TANITIM

146 11 3
                                        

Acı; bazen kürtaja maruz kalan bir bebeğin çığlıkları bazen de bebeğini doyurmak isteyen bir annenin feryatları kadar zalimdir.Acı sonsuzdur neden nerde ne zaman kimle nasıl karşına çıkacağı belli olmaz. Şuan olduğu gibi. Bomboş gözlerle anneme bakıyordum. Ne hareket edebiliyor ne de konuşabiliyordum. Ne kadar öyle bomboş gözlerle anneme baktığımı bilmiyorum. Şoka girmiştim galiba. "Anne" diye fısıldadım.Tık yoktu. Sesimi duymamıştır diye bağırdım. "Anneee!" Ama bana bakmıyordu beni duymuyordu öylece asılı duruyordu.Yüzü mosmor olmuştu. Bi an ürktüm ama bu yanına gitmeme engel olmadı. Bacağına zor yetişiyordum. Zıplayarak dokundum, ittim, bağırdım ama tepki vermedi. O an aklıma küçük bir anı geldi.
Annem ile marketten geliyorduk. Yerde yatan bir kuş görmüştüm. Hemen annemi çekiştirerek yanına götürdüm. Annem kuşu inceledi ve onun öldüğü söylemişti. Anne uyuyordur belki dediğimde. Burda uyumaz uyusa bile şimdiye kadar kalkardı. Baksana ölü gibi yatıyor demişti. Bi an irkmiştim. Anneme ölü gibi derken dediğimde ölüler hareket edemez oğlum demişti. Anneme yalvar yakar kuşu gömmüştük. Düşüncelerimden sıyrılıp anneme baktım.Artık anlamıştım annem ölmüstü. Çığlık attım."Annneee! Kalk anne ben-ni bırakmaa. Kalk! Korkuyorum annee!" Annem beni duymadı. Çığlık atıyordum. Kekeleyerek konuşuyordum. Ağlıyordum. En kötüsü de korkuyordum. Annem bana korkarsan bana sarılabilirsin demişti ama şuan ona yetişemiyordum bile. Etrafıma korku dolu gözlerle bakarken annemin ayağının altında yere yıkılmış sandalyeyi gördüm. Eğilerek kaldırmaya çalıştım ama yapamadım. Elim acımıştı ama sonunda sandalyeyi kaldırmıştım. Üstüne çıktım ve anneme sarıldım. Bi an ürperdim soguktu. Bu havada soğuk olurdu tabi kış ayındaydık. Isınsın diye daha sıkı sarıldım. Hava kararmıştı ve ben gerçekten korkuyordum. Kapı çaldı aniden. Anneme daha sıkı sarıldım. Dışarıdan Zeliha teyzenin "Ayşen, içeride misin?" Diye seslenişini duydum. Bir seyler daha dedi ama anlamamıştım. Zeliha teyze en son kızgın sesiyle "Hem mesaj atıyorsun akşam bize gel diye hem de kapıyı açmıyorsun?"Bir süre sustu en son "Korkuyorum bak Ayşen kapıyı açmazsan komşulara haber vereceğim. Bir de ışık açık evdesin işte biliyorum" dedi. Annemin kokusunu içime çektim. Zeliha teyzeye seslendim"Annem uyuyor zeliha teyze" dedim. Sesim tuhaf çıkmıştı.Ağlamış gibi ellerimle gözlerime dokundum ıslaktı. Ve bu ıslaklıklar zamanla çoğalıyordu. Ağlamayı sevmiyordum. Annem ağlamamı istemezdi ve her seferinde ağlamak zayıflıktır, sakın ağlama, erkekler ağlamaz derdi. Zeliha teyzenin sesiyle daldığımı farkettim."Dağhan, cevap ver oğlum. Uyandır anneni de kapıyı açsın hadi" Annemi sarstım ama tık yoktu. Ölmüştü o ölüler uyanmaz ki. Ağlamalarım şiddetlendi. Zeliha teyze "Duymuyor musun beni? Ağlıyor musun sen? Dağhan oğlum cevap ver, hadi bebeğim." Çığlık attım, anneme daha sıkı sarılarak "O öldüü! Öldü! Annee! Bana bak annee! Zeliha teyze o öldüü!" Zeliha teyze ses vermedi ama gitmişti. Tek başıma kalmıştım,annem vardı ama beni duymuyordu ki. Annemin bedeni daha da soğumaya başladı montumu çıkarıp bacaklarına sardım ve sıkı sıkı sarıldım. Kapının kırıldığını ve içeriye komşuların daldığını gördüm. Şaşkın ve korku dolu bakışlarla bize bakıyolardı. Zeliha teyzenin "Ayşeenn!"diye bağırarak koştuğunu farkettim. Zeliha teyze beni annemden uzaklaştırdı ama bu biraz zor olmuştu o kadar sıkı sarılmıştım ki annemin bacakları acır diye ellerimi gevşettim ve zeliha teyze bu fırsattan yararlanarak beni çekti. Onun boynuna sarıldım ve ağlamaya başladım. Beni odama götürdü ve yatağıma oturttu."Ona bir şey olmadı, duydun mu beni annene bir sey olmadı"dedi. Kafamı sağa sola sallayarak "O öldü" dedim. Beni hızla kendine çekti ve sıkı sıkı sarıldı. Bir süre sonra polisler geldi. Zeliha teyzeyi çağırdıklarında zeliha teyze hemen döneceğini ve onu beklememi sakince oturmamı söylemişti. O gidince boş boş odaya baktım. Masanın üstünde duran fotografı elime aldım. Annemle beraber çekinmiştik. Annem bir ağacın altında oturmuş beni öpüyordu. Bunu büyük ihtimalle zeliha teyze çekmişti.Çok güzel bir fotograftı. Sarıldım. Sıkı sıkı sarıldım. Anneme sarılır gibi sarıldım.

Bir süre sonra Zeliha teyze geldi. Elimi tuttu ve "Gel benimle" dedi. Zeliha teyze de çok kötü görünüyordu. Annemle çocukluk arkadaşlarmış bana hep öyle derlerdi. Babam mı? Onu bende bilmiyorum hep babamı sorduğumda konuyu kapatıyorlardı. Bazen arkadaşlarım babalarından bahsettiklerinde babamın nasıl biri olduğunu düşünürdüm. Ama bir sonuça ulaşamazdım.
Zeliha teyze beni salano getirmişti. Ve karşımda bana bakan bir polis vardı. Elini bana doğru uzattı. Yanına gitmemi ister gibi. Anlamaz gözlerle Zeliha teyzeye baktım.
Ağzından bir hıçkırık koptu. Bana sarıldı. Veda eder gibi sarıldı. Ve kulağıma şunları dedi.
" Annen seni mutlu etmek için çok uğraştı. Sanırım yoruldu. Ama sana söz veriyorum seni yalnız bırakmayacağım.........Şimdi polislerle git." Ve benden ayrıldı. Anlamıstım. Artık yalnızdım. Zeliha teyze ne kadar seni yalnız bırakmayacağım desede onun şerefsiz kocası buna izin vermezdi. Zaten sürekli dövüyordu. Zeliha teyzeye son kez baktım. O an gözlerimden bir çok şey geçti. Acı,kırgınlık, öfke, nefret, hayal kırıklılığı.... en önemlisi de korku. Korkuyordum. Daha 8 yaşındaydım. Tek başıma kalmıştım. Usulca polis amcanın elini tuttum.

🎶🎶

Polis amca ile evden ayrıldıktan sonra karakola gelmiştik. Yani ben öyle biliyordum. Çünkü beni götüren polis amca gibi bir sürü amca vardı. Tabi kızlarda vardı ama cok nadirdi. Kaç saat kaç dakika kaç saniye kaç salise geçti bilmiyorum. Boş gözlerle karşımdaki yaşlı adama bakıyordum. Buraya geldiğimden beri bana ögüt veriyor güldürmeye çalışıyor ve ilgimi çekmeye çalışıyordu. Galiba yaşadığım kötü anı unutturmaya çalıştırıyordu. Sessizliğimi bozarak "Beni avutmayı bırak, ben her şeyin farkındayım."dedim ve kafamı ayakkabılarıma çevirdim. Annem almıştı bana bu ayakkabıları. Yaşlı adam "Bak evladımm..." diye söze başlamıştı ama kapının açılmasıyla cümlesi yarım kaldı. İçeriye bir kadın polis girdi. Yaşlı adam gülüsedi ve "Gel Ayşen" dedi o an donakaldım. Annem... napıyordu şuan. Ağlamaya başladım. Zaten bu yaşlı adamı hiç sevmemiştim hızla ayağa kalktım ve masanın üzerindeki kağıtları, kalemleri, dosyaları adama attım. Hepsi isabet etmemişti ama kalemler yaşlı adama isabet etmişti. Adam şaşkın gözlerle bana bakarken kadın polis hemen beni kucağına aldı onu ittim ama beni sıkı sıkı tuttu. Yaşlı adama bir şeyler dedi ve beni dışarı çıkardı. Tuhaf bi odaya girdik. Dergilerin ve dosyaların fazla fazla olduğu bir odaydı. Kadın polis beni sandalyeye oturdu ve önümde diz çöktü gülümseyerek "Anlat bakalım ufaklık neden öyle yaptın." Dedi. Gözlerinin içine baktım bana diğer polislerin baktığı gibi bakmıyordu. Ona güvenmek istedim. Kafamı başka tarafa çevirdim. Sıkkın bir biçimde "Bana acıyarak bakıyor, canımı sıkıyor ve gevezenin teki" dedim. Ufak bi kahkaha attı." O hep öyle işte yapacak bir şey yok. Bazen bende sevmiyorum bilmiş bilmiş konuşuyor." Dedi bende belli belirsiz kafamı salladım. Bana uzun uzun baktı ve "Sanki başka bir şeye de kızmışsın gibi bakıyorsun. bana söyleyebilirsin çok iyi sır tutarım....... Vallaha bak." Ona güvenmek istiyordum. Ama emin olamamıştım, biraz sessizce bekledik. Tam ayağa kalkarken"Annemin adı Ayşen" dedim. Sessizce bana baktı ve hafifce tebessüm etti."Eminim ki annen benden daha güzeldir"dedi. Şaşırarak ona baktım. Ne bileyim ondan daha çok üzgünüm, ismim anneni hatırlattığı için özür dilerim, üzülme gibi cümleler bekliyordum. Farklı davranıyordu diğer insanlara göre ve ben bu farkı çok sevmiştim. Gülüsedim. Daha çok gülümsedim. "Annem öldüğü için dünyadaki ayşen adındakı kadınların artık en güzeli sensin" dedim. Dudaklarımda acı bir tebessüm vardı. "Gercekten mi?" Dedi. Kafamı salladım." Ama annem olsaydı eminim ki birinci olamazdın" dedim ukâla ukâla gülerek. O da güldü. Biraz böyle konuştuktan sonra bana sıkıntılı bir biçimde döndü." Dağhan, şey...ıııı sanırım artık yetimhanede kalacaksın. Ama üzülme orası güzel bir yer bir çok arkadaşın olacak." Yetimhane ne demekti ki onu bilmiyordum. " Yetimhane ne demek orası nerde, nasıl bir yer? Hem zeliha teyzem beni alacağını söyledi. O yüzden gitmeyelim boşver burda biraz bekleyelim o gelir." Dedim. Zeliha teyzenin gelmeyeceğini biliyordum ama gitmek istememiştim yetimhane denen yere.Kadın polis sıkıntıyla "Sanırım zeliha teyzenin eşi seni istememiş. Yetimhane annesi ve babasıni kaybedenlerin kaldığı bir yer. Senin yaşında bir çok çocuk var." Sesizce onu dinledim. Demek istediğini gayet iyi anlamıştım." Peki" dedim. Oda kafasını salladı. Bu kadını sevmiştim. Diğerleri gibi yalan konuşmayıp beni umutlandırmıyordu. Şimdiden hayatın bana nasıl bir yaşam sunacağını anlamıştım.

🎶🎶


👍👍👍👏
Bu benim ilk kıtabım arkadaşlar. Diğer bölümler Dağhan ROLLASIN 18   19 yaşını anlatacak. Bu kömür gözlü Dağhan'ımızın hayatının dönüm noktasıydı.
Kitabımı okuduğunuz için teşekkür ederim.❤

YALNIZLIĞIN EZGİSİStories to obsess over. Discover now