TANITIM

37 14 7
                                        

"Dünya'da ki yaşam insanların kabuslarının canlandırması gibiydi.Yaratıcı milyonlarca yıl önce biz insanlar için o harika gezegeni yaratmıştı.Şimdi ise dünyada insan var mı yok mu belli değildi.Bundan tam 332 yıl önce yani 2018 yılında dünyadaki 1000 insan gelecekteki soğuk savaşı ve salgın hastalığı hissetmiş olacak ki gezegeni terk ettiler.Jüpiter ya da Satürn'e gittiği tahmin edilen gruptan kısa bir süre sonra haber alınamamaya başlandı.Ve o grubun tahmin ettiği gibi 332 yıl sonra ortaya salgın hastalık çıktı,soğuk savaş ile birlikte dünyadaki nüfus da sıfıra düştü.Biz UBİVENO topluluğu olarak başta sadece on kişiydik ama bu bizi yıldırmadı.Dünyada insan kalmasa da tesisler ve yapılar duruyordu. Embriyolar ile birlikte bir sürü şeyi beraberimizde uzaya çıkarttık.Onları donduruldukları kapsüllerden çıkarttık.Özel suların içerisinde canlandırdık.Ve bize yandaş yaptık.Her ne kadar anne ve babaları belli olmasa da biz kocaman bir aile olduk.Ve şimdi daha iyisi için çalışıyoruz. Biz ASA kardeşler olarak barışın hep sizinle olmasını diliyor ve istiyoruz.Sizi saygı ve sevgiyle bırakıyoruz." Gözlerimi dünyanın tapılası manzarasından çekip bize her pazartesi bu videoyu izleten Profesör Sahari ye baktım.Kadın her hafta bu videoyu izletmekten bıkmıyor ve hiç yaşlanmıyordu.

"Sevgili Dostlarım, Üzerinden 568 yıl geçmiş olmasına rağmen ASA kardeşleri saygıyla anıyoruz ve bize bu güvenli ve sağlıklı hayatı bahşettikleri için onlara minnetimizi sunuyoruz... "

      "AYLA"

Kafamın içerisinde yankılanan ses ile Serim'e dönüp kötü bakışlarımın en kötüsünü attım.Kaşlarını kaldırmış yine o oyuncu yüz ifadesini takınmıştı.Adam üşenmiyor her seferinde aynı şeyi yapabiliyordu. "Her seferinde bu videoyu izlerken dalıp gidiyorsun."
Kaşlarımı çatıp şakağımda -saçlarımın kök kısmında- bulunan çipe bastım. "Aynı şeyi sürekli yapmaktan sıkılmıyorsun değil mi Serim?"
Güldü ve bana aldırmadan ritüelini devam ettirdi. "Aylaşum seni pek bir severim ama üzgünüm Profesör Sahari sana bakıyor.Ben kaçtım. Arrivederci."
Herkes odadan ayrılırken Serim el sallayıp gözden kayboldu.Bir dakika o adam bana Aylaşum'mu demişti? İğrenç.Iyk.Kaç yaşına gelmiş hala ismime garip garip ekler takıyor.Profesör Sahari uzay zamana göre 45 dünya zamana göre 90 yaşında olan bir kadındı.Upuzun siyah saçlarını her gün topuz yaparda gelirdi.Üzerinde hiç eksik etmediği bir cebi yıldız işlemeli bir önlüğü vardı.Beyaz doktor önlüğü.Yüzü burada gördüğüm insanların yüzünden daha güzeldi.İnce kalkık bir burun, uzun kirpiklere sahip gri gözler ve çıkı elmacık kemikleri.Ah buradaki herkesin benden güzel olduğu kesindi.
"Ayla? Her şey aynı mı?" Diye soran Profesör Sahari bugün gözüme daha bir farklı gelmişti.Daha mı güzel sanki?
"Evet elbette Profesör.Her şey yolunda." Gülümsedi.
"Barış ve sağlık hep seninle olsun Doktor Ayla."
Bu kadın harikaydı.Yani çoğu zaman.Bir insanı nasıl sadece bir kelime ile mutlu edeceğini biliyordu.Yani işin özeti henüz doktorum ama yakında terfi alacağım.Aslında ben öyle umuyorum.
Kısa yoldan geçip odama vardım.UBİVENO'nun beyaz gri karışımı koridorlarında her zaman kısa yollar olurdu.Kendimi yatağıma atıp Jüpiter'in nasıl bir yer olduğunu düşünmeye başladım.
Acaba orada yaşayanlar var mıydı?Ya da başka gezegenlerde insanlar var mıydı?22 yıldır bu lanet gemiye sıkışmıştım.Buradan başka hiç bir yeri canlı olarak görmemiştim.Başka bir yerin havasını solumamıştım.Burada kapana kısılmış gibi hissediyordum.Sanki biz doğmadan önce mesleklerimizi bile belirlemiş gibilerdi.Her ne kadar bilim insanı olmak benim tercihim olsa da.
Dışarı çıkan belirli insanlar vardı.Ve tek özellikleri o et yığınından başka hiç bir şeye benzemeyen bedenlerini savaşmak amaçlı kullanabilmeleriydi.
Onlar araştırma amaçlı başka gezegenlere inerlerdi.Bizim tek yaptığımız ise onların kasklarında bulunan kameralardan seyretmekti.Hayatlarımızın bir zamanlar dünyada yapılan köleliğe benzemesi tesadüf müydü?

"General Martin sizi odasında bekliyor Doktor Ayla."
Beynimin içinde yankılanan ses artık iç sesim olmuş gibiydi.Şakağımdaki çipe basıp cevap verdim.
"Tamam, teşekkür ederim."
Bize bu çipler takılalı kimse birbirini odasına kadar gelip çağırmaz olmuştu.Üzerime ciddi kıyafetlerimin en ciddisini giydim.Yani dizlerimde biten kalem etek ve beyaz gömlek.Ve olmazsa olmazım doktor önlüğü.Elbette üzerine kendi adımı işlemiştim.Renkli ipliklerle ve oldukça komik gözüküyordu.Hemen odamdan çıkıp General'in odasına yol aldım.

  General Martin oldukça kaba bir adamdı.Tek düşündüğü şey dünyada ve başka gezegenlerde kaynak bulmaktı.Bir sürü askeri ölmüştü ama adam muhtemelen sosyopattı. Yoksa onca insan öldükten sonra suçluluk duyması ve üzülmesi gerekirdi.General Martin'in odasına giderken karşıma çıkan Mini Drone ile sabrımın zorlandığını hissettim.
"Merhaba Doktor Ayla.Nereye gidiyorsunuz?"
Saçımı arkaya attım, gözlerimi devirdim.Sesimi kalınlaştırıp,
"Ben General Martin burada benim sözüm geçer."diyerek Generali taklit ettim.Karşımdaki Mini Drone yani Jack kahkahalarla gülmeye başladı. İnsanların özellikleri artık robotlardaydı.Bu gerçekten can yakıcı ydı. Jack ile vedalaştıktan sonra General Martin'in kapısını tıkladım ve 'Gel' demesini beklemeden içeriye girdim.
Bu adama kibar davranabilirim yani sanırım.
"Buyurun General beni çağırmış sınız?"
Masasına yaklaşmamı istedi.Dediğini yaptım ve konuşmasını bekledim. "Gemiye garip bir canlı girdi Doktor. Tahminimizce Şariy'a ama ya evrim geçirmiş ya da uzayda ona zarar veren bir şeyler var.Ben de sen ve senin inek arkadaşın Uzman Doktor Serim'den bu canlıyı keşfetmenizi istiyorum."
Deyip arkasında duran ekranı açtı.Keşfetmek, yani baya yaşıyor olsa bile onu kesip biçmemizi istiyordu.Bu delilikti.Karşımda beliren görüntü ile bu keşfetme olayını nasıl yapacağımızı düşündüm.Sedyede yatan canlı oldukca yaralıydı ki zaten resim buzlanmıştı pek bir şey anlaşılmıyordu.
"Ee doktor ne düşünüyorsun?" Ellerimi masasının üzerine koyup General'e doğru eğildim.General sarı saçlara ve mavi gözlere sahipti.Uzun boyu ve kaslı bir bedeni vardı.Ama bu oun yaptığı ırkçılığı, eziyeti ve daha fazlasını gizleyemiyordu.Evet General Martin, bize kendisini koruyucumuz olarak tanıtan adam siyahilerden nefret ediyordu.Buna kendi gözlerimle şahit olmuştum.Ortak salonda kimseyi umursamadan Maskir'i -canım dediğim arkadaşımı- elindeki biyolojik silah ile yaralamıştı.Maskir daha gencecikti!
"Hayır bunu yapmayacağım.O hala yaşıyor olabilir."deyip başımla ekrandaki resmi gösterdim.
"Sizi yıllardır koruyan benim.Sizi canlı tutan benim."
Yerinden kalkıp beni belimden tuttu.Kapıya doğru götürdü.Sinirlenmişti.Ve muhtemelen tüm sinirini benden çıkarmayı planlıyordu.
"Eğer yapmayacaksan;herkese senin o saçma deneylerin yüzünden bir çocuğun öldüğünü söyleyeyim." Elinden kurtulup
"Tamam" dedim. "Tamam yapacağım."
Beni dışarı doğru ittirip
"Serim ile gizlice hallet Doktor."dedi.
Odadan hızlıca çıktım.Bana böyle davranamazdı.Burada kurallar böyle işleyemezdi.Bundan yıllar önce bu büyük geminin içinde yaşayan herkesin dost olduğu, aile olduğu söylenmişti.Ve sadece üzerinde kısa bir zaman geçmiş olmasına rağmen bu ayrımcılık bu sinir bu öfke niyeydi? Kimeydi?Sinirle duvara tekme attım.
Tekme attığım duvar bana ciyaklayınca bu kadar teknolojinin arasında asla bir insan gibi davranamayacağımı anladım. Çipime basıp Serim'e seslendim.
"Sevgili Uzman Doktor Serim.Sizi laboratuvara bekliyorum.Yarından itibaren Özgürlüğe Giden Yoldaki ilk adımlarımızı atacağız."

                                              
                  🗡BÖLÜM SONU🔫

   İlk kitabımız ile karşınızdayız.Öncelikle bu kurgunun kesinlikle sıkıcı bir ders esnasında aklımıza geldiğini söylemeyiliz.Çünkü bizi sinir edip bize ilham veren hocalarımıza saygılarımızı sunmak istiyoruz.

    Öncelikle okuyan herkesin -rica ediyoruz- okumaya başladıkları tarihi yazmalarını istiyoruz.Bu gerçekten çok önemli.

     Ve bir de kitabımızı beğendiyseniz arkadaşlarınıza/çevrenize önerebilir misiniz? Yazdıklarımızın, kapılarını araladığımız hayal dünyamızdan çıkan bu cümlelerin herkes tarafından okumasını istiyoruz.

     Hayal edebildiğiniz,edebildiğimiz her şey gerçektir.Yani hayal etmekten vazgeçmeyin.Hayal etmek sadece birşeylerin başlangıcıdır.Renkli hayaller ile kalın...
                                                 
                                                   -M
    

3018Where stories live. Discover now