1- Yeni Bir Başlangıç

6.8K 315 107
                                        

  Küçük kız acıyan kafası yüzünden gözlerini açtığında havada küllerin uçuştuğunu gördü. İlk başta bunu hoş buldu havada uçan parteküller yüzüne düşüyordu.Uzun ağaçları olan bir ormandaydı. Her yer is kokuyordu. Zorla ayağa kalktığında başının acısı şiddetlendi. Çok acıyordu. Çok fazla. Elinde de bir şey yazıyordu. Yazıya dokunduğunda canı yanınca tıslayarak elini çekti. Okuma yazması yoktu. Annem yardım eder diye düşündü bir süre ve aniden durdu. Sahi annesi kimdi ? Hatırlamaya çalıştı ama hiç bir şey bulamadı.Bedenini korkunun kapladığını hissetti.

Eve gitmeliyim diye düşündü. Ama ev hakkında bir süre düşündüğünde de hiç bir şey bulamadı.

Evin yolu neydi ki, evi neye benziyordu, babasının yüzü nasıldı ?..

Paniklemeye başladı. Peki ya adı neydi? Nefes alış verişleri hızlanırken ilerde polis arabası sirenleri duyunca o tarafa yöneldi. Başı deli gibi dönmeye başlayınca ağaçlara tutuna tutuna ilerlemeye devam etti. En sonunda polis arabalarının yanına geldiğinde kocaman bir evin yanık duvarlarını gördü. Her yer simsiyahtı ve is kokusu dayanılmaz vaziyetteydi.Yer yer yıkılmış yer yer külleşmişti.

Etrafta üniforma giymiş insanlar koşuşturuyor bu karmaşada onu fark etmiyorlardı bile.

"Hey ufaklık ?" dedi ünifornalı bir kadın onu görüp yanına gelirken. Endişeyle küçük kızı inceledi"Sen iyi misin ?"

"Burada ne yazıyor ?" dedi küçük kız elini göstererek.

Kadın şaşkınlıkla önce kıza sonra kızın eline baktı.

"Yunanca sanırım... Nemesis yazıyor" sonra dikkatlice kıza bakıp yanına eğildi. "Bunu sana biri mi yaptı. Yaralı başka bir yerin var mı ?"

"Başımın arkası kaşınıyor" dedi kız kafasını kaşırken eline sıcak bir sıvı bulaştığını fark etti.

Eline baktığında kanın elinden aşağı aktığını gördü.Baş dönmesi ve acısı şiddetlendi.

"Hey sen iyi misin ?" dedi kadın ve küçük kız kadının kucağına doğru bayıldı.

_10 yıl sonra_

Nemesis saçlarını tek başına boyarken zorlanmıştı. Neredeyse sırtına kadar ulaşan uzun açık kahve saçları boyarken üvey annesi Parker her ne kadar yardım etmek istese de o bunu redetmişti.

Çocukluğundan beri hayali olan mavi saçları kendi yaratmak istiyordu. Duşa girdiğinde maviye karışan ılık su kaslarını gevşetirken vücudundaki nasıl olduğunu bilmediği yanık izlerinde dolaştı .

En sonunda duştan çıkıp ince vücudunu beyaz havlusuna sardığında tekrar aynaya bakıp gülümsedi.

Saçları her ne kadar koyu kahve gözleriyle uymasada o bunu dert etmedi .

Detroiden Long İsland'a taşındıklarında yapmak istediği ilk şey bu olmuştu.

Yeni bir başlangıç

Psikologların ona önerdiği şey buydu sonuçta. Belki de hafızanı kaybetmen bir lanet değil bir lütuftur. Geçmişi arkanda bırakmak en iyisi.

En sonunda banyodan çıkınca kendi odasına çıktı.

Bu yeni eve bayılmıştı. Kendi banyosu vardı. Odadaki tek şey yatak ,çalışma masası, içi boş beyaz bir dolap ve gene içi boş bir kitaplık olsada doldurulmayı bekliyorlardı. Yerdeki kolilere takılmaya özen göstererek yatağın üstündeki valizinden pijamalarını çıkarıp üstünde geçirdi.

Saçlarını kurularken beyaz havluyu resmen maviye boyamıştı ama o bunu umursamadı.

Gözleri balkon kapısına takıldı. Kapıyı zorlayarak açınca aniden üstüne esen rüzgar tüylerini diken diken etti.

Gece güzeldi. Gökyüzü temiz ve beraktı. Nemesis çıplak kolarını kavuşturarak ısınmaya çalışırken yanında garip bir şey farketti.

Balkon kahverengi paravan gibi bir şeyle ortadan ikiye ayrılmıştı.
Nokta nokta delikler sayesinde yan tarafı görebiliyordu.

Balkonunu komşularıyla paylaşıcağını biliyordu.

Bu habere hiç sevinememişti doğrusu. Sabaha karşı balkonunda oturup resim çizmek harika olabilirdi ama yan taraftaki hiç tanımadığı komşularının onu gözetlemesi.

İşte bu harika olmazdı.

En sonunda içeri girdikten sonra onun için fazla büyük olan çift kişilik yatağa girip kafasını yastığa koydu.

Yarın okulundaki ilk günüydü. Saatlerce yol gitmişlerdi.Taşınmak çoğu gence kötü hissetirirdi.Çünkü bu arkadaşlardan ve belkide bir sevgiliden ayrılmak demekti. Eh Nemesisin öyle gereksiz sorunları olmamıştı. Orta okul bitmiş ve herkes birbirine sarılıp ağlarken Nemesis oradan kurtulmanın keyfini yaşıyordu. Sonrasında ise rastgele bir liseye gitmiş ve yaptığı tek şey arka sıralara oturup gizlice resim çizmek olmuştu.

Hiçbir zaman dersleri iyi biri olmamıştı.

Onun bu hayatta tek bir şansı vardı: Nemesis yetenekliydi.
Bu üniversiteye gitmesi için tek olasılıktı.

Sanata daima bir ilgisi olmuştu ve bu şehirde bir sanat akedemisi bulmayı başarmışlardı.

Yarından itibaren başlıyacağı okula iyi bir başlangıç yapması için iyi bir uyku çekmeliydi.

Tavanına bakıp boş boş düşünürken travma sonrası stres yüzünden göreceği aynı kabustan kaçmaya çalışıyordu aslında.

Ama artık kaçmanın bir faydasının olmayacağını anlamıştı. Uykusuzluk ve kaygının yaptığı tek şey daha çok uykusuzluk ve kaygıydı.

Yavaşça gözlerini kapadı ve kabuslar yüzünden yaşayacağı işkenceyi sabırla bekledi.

Ölümcül ÇocuklarStories to obsess over. Discover now