250 Katlı binanın 250. katında oturuyor olmamız annem ve babam için büyük bir avantaj gibi gözükse de ikizim ve benim için kısmen dezavantajlı bir durumdu.
En sevdiğimiz şeyi, cama çıkıp teknolojiden robotlaşan insanların taklitlerini yapamıyorduk. Bulutlar duvar misali önümüzü kapatıyor, 250 katlı binanın en tepesinden insanlar, karıncadan bile küçük gözüküyordu.
Bunun dışında kalan aktiviteler: Bilgisayar oynamak, telefonla mesajlaşmak, televizyon izlemek, aşırı gerçekçilikte hat safhalara ulaşan VR gözlüklerle gezintiye çıkmak gibi faaliyetler kalıyor fakat sulu bir beyin asla tercihim değil.
Okuyacak küçük bir paragraf, yazı yazacak bir kağıt bile artık üretilmez oldu. Onun yerine; gerçek insan ses tellerinden yapılmış okuyucu sistemler, aklından geçirdiğin cümleleri, resimleri her nereye istersen oraya yazabileceğin ve çizebileceğin aparatlar gibi buluşlar ortaya sürüldü.
İnsanlar bu buluşlardan sonra daha fazlasını istediler.
Uçan araba projesini hayata geçirmeyi planlıyorlardı fakat o da pek fazla zahmetli geldi.
Arabadan inip asansöre kadar yürüyemediler, yakıt doldurmak gibi zahmetli işlere kalkışamadılar.
İstekler üzerine yürüyen yolu yaptıklarında insanlar iyice hantallaşıp iyice uyuşmaya başladılar. Obeziteye doğru giden bir yol yaptıklarının hiç farkında değillerdi.
Onlara göre bunlar sadece günlük hayatı kolaylaştıran icatlardı.
İsteklerinin hemen o an olması, kendilerine daha çok vakit ayırıp bilim adına buluşlar üretmek için robot aşçılar ve temizlikçiler üretildi.
Her insan, kendisinden sonra gelecek olan soyunun kullanışlı ve rahat bir hayat yaşayabilmesi için boş buldukları her alana binalar, fabrikalar yaptırdılar. Tüm bu buluşların ve icatların içinde en kötüsü de buydu.
Dünya'da yeşil renk unutulmuştu. Elim kadar bir yeşillik görseler bina dikmeye kalkışacaklardı.
Bütün bunları, günden güne hazırcılığın arttığı Dünya'da, beynimi nasıl canlı tutacağımı düşünürken ikizim Simay yanıma gelip kulağıma doğru eğildi.
"Bunu görmen lazım!"
Ses tonundaki endişe hemen ayaklanmama sebep olurken kendimi birden Simay'a B planının devreye girdiğini söyledim.
VOUS LISEZ
Beyinlerin Kıyameti
Science-fictionKatların birbirleriyle yarıştığı, teknolojinin her geçen saniye geliştiği, yürümekten bile acizleşen insanlar, kendi sonlarını getirmeden buna nasıl dur diyebilecekler?
