-"Hadi be!"
-"Ya valla bak tutmuş diyorum 2 gün sonra cumartesi uçuş diyorum."
-"Biz mi kazanmışız hadi len ordan."
Eğer Perşembe günü telefonda Esini New York'a gittiğimize ikna edemeyen bir Çağlaysanız hayat size zor arkadaşlar.
-"Şaka yapsam 10.dakikasında pes ederdim Esin. Yemin ettim be!"
-"Oha biz cidden kazanmış mıyız?"
Gözlerimi devirerek masamdaki lambayla oynamaya devam ettim.
-"Evet gerçekten kazanmışız. Ve gidiyoruz. Bu cumartesi."
-"Sonunda hayattaki başarılar listeme yeni bir madde ekleyebileceğim!"
Hafifçe kıkırdadım.
-"Mandalinanın kabuğunu hiç kopartmadan soyma maddesinin yanına ekle daha klas durur."
-"Dalga geçme len vulture! O zor bir iş."
Gülümseyerek Esin'e cevap verdim.
-"Eminim Vulture. Neyse ben annemlere New York haberini vermedim. Kapat da onlarla konuşayım ben bir."
Vulture Esinle okuduğumuz bir spider-man çizgiromanın da spider-man'in savaştığı bir karakterdi.
Çizgi romanda vulturenin yanağında iki tane uzun dişi olduğu için uzun bir süre onun nasıl hamburger yiyebileceğini tartışmıştık.
Ah evet 19'una girmek üzere olan insanlara göre daha olgunuz biliyorum.
O günden beri Vulture aramızda bir hitap şekli olarak kalmıştı.
Telefonu kapatıp yatağın üzerine doğru fırlattım.
Tabi biraz yavaş attım. Sonuçta boru değil telefon yani.
-"Anne! Annee! Babaa!"
Koşarak salona girdiğimde annem ve babam televizyonda güzel bir aksiyon filmi izliyorlardı.
-"Bilin bakalım en sevdiğiniz çocuğunuzun başına ne geldi."
-"Çağla sen tek çocuksun."
Bozmadan devam ettim.
-"En sevdiğiniz çocuğunuz baş harfi New York olan bir yeri kazandı!"
Annemin gözleri heycanla büyürken babam çoktan ayağa kalkıp yanıma gelmişti.
"-Hadi be." dedi babam.
"-Baba ikinci bir Esin vakasını kaldırabileceğimi sanmıyorum."
Annem ayağa kalkarak bana sarıldı.
-"Çağla çok sevindim."
"-Ben de!"
-"E ne zaman gidiyorsun?"
-"Cumartesi!"
Annem ve babam yerlerinde heycanla kıpırdanarak beni odama doğru götürmeye başladılar.
-"Tamam anlıyorum heycanlısınız da bu kadar mı?"
Annem ve babam arkadaşlarını ev için ararken ben valizimi yada valizlerimi de denebilir. Onları hazırlıyordum.
Gardırobumu direk valize boşalttım. Sonuçta oraya gezmeye değil okumaya gidiyordum.
Bir kaç detay olan eşyayı da koyduktan sonra en değerlilerime geçtim.
Cameron posterlerim!
Cameron posterlerime zarar vermeden sarılarak sonunda onları da dikkatle yerleştirdim.
YOU ARE READING
CAGMERON
FanfictionCameron hayranı bir Türk kızı New York'a giderse ne olur? Hiçbir şey olmaz aslında ama bu bir Cameron fanfiction ve aşk hikayesi. O yüzden illa bir şeyler olacak canım. Sonuçta bir Cameron hayranı Çağla Bir New York Bir Cameron ve bir Esin. Bir dak...
