1.Bölüm-Her Gün Katlanan Pişmanlık

3 0 0
                                        

Başlamadan önce bir şey demek istiyorum...
Hikayeyi en az 3 kere silip tekrar yazdım hiç içime sinmemişti. Ama şimdi silmeden yazmaya başliycam. Evet başlıyoruz...
LÜTFEN BURAYA KİTABI OKUMA TARIHINIZI YAZAR MISINIZ? KİM NE ZAMAN OKUMUŞ GÖRMÜŞ OLALIM.
♧♧♧♧♧♧♧

Sabah sabah yanımda çalan alarma lanet okudum. Bu gün okul vardı ve ben yine gitmek istemiyordum. Tam 2 sene önce yani lise 1 de olan olay aklıma geldikçe sinirleniyor ve onu gidip öldüresim geliyordu. Lanet herif hayatımı zehir etmişti. Tam anlamıyla piçin tekiydi. Ondan nefret ediyorum.

"Lan kapat şu zımbırtıyı, sabahın köründe çalıp duruyor."

Diye söylenen zuzumun üstüne uçtum. Evet bildiğiniz yatağımdan fırlayıp onun yatağının üstüne atladım.

"Kalk lan göttelek, okul var."
"Okula gitmeye bakıyorum da çok heveslisin Yağmur?"
"Iyk, Allah korusun. Gitmek zorundayız ama sende biliyosun Ayşenur. Neyse kalk artık. Okulda da türkçe isimlerimizi söyleme, korece isimlerimiz var bizim."

Evet yaklaşık 4 yıldır yani, 13 yaşımızdan beri 12 yıllık can dostum, zuzum ayşenur ile Güney koredeydik. Kesinlikle bu verdiğimiz en doğru karardı. Tabii o piçin olayını saymazsak. Neyse.

"Abi ne gerek var, zaten gideceğimiz okulda herkes türkçe biliyor." Dedi zeki arkadaşım.
"Gerizekalı, bildiklerini biliyorum. Sen yinede korece isimlerimizle konuş.
"Tamam beehh, şimdi kalk üstümden."

Üstünden kalktım ve lavaboya doğru 'usain bolt' edasıyla gittim. Rutin işlerimi hallettikten sonra çıktım ve beni kapının önünden iterek içeri giren bir adet Ayşenur ile karşılaştım.

'Hadi canım biz iki tane Ayşenur var sanıyorduk.' Diyen iç sesime göz devirdim. Sonra gidip altıma bir şort ve üstüme de bir tişört falan giydim. Saçlarımı tarayıp maşaladıktan sonra bir rimel ve bir ruj sürdüm. (Giydiği kıyafet)

"Hadi lan hazır mısın?""Hazırım gidelim Yağmur"

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.


"Hadi lan hazır mısın?"
"Hazırım gidelim Yağmur"

Arabaya bindik ve o biçıs okula girdik. Okula 'senden nefret ediyorum' bakışlarımı atarak kantine girdim. Kantinde bir kızın bana çarpması ile kız düşmesin diye tuttum.

"Önüne baksana be!" Aşağılardan biyerden bi cırlama sesi gelince topuklu giymesine rağmen benden kısa olan kıza yukardan baktım.
"Canım yaa yukardan duyulmuyo da sesin biraz bağırsan?" Kız bana göz devirdi. Bana lan bana. Oyarım lan o gözlerini senin.
"Hey bana bak." Ses kızın yan tarafından gelince yan tarafıma döndüm.
"Bismillahirrahmanirrahim" içimden dedim tabikide. Lan bu insan mı? Kendine gel yağmur!
"Buyur?" Bıkkınlıkla söylediğim şey karşısında sinirlendi.
"Sen kim oluyorsun da, Min Ah'a bunları söyleye biliyorsun?" Elimle 'bir dakka' işareti yapıp telefondan bir şarkı açtım. Telefonu onlara doğru tuttum ve şarkıyı dinlettirdim. Dinlettirmek istediğim kısım gelince sırıttım.
'ben sizin babanızım 
ben ne dersem o olur' gerçek olmayan bir kahkaha attım ve onlar orda öyle mal gibi kalmışken sınıfa gittim. Sınıfta Ayşenur'u bulamayınca aradım.
'Avradım' aranıyor...
Açmadı lan. Benim. Telefonumu. Açmadı. Ne bok yiyo acaba?

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Sep 25, 2017 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

Kendimi Sende BuldumWhere stories live. Discover now