Bim'deki Yakışıklı |bölüm: 1|

51 5 11
                                        

Çilek Multide. Market arabası güzeli

"Tamam sakin!" Diye çemkirdim telefondaki Deniz'e.

Telefondaki Deniz'in sesi kesilince,canım kendime içimden birkaç övgü cümlesi sövdürdüm.

Deniz'i susturmak zor bir konuydu! Allah kıza iyi bir çene vermişti.

"Tek tek hepiniz Uni'ye söylüyorsunuz. Uni'cim!"

Telefonu Uni'ye verdikleriyle ilgili birkaç tıkırtı sesi duyuldu.

Şimdi siz zeki okurlar, diyeceksiniz ki 21. yüzyıldayız bu mükemmel kızın, normal olamayan arkadaşları neden hapörlere almıyor.

Herkes sigaraları hazırlayıp, müslüm baba açsın anlatıyorum. Çokün şuraya.

(Yüksek dozda efkar içerir. 50 yaş yaşlandırır, saç beyazlatır,  uzun süreli depresyona sokar)

Bu beyin yerine kafasında silikon bulunan arkadaşlarımın, notları Osmanlı'nın düştüğü hızda düştüğü için anneler aralarında bir toplantı düzenledi.

Kararlarını halka -ben bu konuya dahil değilim- açıkladıklarında bizim grup üyeleri büyük bir çöküş yaşadı. Özellikle usta stalkçımız Ege, anında 5 kilo verdi. Ama bu anneleri yıldırmadı.

Onlarda annanemin eski Nokia'sıyla idare ediyorlardı.

Bende bu olanları yüzümdeki kötü kadın tipiyle izliyordum. Okul dönemi hayvan gibi çalıştım. Onlarda çalışsaydı.

Aslında derslerim kötü olsaydı bile tüm binaya börek açar, mantı büker, dolma doldurur, çay yaparım yine de vermezdim.

Vermem yani. Benim O.

Size bunu benim hazırladığım reklamla açıklıyorum:

Reklamlar~

Telefon candır. Telefon, dalak, ciğer, böbrek, anüs flndır. Eğer sen bir bitki hücresi isen kloroplastın. Eğer bir insan isen şah damarındır. Stalk'ın ana kalbidir.

Kullanalım kullandıralım!

~Mr Kamu Spotu

Reklamım bitmişti ki Uni'nin sesiyle Türkiye'deki Bim'de olduğum aklıma geldi.

"Şu vampir dişleri var ya onlarda 5 tane al" dedi, her zaman ki uykulu sesiyle.

Haparlördeki telefona bir daha çemkirmek için derin bir nefes aldım. Canım telefonum zarar görmesin diye hafif ağzımdan uzağa götürü verdim.

"Unicorn sıçmığı mısın nesin? O kadar dişi nerene takcaksın? Tövbe tövbe"

Kapı gıcırtısı gibi çıkan sesim üzerine Bim'deki birkaç vatandaş  bana döndü. Şirin olmak için sırıtırken olay yerinden hızla ayrıldım.

Telefonda arkadaşlarımın acı çığlıkları ve çocuk ağlama duyuldu.
Market arabasına sütlü bütün ürünleri doldururken aklıma neden 5 tane jelibon vampir dişi istediği geldi.

"Harbi lan! Sayınca tam oluyor. Hepimizi bir tane ile ısırıp onları yiyerek ortadan kaldırcaksın di mi?" diye konuşmamıza devam ettim.

"Bu kafayla çok yaşayacağınızı zaten düşünmüyorum! Kendimi yoramam" Diye o da bana çemkirdi.

-Kendisi bu aralar depresyondaydı. Bu halleri gayet normal-

İç sesim: Sakin ol şampiyon. Şeker ister misin?

-Hadise'ye selamlar-

"Ege telefon istiyormuş takma onu, her zamanki hali. Yağız dürüm çiğ köfte yanında didi. Deniz diyet bisküvi. Meriç, birşey istemiyormuş. Muhtemelen ortadan otlanır.
Komşunun veletleri de meyveli kek istiyormuş. İkimize içecek bir şey alırsan tşk"

Has llegado al final de las partes publicadas.

⏰ Última actualización: Feb 05, 2018 ⏰

¡Añade esta historia a tu biblioteca para recibir notificaciones sobre nuevas partes!

BİM'DEKİ YAKIŞIKLI Historias para obsesionarse. Descúbrelo ahora