MAVİŞ

24 8 2
                                        

Güneş beni ışınlarıyla düverek uyandırırken,istemsizce gözlerimi açtım.Saat sabah 9:30'u geçiyordu hızlıca kalkıp hazırlanmaya başladım çünkü okula çok geç kalmıştım.

Yeri düve düve koşuyordum, sert bir şeye çarpmamla bir anda durdum;karşımda geniş omuzlu mavi güzlü sarı saçlı ince bir tişürtle gayet yakışıklı bir çocuk duruyordu.
Gözlerime şaşkın şaşkın bakıyordu,ortamı bir kaç saniye sesizlik kapladı sadece arabaların vızırtıları duyuluyordu.Sesizliği bozan ben oldum:

-pardon çok özürdilerim derse yetişmem gerekli de.

Masum bir gülümsemeyle,

-Önemli değil.dedi

Arkama bakmadan yürüdüm,birkaç adım atıktan sonra bir ses duydum.

-İyi dersler.

Bana mı dedi o yoksa ben mi yanlış duydum.Arkama usulca döndüm;o ışıl ışıl mavi gözleriyle bana bakıyordu.

-Teşekür ederim.

Deyip koşarak okula gittim.Ne yazıki dersimiz en sevmediğim dersti iç çekerek hocadan geç kaldığım için özürdiledim ve yerime oturdum.

Bu dersin neden bize öğretildiğini hiç anlamazdım sonuçta üniversite giriş sınavların da sorulmuyor.
-ingilizce
İsmi beni hayatan soğutmaya yetiyor bile.

Kaç saat uyumuşum hiç bilmiyorum, bir kaba sesle uyandım.Beni uyandıran sınıfımızın en yaramaz çocuğu arkadaşım Berk di.

-Hade uyan Gül.saat kaç oldu biliyormusun?
-Kaç dedim.
-12:00 öğlen arası oldu artıkın hade kantine gidip bir şeyler yiyelim.
-Uykulu halimle tamam dedim.

Kantine Berk'le beraber gittik,ben bir kahve aldım Berk ise bir tost ve bir şişe kola alıp çıktık kantinden.
Okulun girişindeki çardakta oturup aldıklarımızı yedik.

Okulun kapısından içeri girenleri gürmemle kahvemin boğazımda kalması bir oldu,öksürmeye başladım Berk'te sırtıma bir kaç kere vurdu
Su istermisin dedi Berk.

-Hayır.İyiyim teşekkürler.

Kapıdan girenler bu sabah çarptığım mavişti.İçimden buda mı bu okulda dedim.Mutlu olduğumu beli etmeden.

Bu okulda yeni olduğum için bu okulla ilgili pek bilgim yok.Ben kimim derseniz:

Ben Gül Kılıç.17 yaşındayım .Antalyaya yeni taşındık daha önce Ankara da yaşıyorduk annem ve babamla beraber.
Bu okula bir hafta önce geldim ama çabuk insanlarla kaynaşabildiğim için yeni arkadaşlarım oldu onlardan biride Berk Aslan. Berk iyi biri ilk geldiğim gün onunla tanıştım.Sınıflarımızın aynı olduğunu öğrendiğim de çok sevinmiştim sonuçta bu okula yeni gelmiştim ve bir rehbere ihtiyacım vardı.
Babam avukat,annem ise öğretmen.
Ben ise Doktor olmak istiyorum.

Ders zili çalmasıyla derse gittik.Bu seferki dersimizi seviyordum çünkü dikkatimi çok çekiyordu.Ders insan beyni ile ilgiliydi.Dersi öyle pür dikat dinlemişim ki Berk'in beni çağırdığını duyamamışım.

"Bahçeye çıkalı mı?diyorum sana sabahtan beri duymuyormusun beni sen"

Kıkırdayarak "pardon Berk bu ders o kadar ilgimi çekiyorki seni duymamışım özürdilerim."

RÜYAWhere stories live. Discover now