1. Bölüm

14 2 0
                                        

  Annemin bağırışıyla uyandım. Güzelim rüyamı bölen bağırışıyla.. Ağhk. Biraz daha döndüm yatağımda ve aşağı indim.

-Buyurun ne vardı da en güzel yerinde kestiniz uykumu?!

   Dedim büyük bir sitemle.

-Kızım öğlen oldu neredeyse daha nereye kadar yatacaktın?

    Dedi son uyku bölücü.

-Kahvaltıda ne var peki cınım annecim(!).

      Bir cici kız havalarıyla dedim ama annem fazlasıyla kaba bir şekilde bana, bana biricik kızına;

-Yomorto.

     Dedi. Ne kadar istemesemde kaçsam da yemekten, bir yumurta yiyene bir terlik bedava hesabı doyurmuştu kadın.

  Bugün Selin'le buluşacaktık. Ve annem hazırlanmaya ayırdığım vakitte bana masayı toplattırmıştı. Ne kadar harika bir anne değil mi?!

Kapı çaldı. Gelen Selin'di sanırım. Hemen kapıya koştum, küçük kardeşim Alp'den önce kapıya varmıştım bile. Hemen kötü kız kahkahası attım tabikide. PUHAHA. Kapıyı açtım. Gelen Selin değil, eski sevgilimdi. Her ne kadar ayrılmış olsak da o beni hala seviyordu. Ve bence artık öyle değil. Üzerimde minionlu pijamam ve kafamdaysa topuzumu yapmak için kullandığım tepesinde barbie olan kalemim vardı. Belki de düşmüştür kalem ama olsun iki durum da kötü. Berk'in elindeyse bi'papatya buketi vardı. Eğer en sevdiğim çiçekle benimle barışmayı planlıyorsa doğrudur barışabiliriz.

Ama hayır Çağla sevmiyorsun sen onu.

     Tamam Huriye ben kocaman ve çok tatlış görünen bir buket en sevdiğim çiçekle kapıma gelen eski sevgilimi affetmem.

      Tabiki de iç sesimle konuşuyorum. Vurma kız tamam. İsmi Huriye. Ona ismiyle seslenmediğimde ya da ondan bahsederken ismini kullanmadığımda beni vuruyor.
      Ay hoşt ulan sensin psikopat.

      Konuya dönelim evet Selin aramızı yapmaya çalışıyordu. Berk'in de işine geliyor tabii.

-Ben Çağla'yla görüşecektim de çağırabilir misiniz?

   Dedi beni süzerken. Kız tanımadı ya beni. Demek durum bu kadar vahim.

-Hey Berk benim Çağla.

     Berk'in yüz ifadesi hortlak görmüş gibiydi. Belki de öyleydim. İlk şoku atlattıktan sonra konuştu.

-Selin'le karşılaştık da.  Dayısı doğuruyormuş. Hastaneye gitmiş. Annesi de tehdit etmiş gitmezse şortlarını kesecekmiş. O yüzden gelemiyormuş. Ben de madem dışarı çıkmak istiyorsun birlikte çıkabiliriz diye düşündüm. Ne dersin?

     Bunu yapmak istemiyordum. Tamam yakışıklıydı tamam taş gibiydi ama hayır sevmiyordum onu. Annem tam zamanında geldi ve durumu kurtarmadı daha da batırdı.

-Aa Berk oğlum gel bakalım içeri Çağla kızım niye kapıda dikiyorsun Berk oğlumu?

       Hah bir de davet et kim dedi sana davet et diye ya hayır yani kim dedi. Annem Berk'i damatı bellemişti. Berk bey de hemen içeri girmeye çalıştı.

-Annecim Berk de şimdi gidecekti zaten  işleri varmış geçerken uğramış. Değil mi Berk!!

     Dedim ama Berk beni yalanladı ve anneme bugün buluşacağımızı söyledi.

-Aslında pek bi'işim yok Gökçe Teyzeciğim. Ben buraya Çağla'yı almaya geldim.

     Pislik öküz mal eşek n'olcak. Annem tarafından kapı önünden nazikçe olmayan bir şekilde itildim ve Berk içeri girdi. O salona geçince annem de beni hafifçe dürtükledi.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Mar 06, 2018 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

Sadece senStories to obsess over. Discover now