Bu yazıyı yazma nedenimin sen olduğunu biliyorsun. ne yazcağımı, ne hissettiğimi şuan bende bilmiyorum. ama yazıcaklarımı düşünerek, yazmak istediğim gibi yazıcam keşke "Seni seviyorum" yada "Beni affet" gibi başlasaydım mektubuma. ama senin için kalemi elime alacağım son sayfa olucak bu.Ne hissettiğim, ne yaşayacağım, ne kadar canımın yanacağını düşünmeden yazacağım bugün sana bunu. her yazdığımda bunu konuşarak söyle diyerek kızardın bana. Ama ben seni ne kadar çok sevdiğimi sadece elime kalemi aldığımda anlatabiliyorum. yanına geldiğimde çenem düşüyordu, gülüyordun, seviyorum diyordun da inanırdım. Hadi seviyorum'u geçtimde nasıl gerçekten kahkaha atarak gülebildin? bende çok denedim ama olmadı. yapamadım. her güldüğümde aklıma gelmenle asıldı yüzüm. Senin nasıl olduğunu bilmeden gülemedim, sevinemedim. kime seni seviyorum dediğini düşüne düşüne kafayı yiyemedim. engel oldu hep birşey, acaba hislerim mi, Yoksa mantığım mı, bilmiyorum. seni hep başkalarıyla düşünmek ne kadar acı verici biliyormusun? nerden biliceksin hem. elimi tutman, sarılman, öpmen, hepsi mi Sahteydi ? oyunmuydu yani yaşadığımız herşey ? kayıtta almadık. büyük ödüller alabilirdin. ünlü yıldız bile olabilirsin biliyomusun? KARABÜK'te gezmediğimiz yer kalmamıştı seninle, bırak dışarı çıkıp seninle oturduğum yerlerden geçebilmeyi, evde senle oturup uyuya kaldığımız odanın kapısını bile açamıycak dereceye geldim. Ben bunları hak edicek birşey yaptığımı düşünmüyorum. yapmadım! En fazla sinirlendirmiş olabilirim. o sinirin nefrete dönüşeceğini düşünemedim. yada bahane mi arıyordun? bir gün çıkıpta gözlerimin içine bakarak söz veriyorum bırakmıycam diyemedin. sormadımda. Sorsaydım, cevabını şuanda çok merak ediyorum. susarmıydın ? yoksa yinemi kandırırdın beni. Nasıl inanabildim ki ? hmm. evet tabi yaa, kör eder sevdiğin senin o gözünüde göremezsin doğruları. canın acırda ses edemezsin derlerdi. doğruymuş, Hatırlıyormusun ilk tanışmamızı. çalıştığım cafee'ye sen arkadaşlarınla gelmiştin, ve sen ekleyip senden hoşlandım tanışabilirmiyiz demiştin, Güzelliğine aldandım. kusura bakma. Ama bir daha böyle birşey olmaması için birşey yapacağım, ama bunu yazmadan seninde görüp, duyabilceğin bir şekilde olucak. Ne olduğunu merak edebilirsin, bende merak ediyorum açıkcası, seven birisi ne yapabilir ki bu kadar ağır ? İntihar mı ? dizlerinin üstüne çöküp özür dilemek ki ? ama bu ağır değil. bunu düşüneceğim. nasıl birşey olsun ? kafama silahı dayayıp, tetiğe senin basmanı beklemek mi ? özür dilerim ama ben aylar önce öldüm. beyin değilde, kalp ölümüm gerçekleşti. Bazen diyorum ki , lan toplayıp gidiyim bizimkileri, hangi çocuk laysa ağzını burnunu kırıp koyalım bir yere kızıda alıp kaçayım, gelirsin onda şüphem yok. Ama ben tekrar inanırım sana. tekrar sarılırım, tekrar elinden tutar , öperim. sende karşılık verirsin tabi. Ben senle cidden farklıymışım, giyinmeme, Yürümeme, gülmeme , hatta sevmeye bile senle özen göstermişim ben. hayır nasıl olabilirde bu kadar cani olabilir bir insan ? insan dedim kusura bakma. Öyle görüyorum.
(DEVAMI YAKINDA SİZLERLE.)
