Çevremde birbirine karışmış onca sesin zırvalıkların arasında gözüm ona kilitlenmişti. Beni ona bağlayan bir şey vardı sanki ayaklarım beni ona sürüklüyordu. Ayaklarımın emrine uydum gittim ve elime aldım. Sanki yine bir emir altında gibi elime aldığım defteri incelemeden almıştım oysa hayatta böyle bir şey yapmazdım. Arkadaşlarımın ısrarlarıyla en sonunda sahaftan çıkıp evlerimize yöneldik. Arkadaşlarımdan kurtulup kendimi eve attım. Anneme bile seslenmeden kendimi odama atıp yeni aldığım oldukça eskimiş defteri açtım fakat sahafta yarısına kadar dolu olan defterin başında bir iki cümleden başka bir şey yoktu. O cümleleri okumaya başladım.
"Basit düşün, basit yaşa, basit bak. Karmaşadan uzak dur ve arkana bakma nefesin kesilinceye kadar koş."
Düşe kalka koşuyordu o ıslak, yapışkan yolda gerçi yol muydu yoksa patika mı pek belli değildi. Nefesi kesilmek üzereydi ve artık bitkin bir şekilde yürüyordu çünkü artık koşacak hali kalmamıştı. Korkudan gözleri büyümüş kalbi küt küt atmaya başlamıştı. Arkasından kendisini kovalayan şey neydi? Yakalarsa kendisine ne yapacaktı? Buraya nasıl gelmişti? En son odasında sahaftan aldığı deftere bakıyordu. Şimdi nasıl oldu da böyle bir yerde koşarken bulmuştu kendisini. Bence ya rüya ya da hayal görüyorum diye düşünüyordu o korkmuş beyniyle. Peki bu beyin, beyni nasıl bir oyun içindeydi derken ayak sesleri işitti. Yalnız değil miydi acaba bu adını bile bilmediği yerde. " Bir dakika sahafta defteri incelememiştim ama şöyle bir göz ucuyla bir kaç sayfaya bakmıştım oraları hatırlamalıyım diye düşündü.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Retfed
Science FictionSahaftan aldığınız bir defter hayatınızı ne kadar değiştirebilir? Sizi yüzleri olmayan insanların olduğu farklı bir dünyaya sürükleyebilir mi? Peki bu dünyada sizi neler beklerdi? Bu durumdan nasıl kurtulurdunuz?
