BÖLÜM 1 - GİRİŞ

4 0 0
                                        


Alkış sesleri tüm salonu doldurmaya yetip artmıştı bile. Çok fazla mezun veremese de onlar adına tüm köy mutlu ve gururluydu. 130 kişilik son sınıflardan sadece 15'i mezun olabilmişti. Fakat köy halkı bunu o kadar da dert etmiyordu. Hepsinin kulaklarını ağzında hızlı bir şekilde ellerini birbirine vuruyor özellikle bugün için hazırlanmış belediye salonunda avazları çıktığınca bağırıp mutluluklarını dile getiriyordu.

Biri hariç... Olan biteni kavrayamayan biri sahnede sağ tarafta önden üçüncü sırada oturduğu yerden boş bakan gözleriyle sivriliyordu.. Elindeki mezuniyet çiçeği ve diplomasıyla "Ne var yani bunda?" dermişçesine köy halkını tek tek süzüyordu.. "İnsanlar bu mezuniyet olayını abartmıyorlar mı?" diye geçirdi içinden Dilan Man bir diğer bilinişiyle "Yeni Kız".

Birden Belediye başkanı mikrofunu eline aldı. Sigara içmekten neredeyse buruşmuş ağzıyla konuşmaya başladı.

"Deneme 1-2. Öhöm.. Sevgili Kasadalur Köyü bugün burada neden toplandığımızı biliyorsunuz. Hepimiz oruçta ezanı beklermişçesine yıl boyu bu anı bekliyoruz. Geçen sene olanları köyümüz daha atlatamamışken mucizevi bir şekilde bu yıl 15 tane mezun veriyoruz. Allah bizi ve köyümüzü korusun..."

Demesiyle beraber iğrenç bir öksürük krizine tutuldu. Elindeki mikrofon yüzünden neredeyse tüm köy halkı boğazında ki balgamın yeşimsiliği hissetti.

Belediye başkanı elindeki mikrofonu sanki öksürmeyi bırakmışcasına kürsüye bırakıp hızlı adımlarla öksürmesini tutarak sahneden indi. İnmesiyle beraber olayı devralmak için okulun müdüresi Emel Hanım sakin adımlarla kürsüye yürüdü.

Üzerinde belki 80'leri belki 90'ları anımsatacak ince ve kıvrımlı vücut hatlarını belli eden koyu kırmızıya yakın etek-ceket takım vardı. Küllü sarıya yakın saçları tam bir müdüreye yakışır tarzda gözünün önünde azıcık bir perçem ve geriye kalanları ensesine doğru küçük bir topuza dönüşüyordu. Manikürlü ince parmaklarını mikrofona uzattı. Ellerini nedensizce titriyordu. Derin bir nefes aldı ve gerginlikten yediği boyası çıkmış dudaklarına götürdü mikrofunu.

"Sayın Kasadalur halkı ve sevgili Kasadalur lisesi öğrencileri. Bu yıl okulumuzun neredeyse tarihi bir başarısına imza atıyoruz. Sadece okulumuz için değil tüm köy halkı için gurur verici bir olay."

Bir an duraksadı Emel..Gözlerini sımsıkı kapadı. Derin nefesler alıp verdi.

"Bu başarılı 15 öğrencimize söz hakkı vermek istiyoruz. Okulumuzun birincisi Mahmut Sonduz."

Emel ismi söyledikten sonra sessizlik oluştu. Bozmak isteyeceğiniz bir sessizlik. Buz gibi bir sessizlik.

Mahmut ağır adımlarla sahneye ilerledi. Kendinden 5 beden büyük pantolonun paçaları onun adımlarıyla adete yerleri siliyordu. Üzerinde pantolonun için sokulmuş sarı-yeşil ekoseli bir gömlek vardı. Soluk teni gömleğin renkleriyle beraber onu hastalıklı gibi gösteriyordu. Kemeri ise adeta dedesinden ödünç alınmıştı.

Kürsüye yaklaştığından Emel ona acıyla karışık gülümsedi. Mahmut ise Emel'in nasıl hissettiği anlarmışcasına mahsun ela gözleriyle ona baktı. Mahmut, Emel'den mikrofonu alıp bir adım öne çıktı. Koca çerçeveli gözlüklerini kıvırıp gömleğinin sağdaki küçük cebine koydu. Köy halkının neredeyse hepsi buradaydı. Mahmut sahnede olduğu için utangaç hissetmiyordu. Ama bir şey yakıyordu içini. Mikrofonu ağzına yaklaştırdı.

"Esselamu Aleyküm Kasadalur köyü. Ben Mahmut Sonduz. Belki hatırlarsınız Ahmet Sonduz'un kardeşiyim ben. "

Kasaba halkı,sahnede ki öğrenciler dahil hiçbiri Mahmut'un bu sözünden sonra ona bakamaz oldu. Mahmut mikrofonu sımsıkı tuttu. Dökmek istiyordu içindekileri 5 yıldır bunu bekliyordu. 5 Yıldır her sene bunun için taktir öğrencisi olmuştu. Bu sahneye çıkabilmek için.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: May 08, 2019 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

SON 15Where stories live. Discover now