"Rain Man, çok uzun zaman önce öldüğü bilinir. Günümüz için fazla demode bir karakter olmaz mı?" dedi, Lyana. Arkadaşı Serenity ise mitolojik araştırma ödevini Rain Man üzerine yapmak istiyordu. Rain Man...
"Çok uzun zaman önce, hangi tarihte yaşadığı bilinmez bir genç." Diye başladı Serenity hikayesini anlatmaya. Ancak arkadan gelen arkadaşı Ron ona gülerek, "Rain Man mı? Tom Cruise'un oynadığı film değil mi o?" diyerek dalga geçti.
"Ron!" diye ikaz etti arkadaşını.
"Tamam bebek, anlatmaya devam et hadi." Dedi Ron.
"Rain Man, dediğim gibi hangi çağda yaşandığı bilinmiyor. Ancak Rain Man'ın varlığına inanlar var. " Ron yine Serenity'nin sözünü kesmişti.
"Senin gibi Serenity!" diyerek bir kahkaha kopardı. Lyana Ron'un kahkahasına katıldı. Buna bozulan Serenity, önündeki kitapları alarak kafeteryadan çıktı. Sinirli ve hızlı adımlarıyla önüne bakmadan yürüyordu. Bu sırada büyük bir gürültü duyarak, dikkatini gürültünün geldiği yöne çevirdi. Kornalar ve bağrışmaların ardı arkası kesilmiyordu. Serenity başını bu gürültülerin geldiği yöne çevirdiği zaman bir arabanın genç bir adama çarptığını gördü. Sürücü bağırarak yerde yatan genci suçluyordu. Uzun boylu geniş omuzlu bir gençti. Ancak sıradan bir vücut değildi bu. Tam anlamıyla silahla bile yenilmeyecek gibi duruyordu.
"Serseri, bana yeşil yanıyordu ve koşarak önüme atladı. Bir şeyden kaçıyormuş, ya da kovalıyormuşçasına!" Diye bağıran adam, polis memuru tarafından sakinleştirilmeye çalışıyordu.
"Bayım sakin olun lütfen."
"Nasıl sakin olayım Memur Bey?"
"Biz halledeceğiz, dağılın hadi herkes dağılsın!"
Ancak tekrar bir gürültü koptu, sanki saatte binlerce kilometre hızla esen bir rüzgar gibiydi. Genç ayağa kalktı ve başını ovalıyordu.
"Neredeyim ben?" dedi halsiz bir ses tonuyla.
"Madde falan mı kullanıyor?" dedi halktan biri.
"İyiyim, iyiyim bırakın beni." Dedi Genç. Uzun saçlarını geriye attı. Sesi gürdü, uzun boylu kaslıydı. Yaşına göre de sakalları olgun bir erkeğin sakalı gibiydi.
"İyi değilsiniz bayım, şok geçiriyorsunuz..."
"Bırakın beni! Siz kim oluyorsunuz?" diye bağırdı genç.
Polis memurları çocuğun üzerinde baskı kurmaya çalıştığı zaman, çocuktan beklenmeyecek derece de güçlü bir şekilde bütün memurları fırlattı. Aslında kaslı bedeniyle normal bir insanın da yapabileceği bir şeydi bu. Polisler silahlarını çekip ateş etmeden önce uyardılar. Ancak genç koşmaya çalıştığında ateş açılmıştı. Buna rağmen durmadan koşan genç ara sokaklarda kaybolmuştu.
Serenity olayın şokunu atlatamamıştı. Hiç böyle bir olaya şahit olmamıştı. O donup kalmışken arkadaşı Ron belinden tutmuştu. Bir çığlık atan Serenity, kendisini tutanın Ron olduğunu anlayınca durdu.
"Ron az önce neler oldu bir bilsen..." diye Konuşmaya çalışan kızı, Ron yine durdurmuştu.
"Biliyorum Seri, biliyorum. Her şeyi gördüm." Dedi Ron. Sinsi bir ifadeyle olayın yaşandığı yere bakıyordu.
----/-/-/-/-/-/
"Bu ne cüret? Siz kimi alıkoyduğunuzu biliyor musunuz?" diye bağırdı uzun saçlı genç.
"İhtiyacımız olan şey biraz para dostum, sakinleş." Dedi etrafını sarmış olan serseri grubunun lideri.
"Param yok." Dedi Genç.
"Biz buluruz..."
Adamlar gencin üzerini aramak için davrandıkları zaman bir gök gürültüsü koptu, gencin saçları geriye doğru fırtına da sallanır gibi sallanıyordu. Yerden biraz havalanan genç iki elini de açmıştı. Sağ elini arkasına atarak, elinde biriktirdiği su kabarcıklarını karşısındakilere fırlattı. Ok gibi sivri su parçacıkları adamların üzerine yağıyordu. Adamlar kaçışsa da kurtuluşları yoktu. Genç yere indiğinde, bitkin bir şekilde nefes alıp veriyordu.
"Burası neresi?" dedi yine.
KAMU SEDANG MEMBACA
Yağmur Adam
Fantasi"Rain Man, çok uzun zaman önce öldüğü bilinir. Günümüz için fazla demode bir karakter olmaz mı?" dedi, Lyana. Arkadaşı Serenity ise mitolojik araştırma ödevini Rain Man üzerine yapmak istiyordu. Rain Man... "Çok uzun zaman önce, hangi tarihte yaşadı...
