Biliyorum, çirkinim. Beni tek güzel kılan yanım, elmas gözlerim. Sonuçta tekir bir kediyim, tür değilim. İnsanlar beni görünce bana bir teneke çöpten daha farklı davranmıyor. Annem bile beni terk etti. Baştan talihsizdim zaten. Vicdansızlar gördüm birsürü, 5 aylık olmama rağmen. Annem beni terketmemişti o zamanlar. Annem aslında beni terk etmek istemiyordu, ben hasta olduğum için ne kadar baksada yaşamayacağımı biliyordu ve dün beni terketti. Kardeşlerim beni duvardan çaresizce izlerken bende can çekişiyordum. Bir insan gördüm. Benim deyimimle onlar sadece vicdansız et yığınlarıydı ama bugün o insan gelip beni rahatsız betonun üzerinden kaldırıp bir rahat kutuya koyunca anladım ki nadir de olsa vicdan sahibi, iyi insanlar varmış. Soyları tükenmek üzere sanırım ki 5 aylık ömrümde sadece 1 tane gördüm. Mavi gözlerime sanki gerçek bir elmasmış gibi bakıyordu insan. O kadar güçlü bir sevgi bağı oluştu ki aramzıda, anlatmaya kelimeler yetmez. Ben ona aşık aşık bakıyorken benim olduğum konforlu kutuya çok güzel kokulu bir püre gibi bişey koydu. Artık insana bakmıyordum, beni benden alan o leziz şeye kafamı gömmüştüm çünkü. Ben yemeğimi yerken insan beni taşımış, arabaya koymuş ve arbayı sürmeye bile başlamış. Ben öyle kaptırmışım ki kendimi yemeğe, herşeyi şimdi fark ettim. Birden bir miyavlama isteği geldi ve araba durana kadar bitmedi. Araba durdu ve kapı açıldı. İçerisinden korkunç bir canavar olan köpek sesi geliyordu. İnsanı vicdanlı sanmıştım. Meğer beni o canavarlara verip parçalatacakmış! Hemen kutunun içinden kurtulmaya çalıştım ama bir türlü kutunun kapağı açılmıyordu. İnsan değişik sesler çıkarmaya başladı. Anlamıyorum, galiba birşey anlatmaya çalışıyordu. Ses çıkarmanın faydasını göremeyince kutuyu aldı ve arabadan çıkardı. Canavar sesleri gittikçe daha artıyordu. O kadar kabarmıştım ki gri mat tüylerim kutunun yanlarındaki çizgi şeklindeki deliklerden çıkıyordu. İnsan canavarların evinin kapısını açtı. Ben korkudan altıma işemiştim. Bir baktım ki canavarların yanında birkaç tane kedi daha vardı. Onlarda nerdeyse benim kadar korkmuşlardı. Bir kedi venle göz göze geldi, o hiç korkmuşa benzemiyordu. Tek sakin kedi oydu. Sonra bana seslenip "Dostum, korkmana gerek yok. Burada sana zarar vermiyorlar. Ben buraya çok geldim. İlk geldiğimde bende sizin gibi korkudan ölüyordum ama bana sadece sivri birşey batırdılar ve evcil insanım beni evime götürdü" dedi. İnsana evcil demesi azıcık garibime gitti ve aklımdaki soru havuzundan 2 soru seçip kediye sordum. "Ne yani, şimdi beni canavarlara atmıyacaklar mı? Ölmeyecek miyim? Beni yemeyecekler mi?" diye birsürü soru sordum 2 soruyu biraz aştı ama olsun. Benim bu sorularıma kedi "canavar diye neyi kastediyorsun? Burada sadece kediler, köpekler ve diğer evcil hayvanlar olur. Burada seni öldürmezler ve yemezler. Dediğim gibi sadece bir sivri şey sokarlar o kadar." Diye cevap verdi. Biraz korkum dinmişti sözleriyle, tüylerimde düzelmişti. Korkum geçince altıma yapmamdan dolayı utandım. Tam yalanmaya başlamışken "evcil" insanım beni kapıdan içeri soktu. İçerdi beyaz önlüklü bir insan ve önünde uzunca bir masa vardı. İnsanım benim kutumu masanın üzerine koydu ve beyaz kutumun kapağını açtı. İşediğimi görünce ikiside sesler çıkarmaya başladı. Acaba işedim ve ortalığı batırdım diye beni sokağa tekrar mı salacaklardı? Yada daha kötüsü beni aldığı o betona tekrar mı koyacaktı? Bu soruların cevaplarını aklımda ararken beyaz beni kutumdan usulca çekip çıkardı. Bu kadar sakin davranınca bende çok korkmadım açıkçası. Beyaz beni biraz kucağında taşıyıp lavaboya koydu. Fırtına öncesi sessizlik olduğunu bilmiyordu. Üzerimdeki idrarı temizlemek için suyu aştığında çılgına döndüm resmen. Suyun altında çırpınmaya başladım. O kadar fazla hareket ediyorum ki insanın üzerindeki beyaz önlük sırılsıklam oldu. Evcil insanımında öyle. Beyaz sesler çıkartıp beni masaya koydu. Masada ağzımı açtı ve ağzıma bir tahta soktu! Bende ağzımı açarken ilk yemek koyacak sandım ve hiç olaysız açtım. Tahta sokunca öyle bir çırpındım ki tahta bir dişime çok sert bir şekikde çarptı ve dişim sallanmaya başladı. İnsanlar yine ses çıkarıyordu ama bu sefer gerçekten ses tonları çok yüksekti.
ESTÁS LEYENDO
Bir Küçük Kedi
AventuraBiliyorum, çirkinim. Beni tek güzel kılan yanım, elmas gözlerim. Sonuçta tekir bir kediyim, tür değilim. İnsanlar beni görünce bana bir teneke çöpten daha farklı davranmıyor. Annem bile beni terk etti. Baştan talihsizdim zaten ama yakında talihim dö...
