâlâ arabada olan adam "Hadi ama güzellik amma naz yaptın neyse karşılığın veririz." diyince korkudan ne yapacağımı bilemedim ve arkama dönüp kaçmaya çalıştım ama dışarda olan adam beni daha iki adım atamadan yakaladı ve "Seni küçük sürtük nereye gittiğini sanıyorsun." Dedi.
"Yalvarırım bırakın beni üstümdeki bütün parayı alın kimseye bişey söylemem ama bırakın lütfen." diyip ağlıyordum ama hiç bir faydası olmadı beni arabanın arka koltuğuna fırlatıp kendiside hemen yanıma oturdu ve kolumdan tutup beni biraz hırpaladı ve konuşmaya başladı "Küçük aptal seni güzellikten anlamıyorsun madem bizde zorla alırız istediğimizi." diyip ikisi aynı anda kahkaha atmaya başladıklarında ben daha fazla ağlamaya başladım. Sürücü koltuğundaki adam dikiz aynasından önce bana bakıp yüzünü buruşturdu ve yanımdaki adama "Hakan sustur şunu sinirlerimi bozuyo" diyip gaza biraz daha yüklendi ve adının Hakan olduğunu öğrendiğim adamda "Kes sesini sürtük."diyip yüzüme sert bir tokat atmasıyla kafam cama çarptı ve canımın acısıyla ağzımdan "Ahh!!" diye küçük bir inleme çıktı. Bende bunun üzerine elimi hemen ağzımın üzerine kapatıp hıçkırıklarımı durdurmaya çalıştım. Bir süre sonra hıçkırıklarım sessiz iç çekişlere döndü ve bu sayede arabayı ölüm sessizliği kapladı. Bende bu sırada nerede olduğumuzu öğrenmek ve kaçma şansımı hesaplamak için camdan dışarı baktım ama gördüğüm tek şey karanlık ve ağaçlardı bunun işime yaramayacağını anlayıp içimden Allah'a beni burdan kurtarması için dua etmeye başladım. Bi yarım saat gittikten sonra sürücü adam arabayı sık olan ağaçların arasına çekti ve arkasını dönüp "Evett turumuz buraya kadar umarım memnun kalmışsındır." diyip elini yüzüme doğru uzatınca hemen gidebildiğim kadar geriye gittim bana dokunmasın diye ama bu yaptığım hareket onu sinirlendirmiş olmalı ki birden saçlarımdan tutup kendisine doğru yaklaştırdı ve " bana bak kızım biraz daha zorluk çıkarırsan gebertirim seni" diyince bi anlık sinirle suratına tükürdüm ve o da beni sertçe geri ittirdi ve Hakan denen adama dönüp "Bu rahat durmayacak en iyisi bağlamak. Sen aşağı indir bunu bende bagajda ki ipi çıkarıyım." Dedi. Hakan denen adamda "Tamam abi" diyip yanındaki kapıyı açıp benide çekiştirerek aşağı indi ve ormanın içine doğru yönelmeye başladı. Bende bu sırada elinden kurtulmaya çalışıyodum bir anda durup arkasını döndü ve "Bana bak aptal kız boşuna uğraşıp durma seni elimizden hiç bir güç alamaz." diye bağırmaya başladı ve bu sayede tutuşu gevşedi bende bu boşluğundan yararlanıp bacak arasına olağanca gücümle tekme attım. O da canın acısıyla bileğimi bırakıp elini kasıklarına götürüp bağırmaya başladığında bende nereye gittiğimi bilmeden ormanın içine doğru koşmaya başladım bu sırada diğer adamda sesimizi duymuş olmalı ki hemen arkamdan koşmaya başladı bende bunu farkedince daha hızlı koşmaya çalıştım. Bir süre koştuktan sonra peşimden gelen ayak sesleriyle o adamın hâlâ arkamdan geldiğini anladım ne kadar yaklaştığına bakmak için kafamı çevirmiştim ki ağladığım için etrafı bulanık görüyordum, ne olduğunu anlamadığım bir anda ayağım birden bişeye takıldı ve ben çığlık atarak yuvarlanmaya başladım.
Kısa bir süre yuvarlandıktan sonra kafam sert bir şeye çarptı ve canımın acısıyla ağzımdan "Ahhh!!!" diye inleme sesi çıktı. Orda öylece yatarken birden bana doğru yaklaşan ayak sesleri duydum ve vücudumu hareket ettirip ayağa kalkmaya çalıştım ama olmadı. Bu sırada da ayak sesleri iyice yanıma geldi ve konuşmaya başladıklarında bunların beni kaçıran adamlar olduğunu anladım "Abi öldü mü? Acaba" "Bilmiyorum lan bi baksana" Dediğini duydum ve bir anda boynumda bir elin soğukluğunu hissettim sanırım yaşayıp yaşamadığıma bakıyordu. Boynumdaki elin sahibi "Abi yaşıyo b..." demişti ki lafı yarım kaldı çünkü başka bir taraftan "Kim var ordaa!!" diye bir bağırma sesi geldi. Bunu duyan başımdaki adamlarda " kaç lan kaç!" bağırıp koşmaya başladılar. Onlar yanımdan uzaklaşırken benimde bilincim yavaştan kaymaya başladı ve gözümü kapatmaya başladım ve en son hatırladığım şey bana doğru yaklaşan başka bir ayak sesleriydi.
YOU ARE READING
KARAHAN
ChickLitKaranlığa söz geçer de kalbe söz geçer mi? Karanlığın efendisi KARAHAN ASLAN Ve Masumluğun abidesi BALIM ÖZTÜRK Taş'tan daha sert bir adam ve pamuk'tan daha yumuşak kızın aşkına şahit olmaya var mısınız? ~KESİT~ "Saçlarımı koklarlen ne mırıldanıy...
