Uzun bir günden sonra kendimi hasret kaldığım güzel mi güzel evime atmıştım.Aşık olduğum televizyonum ve ben başbaşayız sonunda.Haber programları ne kadar saçma olsa da benim asıl derdim sunucu.Şu sunucu kadın varya off at çiftliğine gitse atlara değil ona binerler..tamam iğrençleştim.Haber programlarını kapatıp çizgi film izlesem daha fazla eğlenebilirim aslında nasıl olsa çizgi filmler çocuklar için yapılmıyor sadece.
Bir süredir çizgi film izliyordum ve gayet güzel zaman geçiriyordum ta ki kapının bir anda çalması ile irkilmemekte kadar.
Saate baktım ve saat gecenin 2'siydi.Kim olabilir ki bu saatte.Acaba açsam mı..ya hırsız falansa..ben hırsız olsam eve gizlice girmem evin sahibi alt edip girerim yani..belkide öyle biridir..acaba tanıdığım biri mi..benim hiç akrabam yokki.Ah neyse faktır et ben lanet kapıyı açıyorum.
Kapıyı açtım.Evet kapı deliğinden bakmadan açtım.Neden bilmiyorum ama bir anlığına bi cesaret geldi bakmadım yani.
Etrafa baktım.Kimse yoktu.acaba yanlış kapıyı mı çalmıştı..bidk yerde bir demet çiçek var..çiçekleri yerden aldım ve kokladım..Bunlar papatyaydı..tanrım çok güzeller..hemde fazlasıyla..çiçeklere ilgim var desem yalan olmaz.Küçükken hep annemle çiçek dikerdik evimizin bahçesine..hep neşeli biriydi hep güzeldi..babamın onu ve beni terk etmesini hiç bir zaman bana yansıtmazdı..onu özlüyorum...
Düşüncelerimden ayrılıp elimde ki çiçeklerle eve girdim.Onları kanepenin yakınında olan sehpanın üzerine koydum.
Acaba bana bunları kim vermişti..kapıları karıştırıp başka birinin mutluluğunu ele geçirmemişimdir umarım..Ah neyse artık o mükemmel çiçekler bana ait..yani sahibini bulana kadar...
-ERTESİ GÜN-
Ah gene lanet bir gün.BIKTIIIĞĞM BU İŞTEEEEN.Yıllardır dostum olan Yoongi ile kendi şirketimiz vardı ve ben bu zengiliğin içinde bile kasvetliydim.Mimar olmama rağmen çizim yapmıyordum.Otokette çizim yapınca sıkılıyordum.Diğer çalışanlara yapmaları gerekenleri anlatırken onlar beni anlamıyordu.Bilmedikleri şeyleri anlatıryordum.Aslında işe yarayan tarafları da vardı.Mesela diğer şirketlere karşı bizim şirketin proje alma ve uygulama işi daha iyiydi.Hatta Seulde ki 10 binadan 8'ini bizim şirket yaptı desem yeridir.Ah şimdi egoistlik gibi olmasın ama o göktelenleri yaparken en çok emeği geçen bendim vede çok da güzel yaptım.Güzel olmasalardı neden insanlar yaptığım projeleri beğenmesinler ki dimi yaw.
Yoongi her zaman ki gibi odasına geçmişti e tabi bende.Bir kaç saat geçtikten sonra deri koltuğumun artık popomla beraber ayrı bir organ olduğunu hissettim.Fazla S I K I L D I M ve ne yapıcağımı bilmiyordum.En iyisi resim çizeyim dimi...İLHAM PLEASE COME TO ME BEBİTOM..
İlhamı beklerken kapının çalması ile heyecanlanmıştım.Benim kapım ne zaman çalsa ortaya güzel şeyler çıkardı...
İçeriye bir süredir şirkette çalışan ve Yoonginin yardımcı mimarlarından biri olan Taehyung girdi.Ah Taehyung cidden yakışıklıydı ve erkek olmama rağmen ona yürüyebilirdim.Ama muhtemelen o beni reddederdi.
'Günaydın efendim,bunları Yoongi bey size getirmemi istedi'
Masama elindeki dosyaları koydu ve yüzüme baktı.TANRIM GÖZ GÖZE GELDİK KESİN BENİ SEVİYOOOOOĞĞ
"Teşekkürler Taehyung"
'Rica ederim ah bu arada Yoongi bey sizden ders almamı istedi'
"Neden?"
'Çünkü kendisi öğretmeyi bilmiyormuş ve sizden çok şey öğrenebileceğimi söyledi'
"Tamam o zaman Yoongi beye teşekkürlerimi ilet"
Taehyung kapıdan çıkar çıkmaz.Sevinçlerim artmıştı ağağağağğa Taehyung bebitom ve ben.Aklıma sapıkça şeyler gelse de kendimi toplamak için onun güzel yüzünü düşünmem lazımdı.Hemen bir A4 kağıdı buldum,elime de kalem aldım ve onu çizmeye başladım.Çizimim güzel olmasa da kafamda ki asıl portrenin güzel olduğu kesindi.
YOU ARE READING
GECECİ
FanfictionHer gece kapıma bıraktığın çiçekler elbet bir gün solacak Kim Taehyung.Bir gece gördüğüm karanlıkta parıldayan o yüz kadar güzel olan bu çiçekler...onları unutmayacağım.
