Okuldaki Suskun Kız

293 17 28
                                        

Bir bahar gününe göre soğuk bir gün...
Geçirdiği sıcak günler toprağı terletmiş olacak ki nemliydi.

Ayağı çamura batan kız, ağıza yakışmayacak bir küfür savurdu.
Kısa sayılmayacak zayıf bir kızdı bu. Özenle yapıldığı belli bukle bukle saçları, üzerindeki kırmızı-siyah formanın üzerine sarkıyordu.Altına giydiği pantolon ütüsüzdü fakat kız yeni olduğu anlaşılan ayakkabıları bundan çok önemsiyor gibiydi.

Adının söylendiğini duyunca asık yüzünde dikişli bir gülümseme belirdi.

"Maggie, beraber yürüyelim. " canlı ama bir o kadar da yapmacık bir sesti bu.

"Tabi, canım. " yüzünü kıza dönmesine rağmen bir gözü ayaklarındaydı.

"Ya çok tatlı olmuşsun, özellikle saçların... "

Nazik bir ton ile teşekkür etti. Fakat kızın iltifatının altındaki kıskançlığın kokusunu alabiliyordu.

Kız şimdi erkek arkadaşını anlatıyor,stabil aralıklarla öne düşen saçını düzeltiyordu.
Maggie ise dinliyormuş gibi yapıyor, arada onaylayan bir ifadeyle kafasını sallıyordu.

Bu hepsinin yaptığı şey değil miydi? Bu samimiyetin arkasına saklanmış resmiyet.Peki arkadaşlık bu muydu ki? Hayır, belki bir reklamcı daha samimi ve dürüsttü. Aslında sosyal bir kızdı ve birçok arkadaşı vardı fakat bu ilişkilerin arkasındaki palyaço, bencil bir gülüş ile sırıtıyordu.
Yakınsa da, bu oyuna kendisi de dahildi, biliyordu.
Jokerin, maça kızından çok bulunduğu karışık bir kart oynuydu bu.

Okulun alışıldık gürültüsü düşüncelerini böldü. Kapının önünde bir çocuk elini arkadaşının omzuna atmış, gülüyordu. Çocuğun dalgalı saçları vardı ve elmacık kemikleri belli oluyordu. Mavi gözlerini ona çevirince çocuğu uzun süredir süzdüğünü farketti. Utanmış olmalıydı ki hızlıca kapıdan girip kendini sınıfa attı.

Sınıfta 2 gün sonra yapılacak bir okul gezisinin sohbeti dönüyordu. Konuşanları izlerken acaba cidden samimi bir arkadaş bulabilir mi diye düşünüyordu. Samimi bir arkadaş...
Onun gibi düşünen biri olmalıydı. Yalnız biri. Öbürlerinden uzak...

O an pencereden dışarıyı izleyen kızı fark etti. Belki aradığı kişiydi. Kızı daha önce fark etmemesi garipti. Suskun bir tip olmalıydı ki daha önce sesini duymamıştı.

Kıza yaklaştı. Kızın düz güzel saçları vardı ama taranmamış ve dağınıktı. Daha sonra dağınık olanın bir tek o olmadığını fark etti. Kıyafetleri tamamen ütüsüzdü ve siyah gözleri bomboş bakıyordu. Omuzuna dokundu ve seslendi:

"Selam, naber? Adın neydi? " sözleri resmiyet ile samimiyet arasındaki uçurumda asılı kalmıştı.

"Nana... Selam ... İyiyim Maggie... Sen? " kız yavaş bir şekilde konuşuyordu ve sesinde hiç bir duygudan eser yoktu.

Adını bilmesine şaşırdı.Gözlerinin altı mordu fakat bunun onla tatlı bir uyum içinde olduğunu düşündü.

"Neden, kimseyle konuşmuyorsun? Ben seni çok merak ediyorum?" sesinde bastırmaya çalıştığı bir kararsızlık vardı.

"Çünkü kimse benle konuşmuyor. Ve merak edilecek biri de değilim." sesinde üzüntüden bir iz olmamasını garipsedi.

"Hiç arkadaşın yok mu?" aslında bunu üzülerek söylemişti ama kızın gözlerinin parladığını fark etti.

"Hayır, tabiki var. Amy benim en iyi arkadaşım. Hep birlikte oynarız. Ama o okula gelmiyor. " heyecan ve mutluluk dolu bir tondu bu. Kızı küçük bir çocuğa benzetti.
Hem bu yaşta oyunda neydi zaten?

Yayınlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Aug 08, 2018 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Kapı mı çaldı?Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin