Asi

440 23 10
                                        

Genç kız, bir çift beyaz safkan atın sürdüğü altın süslemeli kraliyet arabasında tek başına oturuyordu. İçinden 50'ye kadar saymakla meşguldü. Ne annesi, ne babası, ne de kardeşlerinden herhangi birisi yanında değildi. Onu başkente neden yalnız gönderdiklerini anlayamamıştı. Düğün için hala yapılması gereken bazı hazırlıkların olduğuydu ona söylenen. Fakat o, söylenen hiçbir şeye inanmıyordu. Çünkü 16'sına bastığından itibaren gelinliği hazırlanmaya başlanmıştı bile. Aradaki 2 yıl boyunca küpelerindeki taş çeşidinden parfümüne, düğün çiçeğindeki çiçeklerden salondaki perdelerin kumaşına kadar her şey belirlenmişti. Bir prensle evlenmek onun gibi bir prensesin gelecekle ilgili tek planı olmalıydı. Ne yapmak istediği ona sorulmamıştı bile.

Yol boyunca ona eşlik etmesi için iki hizmetçi görevlendirilmişti; Molly ve Lily. Bu iki kızı çocukluğundan beri tanıyordu. Onlarla beraber büyümüştü. İkizlerin annesi, kendi annesinin hizmetçisiydi. Annesi Leydi Amelia Lisandro da kızların annesi ile çocukluğundan beri arkadaştı. Bir leydi olduğunda en yakın arkadaşından ayrılmamasının tek yolu onu yanına hizmetçi olarak almasıydı.

Annesi, bir demircinin kızı olarak genç kızın babası Lord Richard Nerissa ile savaş meydanında karşılaşmasını çocuklarına her anlatışında, bunun hayatının dönüm noktası olduğundan bahsederdi. Ona ilk görüşte aşık oluşunu ve gelen ok karşısında o zamanlar yeni lord olmuş genç adamın önüne hiç tereddüt etmeden atılışını kendisine ve ağabeyi ile kardeşine yüzlerce kez anlatmıştı. Genç kadın bu cesur davranışıyla Richard Nerissa'yı kendine aşık etmiş ve Richard'ın annesine karşı verilen zorlu mücadele sonucunda evlenmişlerdi.

Richard'ın annesi Kraliçe Leydi Elizabeth Nerissa doğuştan bir asildi ve oğlunun köylü kızının tekiyle evlenmesine asla müsade edemezdi. Tek bir oğlu vardı, tahtın tek varisi oydu. Bir köylüyle değil bir prensesle evlenmeliydi. O prensesin krallığıyla dost ilişkiler kurulmalı, kendi krallığına müttefikler bulmalıydı. Ama oğlu isyancıların çıkardığı savaşın dönüşünde koluna köylü kızının birini takıp "nişanlım" diye tanıtmıştı tüm saraya. O köylünün bir cadı olduğunu ve savaş sırasında oğluna büyü yaptığını düşünmüştü hep. Onları ayırmak için o kızın yöntemine, büyüye, bile başvurduysa da başarılı olamadı. Yaptırdığı büyüler onların aşkını değil, kraliçenin ruh sağlığını bozmaktan öteye gidememişti.

Amelia ve Richard nihayetinde evlenmişlerdi ve daha evlendikleri akşam Richard, Amelia'nın rahmine tohumlarından birini bırakıvermişti bile. 9 ay sonra Amelia, kocasının kollarına bir erkek çocuğu verdiğinde Richard kendini dünyanın en mutlu erkeği olarak hissediyordu.

Bebeklerinin adını Leonard koydular. Aslan kadar cesur olmalarını istiyorlardı bu bebeğin. Günün birinde tahta geçecekti ne de olsa. En usta kılıç eğitmeninden en iyi oyuncakları yapan marangoza kadar herkes bu çocuk ile ilgilenmek için tutulmuştu. Bir dediğini iki etmediklerinden bu çocuk oldukça şımarık bir şekilde büyümüştü . Leonard 3 yaşına geldiğinde Amelia ve Richard dünyaya bir çocuk daha getirmek istediler.

Valerie'nin hikayesi işte bu şekilde başlıyordu. Kızıl saçları ve çimen yeşili gözleri ile annesini andıran küçük kız, annesi tarafından bir kız çocuğu olarak, babası tarafından ise bir erkek çocuğu olarak büyütülmüştü. Annesi ona şiirler, şarkılar ezberletip; reverans yapmayı ve arp çalmayı öğretirken babası avlanmayı, ok kullanmayı ve dövüşmeyi öğretiyordu.

Hırçın bir şekilde büyüyen Valerie annesiyle katı kuralcılığından dolayı sık sık tartışırdı. Elinden ok ve yayı almak mümkün olmayan Valerie, sarayın bahçesine çıkar, oyuncak bebeklerinden hedef yapar ve hiçbirini kaçırmaksızın vururdu.

Sarayda sık sık kaybolur, mutfaktan tatlıları aşırır ve kardeşi Logan'la bu tatlıları paylaşırdı. Logan ondan sadece 2 yaş küçüktü. Valerie Logan'la, Leonard'la anlaştığından daha iyi anlaşırdı. Leonard'ı sevmiyor değildi ama sık sık ağabeyiyle kavgaya tutuşurdu. Tartıştıkları konunun ne olduğu önemli değildi. Bu tartışmaların çoğu saç saça baş başa kavgayla biterdi ve onları birbirlerinden ayırmak için uzun uğraşlar sarf etmek gerekirdi.

AsiWhere stories live. Discover now