Seher Ablaların yoğurduğu kınayı gece yatmadan önce eline avuçlarına sürüp eski çorapları eldiven gibi ellerine giydikten sonra girdiler yatağa pınar ile kader biraz sonra seherde geldi uzandı kardeşlerinin yanına mutluluktan uyku tutmuyordu gözlerini bayram sabahına uyanacaklardı pınar yeni elbisesini düşünmekten alamıyordu kendisini ona ilk defa yeni elbise alınmıştı şimdiye kadar hep kaderin eskimiş elbiseleriyle yetiniyordu kendini yeni elbiselerin içinde düşündükçe içi içine sığmıyordu kaderede yeni ayakkabı alınmıştı bayram niyetine Halide pınardan farklı değildi kıkırdayıp durdular yatağın içinde gece yarısına kadar Seher Ablaların kızmalarınada aldırmadılar hoş Ablaların kızmaları yalancıktan olduğunu bilmiyor değillerdi kıyamazdı onlara Seher Ablaları sonunda ikiside bitkin düştükten sonra seher Ablalarına sarılıp uydular Seher Ablalarının uykusunu Kaçıransa bir başka şeydi hayrinin pastane de buluşma teklifini kabul etmişti aynı konfeksiyon atölyesinde çalışıyorlardı hayriyle arife günü olması nedeniyle yarım gün fazla mesai yapmışlardı atölye çıkışı hayri yanına yaklaşmış utana sıkıla buluşma teklif etmişti aslında nicedir bekliyordu Seher bu teklifi uzun zamandır atölyede gizliden gizliye bakışıp duruyorlardı iş yerinde dedikoduları çıkmıştı bile hiç kimsenin gözünden kaçmazdı atölyede böyle şeyler seherde evlilik çağının gelip geçtiğini düşünüyordu Seher 23 yaşındaydı evde kalma korkusu zaman zaman hissetmeye başlamıştı onun yaşıtları 18 Zine gelmeden evlendirilmiş çoluk çocuğa karışmışlardı gerçi seherinde bir istiyeni olmuştu ama o istememişti hayriye kanı kaynamıştı işte uzun boyu dalgalı saçı kalın dudakları yakışıklı bile sayılırdı hayri nerdeyse 8 aydır aynı yerde çalışıyorlardı ikiside aslında kendisi 4 yıldır bu atölyede çalışıyordu hayri ise askerliğini bitirdikten sonra burada çalışmaya başlamıştı .
Tatlı bir telaş evde bağırtıyla erkenden uyandılar seherin babası gani kendisinden 3 yaş büyük abisi Harun ve küçük kardeşi 15 yaşındaki kardeşi gani bayram namazı için evden çıkıyorlardı onlar çıktıktan sonra pınar ve kader lavaboya kuşup ellerindeki kurumuş kınayı yıkadılar bayram sabahının verdiği enerji dışında hiç bir şey küçük çocukları sabahın köründe bu kadar canlı ve neşeli kılamazdı seherde yaptığı kınayı yıkadıktan sonra kardeşlerine yardım eti iyice temizledikten sonra ikisininde eleri nar gibi kızarmıştı minicik avuçlarını koklayıp koklayıp
