1.Bölüm ''1.gün''

529 91 21
                                        

İnsanı sonsuz bir karamsarlığa bürüyen odanın kapısı gıcırtıyla aralanmıştı.

-Al şu yemeğini!

-Benden ne istiyorsunuz?

-Sadece bir ay,bir ay sabret...

-Bu karanlık yerde bir ay yaşamamı beklemiyorsunuzdur umarım!

Karanlığa hakim ol,sessizlikle dost ol ve bir ay sabret...

Adam bu son sözlerinden sonra yavaş adımlarla kapıya doğru ilerledi ve yine o gıcırtıyla kapıyı kapattı.İnsanın içini ürperten anahtar senini duyduğumda kapıyı kilitlediğini anlamıştım.Ağlamaktan gözlerim şişmişti.Bu esrarengiz adam benden ne istiyordu?Bu düşüncelerle boğuşurken oturduğum yerden doğrularak karanlık ve ürpertici odanın içinde gezinmeye başladım.Tam bir adım daha atacakken ayağım bir cisme takıldı.Kör gibi cismi elimle inceliyor,ne olduğunu anlamaya çalışıyordum fakat henüz ne oluğu hakkında bir fikrim yoktu.Eğilerek cismi zar zor iki elimin arasına alarak tekrar duvarın kenarına oturdum.Cebimi kurcaladığımda içinden arkasında küçük bir fener bulunan anahtarlığımı çıkardım.Feneri bulduğum an yüzüme küçük bir gülümseme yayılmıştı.Fenerin düğmesini üste iterek az da olsa ışıklanmasını sağladım.Feneri odanın çevresinde yavaşça gezdirdim.Bomboş bir odaydı.Elimdeki cisme ışığı tuttuğumda bir kutu olduğunu gördüm.İçini usulca açtım,üstündeki tozlar gözle görülebilir durumdaydı.Elimin tersiye tozları sildikten sonra elimi kutunun içindeki cisimlere soktum.Bunlar fotoğraflardı.Elimdeki kutuyu yanıma koyduktan sonra fotoğrafları incelemeye koyuldum,fotoğraflarda tanıdığım kimse yoktu,esrarengiz adam dışında...Son fotoğrafı incelerken kendimi fotoğrafta gördüm.Benim bu fotoğrafta işim neydi?Daha 2-3 yaşındayken çekilmiş bir fotoğrafa benziyordu.Üstümde gayet yeni ve güzel kıyafetler vardı.Yanımdaki adam,evet,evet bu az önce gördüğüm esrarengiz adam kolunu omzuma atmış gülümsüyor,ben de elimi elinin üstüne koymuş masumca sırıtıyordum.Adam fotoğrafta 25 civarı yaşlarda gözüküyordu.Bu adamın benimle ne ilgisi olabilrdi aklıma hiçbir şey gelmiyordu.Teyzem Nesrin,annem ve babamın ben iki yaşındayken öldüğünü söylerdi.Bir gün ona nasıl öldüklerini sorduğumda duraksamış,düşündükten sonra trafik kazansında demişti.O zaman neden duraksadığını hiç anlayamamıştım...Teyzemin söylediğine göre tek akrabam O'ymuş.Diğerleri de ölmüş.Teyzemin kızı Melis beni kıskandığı için sevmiyor ve teyzem de bundan dolayı bana pek önem vermiyor.Melis'in beni kıskanmasını hiçbir zaman anlayamadım doğrusu.Ama duyduğuma göre güzelliğimi kıskanıyormuş.Oysaki diğer insanlar bana tiksinen gözlerle bakıyor.Hep eski kıyafetler giyiyorum,bir mağazada çalışıyorum ve küçük bir gecekonduda yaşıyorum.Hem çalışıp hem okumak zor oluyor doğrusu.Hele de insanların bu hayatı kendim seçmişim gibi beni yargılaması,küçümsemesi ve Ezik Duru olarak görmeleri beni yaralıyor.Elimde fotoğraf düşünürken anahtar sesiyle irkildim.Korkarak hemen fotoğrafı kutuya koyup arkama sakladım ve feneri kapayarak cebime attım.Kapının gıcırtısıyla esrarengiz adamın geldiğini farkettim.

-Karanlık ve sessizlik,çok yakışıyorlar değil mi?

-Benden ne istiyorsun?

-Anlayacaksın.

-Neyi anlayacağım?

-Neden burada olduğunu ve de beni.

-Onu koruyacak bir babası olmayan,saçlarını tarayıp onu öpecek bir annesi olmayan,onu karanlık girdaptan çıkaracak hiç kimsesi olmayan bir genç kızı ezmek senin için zor olmasa gerek.

Bu son sözlerimden sonra adamın yüzünden iki damla yaş aktığını gördüm,beni şaşırtmıştı.

-Neden ağlıyorsun?

Sil Baştan *Askıda*Where stories live. Discover now