Hayallerimin Şehri 'İstanbul'

16 1 0
                                        

Sınav sonuçları açıklandı ve bende heyecan sıfır. Yani insan formaliteden olsa bile bir strese girer değil mi ama? Girdim sisteme, sonuç kazanamadınız. Zaten yazdığım üniversitelerin tutmayacağı belliydi. Aslında tutan bölümler vardı ama ben yazmadım. Neden? Çünkü aile baskısı. Neymiş ben hemşireymişim hemşire olarak devam etmeliymişim. Madem başka bölüm yazacakmışım neden hemşirelik okumuşum. Düz lisede okuyup 2 yıllık da başka bir yere gidebilirmişim falan filan. Gerçi bizimkilerin dedikleri bu kadarla sınırlı değil ama uzatmanın bir anlamı yok diye düşünerek salona gittim ve bizimkilere sonucu söyledim. 

''Kazanamadım.''

Kimseden çıt çıkmadı. Herkes biliyordu kazanamayacağımı. Benden ümidi kesmişler çoktan. Odama geçtim ve susmak bilmeyen telefonumu elime aldım. Sınıf grubuna mesaj yağıyordu adeta. Kazananlar, son tercihi tutanlar, kazanamayanlar, baba parasıyla özelde okuyacak olanlar... Çeşit çeşit mesaj vardı. 

-Kazanamadım bende, ee ülkeye it kopuk da lazım değil mi ama :D - diye mutsuz olmadığımı belli eden bir mesaj attım. Kızlar hemen mesaj atmaya başladı.

-Bende evlenmeyi düşünüyorum. İleride kocamın parasıyla okurum. :D

-Çifte düğün mü yapsak? Benim sevgilim makine mühendisliğini kazanmış. :D Bir arkadaşını da sana ayarlarız köşeyi döneriz kız. :D - Gruptaki mesajların çoğunu okudum. Baktım sonu gelmiyor telefonu komidinin üstüne koydum ve yatağa uzandım dememe kalmadan telefonum çalmaya başladı. En yakın arkadaşım arıyordu.

''Efendim kuzum.''

''Ne yapıyorsun?''

Ses tonundan da anladığım kadarıyla gruba attığım mesajı görmüş ve gerçekten iyi olup  olmadığımı öğrenmek için aramıştı. 4 senede en yakınım oldu. Tek dostum, tek sırdaşım, tek yoldaşım oydu.

''Kazanamadım ama gayet iyiyim kuzu. Merak etme beni. Sen ne yaptın anlat.''

''Kazanmışım ikiz. Kurtuluyorum evden.''

Evet birbirimize ikiz diyoruz. Çünkü her şeyimiz aynı. Aynı şeyleri seviyoruz, aynı kişilerden nefret ediyoruz, aynı ayna aynı şeyleri düşünebiliyoruz ve birbirimize hiç bir şey demeden anlaşabiliyoruz. Sadece bu şeyler değil aslında aile yapımız bile aynı bizim. O yüzden beni en iyi anlayandır kendisi.

Yaklaşık 3 saat kadar telefonda konuştuktan sonra yarın daha detaylı konuşmak için buluşma ayarladık ve telefonu kapattık. 

Saat 23:47 'yi gösteriyordu. Film izlemek için hazırlık yapacağım sırada telefonum çaldı. Arayan kuzenimdi.

''Efendim kuzen.''

''Hangi üniversite?''

''Hayat üniversitesi be kuzen.''

''Yapma be. Ciddi misin sen?''

''Kuzen üzülmüş gibi yapma olmayacağı belliydi zaten. Ben gayet iyiyim. Teselliye gerek yok.'' dedim ve tüm enerjimle kahkaha attım.

''O zaman kalk gel yanıma.''

''İşte o imkansız kuzenciğim. Bizimkilerin ağzını bıçak açmıyor. İzin vermezler İstanbul'a gelmeme.''

''Ne yapmayı planlıyorsun peki?''

''Lise mezunu hemşire olarak çalışmayı. İllaki bulurum iş.''

''Tamam işte gel İstanbul 'da çalış. Hem üniversiteden bir arkadaşım var kardeşi hastanede çalışıyor. Ayarlayabilirsek seni de o hastaneye yerleştiririz. Bir yandan da KPSS ve üniversite sınavına hazırlarım seni.''

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Nov 02, 2018 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

Her Şey Seninle MükemmelStories to obsess over. Discover now