K.Ş. -1-

66 13 34
                                        

İlk düzgün ve emin olduğum kitap. Bir çok kitap yazdım ama hiç biri güzel olmadı diye düşünüyorum. Önceki hesabımdaki kitaplar hala duruyor. Neyse . Konumuza dönelim dlkxkskkksd . Ben bu kitabı beğeneceğinizi düşünüyorum yawrumlar. Ama bide şey var. "Öbür kitaplar gibi." Yorumla yapılıyor. Hayır aymısı değil. Bir kere benimkinde farklı tanışıyorlar. Sonra kişiler farklı. Olaylar farklı. Lütfen emeğe saygı yapalım. Neyse çok konuştum . Hadi okuyun :DF


----------------->1.Bölüm <-----------------

"Ya tamam anne kalkıyorumm. Ya tamam valla kalkıyorum." Annemin bir kere daha seslenişi ile küfür mırıldanıp kalktım. "Al kalktım. Al ! " diyip yeni uyanmanın verdiği huysuzlukla lavaboya girdim. İşlerimi halledip ellerimi , yüzümü yıkadım. Yüzümü yıkarken aynaya baktım. Bir an üç subhaneke okuyup Allahuekber diyip gebericektim. O saçlar neydi öyle. Dün akşam tarih çalıştığım için topuz yapmıştım ve baya dağılmıştı. Ay aman neyse diyip havlu ile yüzümü kuruladım. Saçımı açıp düzgünce tekrar topuz yaptım. Ailemin ruh sağlığı için...

Lavabodan çıkıp lambayı kapatıp önüme döndüğümde Melisayı görmemle çığlığı bastım. Kızım ne çıkıyon öyle samara gibi karşıma. Korktum yani. Hele saça bak hele. Bu ne saç Melisa ya. Kardeşim olmandan utandım şuan...

"Ne cırlıyon gerizekalı mısın? " demesiyle kötü kötü bakmaya başladım. Lavabonun ışığını açıp kapıyı açmaya yöneldi . Gözlerimi kısarak ona baktım. "Gerizekalı mı dedin sen ablana?" Diye atar yaptığımda lavaboya girip kapıyı yüzüme kapattı. "Seni piç kurusu.. " diye homurdanıp odama ilerledim.

3hafta önce yeni başladığımız okulun kıyafeti olmadığı için üzerime bir tane siyah yüksel bel pantolon geçirdim. Üstüme de göbeği açılan salaş beyaz tişört giydim . Saçımı at kuyruğu yapıp dudağıma parlatıcı sürdüm. Parfüm sıkıp çantamı sırtıma taktım ve mutfağa ilerledim.

Annemin yaptığı krepleri görünce masaya depar attım. Eğer o bana laf sokmayı öğrenen piçoz gelmeden bunları çikolata ile yersem bir günüm ona kapak çekmek ile geçicekti.

Hızlıca çantamı kapının yanına fırlatıp masaya oturdum. Yani sandalyeye oturdum ama masaya oturmuş oldum. Yani anladınız siz of...

Krepime çikolata sürüp hunharca yemeye başladım. İkinci krepimi de yedikten sonra tam zar zor üçüncüye geçicekken Melisa koşarak geldi. Ah iki tane yedim canım. Puhahahahah...

"Anlamalıydım pislik.. " diyip hemen o da masaya oturdu. Yani sandalye.... neyse anlatmamı istemezsiniz diye düşünüyorum. Tamam sustum. Kızmayın..

Melisa saçıbı örmüş önünden perçemlerini bırakmıştı. Okul formasını giymişti. Gülümseyerek kardeşime baktım. Nasıl güzeldi. Babasız büyüyebiliyordu. Gözlerimin dolduğunu hissedince hızlıca elimin tersiyle gözlerimi sildim. Burnumu çekmem ile Melisa gömüldüğü krepten bana döndü.

Bana şaşkınca bakınca gözümden yaşı düşmemesi için zorlarken sırıtmaya çalıştım. "Ablalık hormonlarım tutuştu." Dedim her zaman babam aklıma gelince söylediğim yalanı söyleyerek. Melisa anlayıp elindeki çatladı bıraktı. Ağzını silip yanıma geldi.

Gülümseyerek gözünün dolmasını umursamadı ve "Benimde sanırım kardeşlik hormonlarım tutuştu. " diyip sarıldı. Sımsıkı sarılmasına karşı bende ona sarıldım. "Hiç bir zaman yokluğunu çekmicem." Dediğinde "seni seviyorum." Dedim zorlanan kardeşime.

KAYIP ŞEHİR #WATTYS2018Stories to obsess over. Discover now