İlk günler

0 0 0
                                        

Sekizinci sınıfı okul birinciliğiyle bitirdiğimde, henüz liseye devam edecekmiyim etmicekmiyim hiç bir fikrim yoktu.Tek yapmam gereken şey beklemekti.Ailemin maddi sıkıntılarından dolayı gitmemek gibi durumum da vardı.Babam bu sene değilde önümüzdeki yıl gönderebileceğini söyledi.Çok ağlamıştım o yüzden belkide beni böyle avutuyordu.
O yıl çok borcumuz vardı yeni eve taşınmıştık Bu beni ev diğer evimizden daha büyüktü.Ve daha güzeldi.Ama. ben yinede çok mutsuzdum.
  Babam ablamları yanına çağırdı bende oradaydım.Günlerdir yemek yemiyordum.Bir nevi açlık grevindeydim.Gözlerimi açmakta olanları anlamakta güçlük çekiyordum.Tek anladığım babamın ablamlara kardeşinizi okula göndersem çalışıp onu okutur musunuz?
Büyük ablam Eylem;(kızıl saçlı, kahverengi gözlü, 1.65 boyunda, zayıf,sivri burunlu olan ablam 19 yaşındaydı oldukça alımlıydı herkes tarafından çok beğenilirdi.)
   "Biz neden okutuyoruz sen babası değil misin sen okut kızını". deyivermişti birden.
  Ve çokta haklıydı onlar varken ( anam ve babam) ablamlar ne yapabilirlerdi ki.
Küçük ablam Dersim ise;( koyu kestane saçları, kocaman kahverengi gözleri, yuvarlak tombiş yüzlü ve 1.60 boylarında balık etli idi biraz.Üçümüz arasında en güzeli oydu.Ve bunu herkes dile getirirdi zaten.Ama hiçte gocunmazdım bu durumdan.Hatta gururlanırdım herkes ablamın güzelliğinden bahsederdi.)
   O da bişeyler geveledi işte.
Babam bana dönerek olumsuz bir şekilde baktı.Sen bir babaydın neden böyle oluyordu.Hiçbirşeye anlam veremiyordum.Annem ise hiç oralı olmuyordu.Son çarem o kalmıştı onun yanına gittim.
Anne ben okumak istiyorum dedim.hıçkırıklarımın arasında söylediklerim zor duyuluyordu.
   Size maddi olarak bir sıkıntı vermem anne söz veriyorum hafta sonları çalışırım masraflarımı karşılarım dedim.Yalvarırcasına.Sonuçta annemdi o yanımda olsaydı herşey güzel olabilirdi.
Annem koltukta oturmuş yemek yapmak için bamya ayıklıyordu.(koyu kestane saçlarıyla küçük ağzı ve orta boylarında kapalı hafif kilolu bir bayandı. Genelde babamın sözünden çıkmayan tipik bir doğuluydu. Bana döndü ve bağırmaya başladı;
Ne okulu bu kadar borcumuz varken babanın seni okula göndereceğini mi sanıyorsun.Sen okula gidersen kim çalışıp bu borçları ödeyecek. dedi elindeki meyve bıçağını bana sallayarak.Ağlamam daha çok şiddetlenmişti.Ama annemin o kızgınlıkla bacağıma sapladığı bıçak canımı acıtmıyordu.Asıl canımı acıtan çaresizlikti.Erkek kardeşlerim küçük olduğu için ellerinden birşey gelmezdi.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Sep 23, 2017 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

OkulWhere stories live. Discover now