Kurduğum alarmin neşeli ve haraketli müziği uyandığım anda moralimi biraz daha yükseltmişti.Müziği kapatmadan yataktan çıkıp elimi yüzümü yıkamaya gittim.Bugünün iyi geçeceğini düşünüyordum ama yinede tedbirli olmakta fayda vardır.
Elimi yüzümü yıkadıktan sonra tuvaletten çıktım ve önümde devrilmiş bir kitaplık gördüm buna şaşırmakla beraber korktumda çünkü evde benden başka kimse yaşamıyordu. Biraz sessizce bekledim, belki tekrar bir şeyler olur diye fakat hiç bir haraketlilik yoktu.
Kitaplığın düştüğü duvara bakınca olayın ne olduğunu biraz anladım sanırım. Duvarda bir çıkıntı vardı sanki darbe almış gibi. Üstüme aldığım ilk ceketle yan daireyi yoklamaya gittim. Kapılarını yavaşça vurdum, cevap veren olmadı. Daha hızlı bir şekilde tekrar tıklattım içeriden bir devrilme sesi geldi.
-İçeride kimse var mı? [- ben oluyorum(Jungkook)]
+Geldim bir saniye.
Kapı açıldığında kafamı yerden kaldırıp göz göze geldiğim kişiyi iyice süzdükten sonra,
-Merhaba! Ben 13. dairede oturan kişiyim, görünüşe göre komşu olduk.
+Oh merhaba! Tanışmak için erken bir saat değil mi?
-İkimizide uyanık olduğumuza göre isimlerimizi bahşedebiliriz sanırım ha ?
+Ben Kim Taehyung! (+ taehyung oluyor)
İşe gideceğim aklıma geldiğinde zaten geç kalmıştım ve bende onun haraketsizliği karşısında onu izlemeye koyuldum. Sanırsam on üç dakika civarı ikimizde birbirimize bakarak durduk sonrasında bana adımı sordu:
+Adını söyleyecek misin acaba ?
-Jeon Jungkook(emin değilim böyle miydi )
+Güzel bir isimmiş
-Seni görünce güzelliğinden şüphe ettim
+Ne?!
-Sesli mi söyledim
+Öyle oldu gibi, şimdilik unutalım mı?
-Olur, o zaman ben gideyim komşu.
+Görüşürüz!
Bugün gördüklerimden sonra beni etkileyecek bir manzara sanırım ulaşılamayacak bir seviyedeydi ve bunun etkisiyle bugünlük kendime izin verdim sanırım.
Eve girip tekrar kanepeye uzandıktan on dakikaya yakın bir sürede telefonumun masanın üstünde can çekişir misali titrediğini gördüm, arayan sekreterimdi ve 5. cevapsız araması olmuştu. Muhtemelen bir bahanem olup olmadığını soracaktı ama cevaplamayıp uzanmaya devam ettim.
Akşam olmuştu ve ben salonun camdan oluşan tek duvarının karşısına yatmış dışarıyı seyrediyordum ki kapımın tıklanmasıyla keyfimin içinden geçilmiş oldu.
Yavaş haraketlerle kapıya doğru yol almıştım kapı koluna elimi uzatıp,
"Kim o?" dedim.
+Benim Tae.
Delikten de bakıp onun olduğunu onaylayınca kapıyı açtım ve heyecanla kapının önündeki kıyafetleri kapının arkasına ittirdim.
-Selam!
+Merhaba Jungkook. Biraz sohbet etmeye ne dersin?
-Bu akşam evim biraz dağınık, başka bir akşam yapsak?
+Oh Tamam, pekala yarın olur mu?
-Yarın bir programım yok, o halde yarın akşam görüşürüz.
+Tamam, İyi akşamlar Jungkook.
-İyi akşamlar
Bugünün kusruna bakmaz umarım çünkü evim çok fazla dağınıktı. Muhtemelen evime girse ilk gireceği oda bile onu korkutup kaçırmaya yeterdi. Evimde bir göz gezdirdim de cidden temizliğe ihtiyacı vardı. Telefonu elime alıp sekreterimi aradım,
-Alo! Lisa
*Alo! Patron iyi misin? Bir şeyin yok değil mi? Bugün seni o kadar çok merak ettim ki...
-Tamam iyiyim önemli bir şey yok sadece uyanamadım. Senden bir şey isteyecektim aslında.
*Bu saatte ne olabilir ki?
-Bana temizlikte yardım eder misin?
*Şimdi mi?
-Evet, şimdi.
*Benim bir işim yok, gelebilirim!
-Çok teşekkür ederim, adresi biliyorsun zaten.
*Evet, geliyorum.
Bu işi de hallettikten sonra Taeyi evime davet edebilirdim. Acaba onu bu akşam kabul etmemem onu kırmış mıdır? Sanırım şu an iyidir.
Tam 27 dakika sonra kapım çaldı, Lisa gecikmişti. Kapıyı açtığımda gördüğüm surat ise Lisanın değildi. 102. dairede oturan yaşlı bir adamdı, eli ve kafasıyla özür diler gibi bir şeyler yapıp kendi kapısını çaldı. Bir süre koridorda bekledim.
Biraz sonra kapıya Taehyung da çıktı.
+Evden sıkıldın mı (güler) ?
-Biraz
+Gelmek ister misin ?
-Nereye, e-evine mi?
+Aynen öyle
-Bunu çok isterdim ama bu saatte olmaz misafirlik için biraz geç gibi.
+Misafirlik için geç tabii ama-
Arkamdan dürtüldüğümü hissedince Tae sözünü bitiremeden arkamı döndüm. Şu an önümde Lisa vardı.
"Evet, geldim. Hadi şu işi yapalım." diyip içeri daldı. Ardından Tae'nin yüzüne baktım. O bana bile bakmadan evine girmişti.
İşte mükemmel bir zamanlama örneğiydi bu evi her ne kadar toplasakta aklım Tae'de kalmıştı.
ESTÁS LEYENDO
Birine Özel Birine Genel
FanfictionBir iki bildiğim şeyle yazmaya çalışıyorum eleştiri yağmuruna da hazırım tabii .d
