"Yağmur!" Ses vermedim , yastığa iyice gömüldüm ve odamın kapısı açıldı.
"Yeni okulunun ilk günü bugün kalk artık" diyip çıktı annem. Gözlerimi açtığımda anılarımız kayboluyordu. Tekrar kapattım gözlerimi. Ha? Pardon size anlatmayı unuttum.12 yaşındaydım o zamanlar toz pembe hayatın toz pembe aşkı yani.
  Küçüktüm, annem doktor babam ise yok. Yani nerde bilmiyorum. Babam olmadığı için hep güçsüz hissettiğim zamanlardan biriydi. Okuldaki kızlar tekme atıp düşürmüştü beni sonra biri elini uzattı.. Çağrıydı.. ilk sevgilim , sonum.. Sevgili olduk onunla zaman geçtikçe hem dost hem baba hem sevgili olmuştu bana. O kadar çok seviyorduk ki birbirimizi , o kadar çok seviyordum ki tarifi imkansız.

Sonra ne mi oldu?

  " Sevgilim , ben çıkıyorum Esma Teyze gelir birazdan" deyip anlımı öptü Çağrı. Bacağımı kırdım o da annem gelene kadar bana bakıyordu.
Ve son bir kez daha öpüp
"seni seviyorum" dedim
"Seni seviyorum" diyerek çıktı.

Biraz daha zaman geçtikten sonra kapı sesini duydum

"Anne! Sen mi geldin?"
"Evet kuzum. Ellerimi yıkayıp geliyorum."

Bende o sıra çalan telefonuma baktım. Çağrı arıyordu.

" Sevgilim annem geldi iyiyim problem yok daha yeni gittin ya valla bunal-" bir kadın sesi sözümü kesti

"Merhaba nasıl diyeceğim bilmiyorum ama burda bir kaza oldu ambulans geliyor şimdi bizde en son aranan kişilerden birini arayıp haber verelim dedik".  Dediği anda beynimden vurulmuşa döndüm.

"Nerdesiniz! Ne kazası ? Durumu nasıl?!" Diye bağırırken annem odama geldi direk.

Adresi aldıktan sonra hemen gittik annemle. Bizim evin arka sokağıydı. Değneklerimle zıplaya zıplaya sürüne sürüne gittim . İnanmıyordum , inanmıyordum ki yerde yatan Çağrı'mı görene kadar. Bilekliğimiz kan olana kadar.

Annem hemen koştu yanına müdahale etmek için , ama annem hemen ellerini çekti

"Anne ne duruyorsun bir şey yapsana!" Diye bağırdım. Ve annem ağlamaya başladı.
     Eğildim sevgilime o kan dolu soğuk dudaklarını öptüm. "Sevgilim , sen gitmezsin ki? Sen beni bırakamazsın ki?" Diyerek sarstım onu. 

...

Çağrım öleli 3 ay olmuştu. Annemde beni daha fazla İzmirde durmamam gerektiğini İstanbula taşıncağımızı söylemişti. Ve görüldüğü gibi gelmiştikte. 4 yılım... nereye gidersem gideyim sen burdasın. Deyip zar zor kalktım.

"Günaydın arkadaşlar !! Biliyorsunuz bu sizin son seneniz. Bu yüzden dersimde çıt istemiyorum" zırvalıklarına devam ederken hoca zilin çalmasıyla kapıdan çıktım direk çünkü çok susamıştım.

Koşarak çıkmamla birine çarptım
"Pardon özür dilerim" derken karşımdaki çocuk sadece bana bakıp gitti. Gözleri çağrı gibiydi ...

Yokluğundaki YolculuğumStories to obsess over. Discover now