Alex Niki'ye dönerek " Küçük bir oda ama idare eder ne dersin? " dedi. Ama Niki hiç oralı olmadı.
Burası Fransa-İngiltere arasındaki küçük bir kasabaydı . Bir geceliğini otel tutmuşlardı. Bu otelin sahibi bembeyaz teniyle çok korkunçtu tabi oteli de öyleydi.
Niki ucuza tuttukları odadan hiç memnun olmamıştı, ama yine de belli etmiyordu. Ama Alex odayı hâlâ övüyordu. N'apsın onun kişliği olumluluktu. ~ Bence bu kadar olumlulukta çok iyi
değil ~ Niki ise hep hayata olumsuz bakan birisidir. ~ Bu kadar olumsuzlukta
değil ~ Ne zaman susacak bu diyerek içinden
söylenmeye başladı.
Odada sadece bir yatak vardı, onuda Alex kulanacaktı. Birden pencereler çarpıp açıldı, Niki pencereleri katıp koridora yönel-
di sanki arkasında bir şey görmüş gibi oldu. Arkasına döndü
o anda Alex korkudan yatakta dona kalmıştı. Viola odaya gir-
di, Viola otelde çalışan bir doktordu.
Viola Alex'sin ateşini ölçüp otelin sahibi olan Francis'i çağırdı
Alex bu sefer odaya aniden giren vampire çok benzeyen adamı
görünce korkudan kötü olup bayıldı. O sırada Niki laboyu bul-
muştu, içeriye girdi musluğu açtı kapı gıcıdamasını duyar duymaz arkasına döndü sona kadar kapattığı kapı sonuna kadar
açıktı Niki içnden Heralde rüzgar açmıştır diye düşündü ve kapıyı kapatı ve elerini yıkadı bir anda bir şey ağzını kapadı.
Ona dediki "Ses çıkarırsan ölürsün " dedi ardından çığlık sesleri
Niki daha fazla dayanamadı ve oracıkta bayılıverdi.
Ayıldığında ilk olarak bir geceliğine tutukları odaya girdi oda da sadece kan izleri vardı. Niki kardeşini kaybeteme üzüntüsüyle
dağa çıkıp 3-4 gün boyunca dağlarda kaldı ama bunun bir mantığı yoktu. Geri döndü ve olay yerine gitti. İlk önce sakinleşti ve olay yerini araştırmaya başladı duvarda bir delik gördü daha iyi bakınca bunun bir kilid olduğunu fark etti.
Sonrada kilide ait anahtarı bulmaya çalıştı, her yere baktı ama bir türlü bulamadı. Odanın içinde dönmeye başladı, birden aya-
ğına bir şey battı ve yere düştü. Hemen kendine geldi, halının altına baktı. Evet anahtar oradaydı.
