GERÇEĞİN ÖLDÜRÜLDÜĞÜ NOKTAYI BUL!!!

58 9 22
                                        

Rüzgarın yüzünüze bir kırbaç gibi vuracağı Petersburg sokaklarında yeni şeyler gözlemlenmesi artık insanlarda şaşırma refleksine bile yol açmıyordu.Özelliklede üstünüzde 5 rublelik (O dönemlerde Rusya'da ki para birimi)bir yazlık pardesü ile 3 yıldır Sibirya'nın bu soğuk iklim koşullarına korkusuz bir şövalye gibi göğüs germiş pabuçlarım,Kathrina Afanasiy'den hediyeydi. 1.5 ruble'ye bit pazarından aldığını Moa bile fark etmişti.Bu arada Moa bana Avdotya (Annem)'dan kalan son şeydi. Avdotya,ah iyi yürekli sar anneciğim! Yanımda olsa tüm pabuçalarını çıkartıp, bana kat kat giyindirip ,sonsuz bir sevgiyle bana sarılırdı. Sonra aralıklı dakikalarda elinde yırtılmaya eğimli peçetesiyle oksürüklerini durdurmaya çalışıp, beni avuturdu. Lakin asla hayalci değildi. Hiçbir zaman yapamayacağı bir şeyden bahsetmezdi. Başkasının haksızlığa uğramasında ise gırtlağı yırtılana kadar manipüle yeteneğini bağıra bağıra kullanırdı. Keşke kendide haksızlığa uğradığında süt dökmüş kediye dönmeseydi. Bunun sebebi ise sadece bendim.Puşkin (Babam)onu azarladıgında tartışma daha fazla uzamasın diye dudağını fermuar kapatırmış gibi kapatırdı. Ev sahibemiz skolastik düşünceye sahip cahil topluluğunun lideri olarak tanıtabilirim onu sizlere.Her zaman dinin en saçma, en asılsız emirlerine bile titreyerek konuşup güya cok yoksullara yardım edermiş gibi de kendini tanıtması yok mu?Var yemezdi.Önünde ziyafet verilsin.Hepsiyle tam 2 yıl o yemeklerle yetinebileceğine yeminler uzerine iddia ederim.En kötüsü de beni ve ailemi cadılıkla suçlaması oldu.Hatta birkaç köylü beni ve babamı taşladılar. Neyse ki yanımızda Avdotya yoktu. O olsaydı incecik,naif yüreği ve yıkıma uğramış duygulariyla beraber toprakla bütünleşirdi. Puşkin 'le bu konuyu Avdotya'ya anlatmayacağız diye birbirimize söz vermiştik. Ama o cahil kadın yine ortalığı velveleye verdi!Neymiş efendim?Biz köyü lanetliyormuşuz.Ortada sadece bir cadı var o da sensin.Zevzeklik yapmaya ,saatlerce kahkaha atmaya bayılırdı. Çenesi cok düşüktü.O da Avdotya ve biz Borth ailesinden tiksinetek dedikodumuzu yapardı. Arada evimize gelip ,Puşkin 'i delirtene kadar da gitmezdi.Ölmesini isteyeceğim insanların başında bu kocakarı yer alıyor. Szuncerg (Teyzem) ölmeden Incil'ide okuyup, sevgiyle beni ve Avdotya 'yı öpüp, evrenler arası göçünü yaşadı. Doğruları masaya yatırmak gerekirsek, Avdotya'ya bazen "budala"denilebilecek derecede saflıklar yaptığına tanık olduğumdan içimden onu anarken "budala"diyebiliyorum. Avdotya'nın Puşkin 'i büyüyle öldürdüğü cümlesi şu zamanlarda canımı sıkan en büyük dedikodu diyebiliriz.Puşkin yok.Yani ben tam 6.5 yaşımda bana 8 rublelik Avdotya 'ya 42 rublelik miras bırakıp gündüz ortadan bir görünülmez toz bulutu misali gibi uçmuştu.Onun sayesinde tam 6.5 yaşımda tüm duygularıma ,kin ve öfke hariç veda etmek zorunda kaldım. Avdotya o kadar yüce gönüllü bir budaladır ki bir keresinde onu Puşkin için ağlayıp, Tanrı 'dan onun için ad dilediğini işittim.Işittiklerimin beynime yapılan haince bir çatışma olmasını dilerdim.Gerçekleri ele alalım!Keşkelerle uğraşacak zamanımız kalmadı artık! Yeniden işittiğim dedikodulara göre ise Puşkin Dünya 'nın en kötü kumarbazıymış.Zaten gitmesinin de en önemli etkeninin bu olduğunu Radsiya(Ev sahibemizin aşık olduğu şahıs) anlatmıştı. Sanırım aptal ve aşka inanmayan bir kızçocuğu olsaydım Puşkin 'le yaşıt olan Radsiya' ya aşık olabilirmişim.Teresa (Ev sahibemiz) Radsiya'yı elde etmek için önüne milyon rublelik servet garantisi vermesine rağmen Radsiya hala "O kocakarı önce saçlarını boyatsın"diyip kızar, onu aşağılar ve kendisininde karakterini düşürme işlemlerini cok ustaca bir şekilde gerçekleştirirdi. Bab Fransızca ve Italyanca bildiğinden ayda sadece bir gün Dünya Klasiklerini Avdotya'ya ve bana okurdu.Biz dil bilmediğimiz için bana "cahil"anneme de "gereksiz"diye hitap ederdi.Çaresiz Avdotya'ya ne acılar çektirdi?Ah benim budala anneciğim! Benim bir kardeşim daha olacağı zaman sefillikten ve yoksulluktan Puşkin "Fazlalık "Avdotya ise"Bize daha fazla yük olacağını düşünüyordu. Şimdi düşünüyorum da belki haklıydılar. Avdotya'nın karnında ki bebeği düşürmek için onu temizliğe götürüp, zorla merdivenlerden itip düşmesinde de babamın parmağının olduğunu düşünüyorum. Avdotya bu konuda onun siyah bir gölgenin ittiğini söylüyordu. Yalan söylüyordu! Bu Puşkin 'di!Avdotya ondan nefret etmememi sağlamaya çalışıyorken içimde sonsuz bir intikam ateşinin harmanladığının farkında dahi değil! Gittiğinde o çocuk yaşımda Puskin'e nasıl lanetler yağdırdığımı Tanrı bilir ya!Peki sonra,yani Puşkin gittikten sonra Teresa Avdotya'nın hala beyazlaşmamış saçlarından tutup bizi köylülerle birlikte taşlayıp, köyden kovmalarına ne demeliyiz?Uzaklaşmamız gerekirken tam 3 köy ilerisinde olan ,sardunya kokulu bir köye girdik. Ilk başta kokusu cok ağır ve mide bulandırıcı olmasına karşın1 dakika dahi geçmeden kokuya alışmıştım. Eski köyümüz ise kan kokuyordu.Beni bile şaşırtacak derecede insan kanı ve tuzlanmış koyun derisi kokuyordu.Bir örgüt yılın belirli zamanların da ,bizim eski köye uğrayıp, dul kadınların hanelerine bir kişi daha katmadan ,adlarına köylüler tarafından karakter bakımından aşağılayıcı lakaplar taktırılmadan ve koyun yiyip ,derisini tuzlamadan asla bırakmazdılar. Teröristlerden farkları yoktu.Siyah pis sakallı, sarı dişli, hayvandan benzerleri pek ayırt edilemeyen insan dışı yaratıklardı.Bize bir yabancı gibi bakıyorlardı.Avdotya'nın serçe parmağına öyle sıkı sarılmıştım ki az kalsın parmağı kopacak diye cok korkmuştum. Yanımızda babamınbir verdiği topu topu 50 rublenin hepsini almıştım. Moa'yı,Avdotya'nın bana ördüğü çorapı ve yeleği de almayı unutmamıştım. Çünkü bunların olacağını Puşkin bize mektupla aktarıverdi."Çok uzaklara gidin.Kurtulun buradan!"yazıyordu. Bize köyde bir pansiyon işaret ettiler.Yemeklerle birlikte 12 ruble'ydi. Adam benim pazarlık yapacağımı anlayınca hemen "Tamam.Tamam.10 ruble olsun"dedi. Odamızın yanında edebiyat öğretmeni olan Nikolayeviç adında emekli bir hoca vardı. Hayatımın idolü olarak da tanıtılabilir. Asla boş konuşmaz, konuşanı da öyle bir azarlardı ki dersiniz adam öldürmüş iftira atan birisiymiş gibi azarlardı. Teresa'yla şu Nikolayeviç aynı ortamda kalsa nefes dahi kalmazdı.O kadar diktatör ve otoriter ,lider bir kişilik özelliğine sahip ki hatta bir sözü katiyen unutamam."Başarının temelini mantık,disiplin ve düzen inşa eder".Dünya'da ki en doğru,gerçeklerin anlatıldığı bir söz. Hiç evlenmemiş. Biraz da meymeletsiz lakin ticarette bir numara.Herkese emir verir.Karşısındakinin soylu bir asilzade olmasına bile aldırış etmezdi.Özelliklede zengin insanlara karşı içinde filizlenmeye meyilli bir ateş doğuyordu. Bunu hissediyorum. Onlardan bahsederken eli aşırı usulca titreyip humma nöbeti sırasında gerçekleştirilen öksürük yağmuruna tutuluyordu.Çok dıkbaşlıydı.Agresif, her zaman her şeyde isyana başlayandı.Avdotya ona benzememem için elinden geleni fazlasıyla yerine getiriyordu.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Nov 20, 2017 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

KÖRDÜĞÜM Stories to obsess over. Discover now